


Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin en önemli sorunlarından birisi de işsizliktir. Bir ülkenin İşgücü Piyasasında meydana gelen değişiklikleri takip edebilmesi, ancak toplanan bilgilerin sağlıklı, güncel ve erişilebilir olması ile mümkündür.
Günümüzde verinin toplanması kadar, verilerin kaliteli olması ve hızlı bir şekilde kamuoyunun istifadesine sunulması da, gerek araştırmacılar ve gerekse karar alıcılar açısından oldukça önemlidir. Karar organlarının, kararlarını daha sağlıklı ve hızlı bir şekilde alabilmesi, ancak ihtiyaç duyduğu verilerin kaliteli ve güncel olması ile mümkün olabilmektedir.
İşgücü Piyasasına konu olan verileri, başta Devlet İstatistik Enstitüsü (DİE) olmak üzere bir çok kurum ve kuruluş derlemekte ve yayımlamaktadır. Bununla beraber, kurum ve kuruluşlar arasında tam anlamıyla bir tanım ve kavram bütünlüğü bulunmamaktadır. Bu ise mevcut verilerin birbirleriyle karşılaştırılabilirliğini zorlaştırmakta ve hangi veri kaynağının daha güvenilir olduğu konusunda tereddütler ortaya çıkmaktadır.
Bilindiği gibi işgücü verilerine temel teşkil eden, en güncel veri kaynağı DİE tarafından altı ayda bir uygulanmakta olan Hanehalkı İşgücü Anketleridir. Ancak, derlenen bilgilerin altı aylık dönemler itibariyle yayınlanması ve ara dönemlere ilişkin bilgilerin bulunamaması, bu konudaki en büyük eksikliktir.
İşsizlik konusunda diğer önemli bir kaynak ta İş ve İşçi Bulma Kurumu (İİBK) tarafından aylık olarak yayımlanmakta olan kayıtlı işsizlik verileridir. İİBK kayıtlı işsizlik verilerini, kuruma yapılan başvurulardan derlemektedir. Ancak, başvuruda bulunanlar için doldurulan İş İstek Formundaki mevcut bilgiler bugüne kadar, beş Bölge Müdürlüğü hariç, diğer ünitelerde bilgisayar ortamında tutulmamaktadır. Bu nedenle, bilgiler başvuru formlarından elle derlenerek tablolara aktarılmakta ve sadece bu tablolardaki toplam değerler bilgisayara girilmektedir. Tabloların tutarlılığının sağlanması ve diğer işlemler uzun zaman aldığından, yayınlanan veriler güncelliğini kaybetmektedir. Bunların yanısıra bilgilerin tablolara aktarımının elle yapılması maddi hataları da beraberinde getirmektedir. Ayrıca, iş arayanların hepsinin, iş bulmak için İİBK kanalını kullanmaması nedeniyle, kayıtlı işsizlerde eksik kapsam sözkonusu olmaktadır.
Bu çalışmada, işsizlik konusunda bilgi derleyen DİE ve İİBK'da kullanılan tanım ve kavramlara yer verilmiş, Hanehalkı İşgücü Anketi (HİA) sonuçları ile kayıtlı işsizler, kapsam yöntem ve değer bakımından birbirleriyle karşılaştırılmaya çalışılmıştır. Ayrıca, İİBK verilerinin niteliği incelenerek, veri kümesi arasında analizler yapılmıştır.
Bu çalışmada beni yönlendiren, görüş ve önerileri ile çalışmamı zenginleştiren Prof.Dr. Sayın Tuncer BULUTAY'a ve bana yardımcı olan Şube arkadaşlarıma teşekkür eder, saygılar sunarım.

1.1.1. Amaç:Ülkedeki işgücünün yapısını ortaya koymak, istihdam edilenlerin; iktisadi faaliyet, meslek (ya da tuttuğu iş), işteki durum ve çalışma süresi, işsizlerin ise; iş arama süresi ve aradıkları meslek (ya da iş) ve benzer özellikleri hakkında bilgi derleyerek kullanıcı ve araştırmacıların hizmetine sunmaktır.
1.1.2.Kapsam:Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yaşayan T.C. uyruklu tüm hanehalkı fertleri kapsanmaktadır. Okul, yurt, otel, çocuk yuvası, huzurevi, özel nitelikteki hastahane ve hapishanede bulunanlar ile kışla ve orduevlerinde ikamet edenler kapsam dışında tutulmuşlardır.
1.1.3. Yöntem: Tesadüfi, tabakalı, çok aşamalı üç alt örnekli seçim ilkeleri dahilinde küme örneklemesi uygulanarak, örneğe çıkan hanehalklarından bilgi derlenmektedir.
1.1.4. Referans Dönemi: Nisan ve Ekim aylarının Pazartesi ile başlayıp Pazar ile biten son haftası referans alınmaktadır.
1.1.5. Periyot: Bilgiler altı ayda bir derlenmektedir.
1.2.1. Amaç: Kanunla belirtilen konular hakkında yapılan çalışmalar sonucu elde edilen sayısal veriler ile gerek ülkedeki işgücü, istihdam ve işsizlik, gerekse yurtdışına giden işgücü hakkında bilgi derlemek ve bu bilgileri geçmiş yıllarla mukayese ederek, araştırmacıların ve diğer ilgili kurum ve kuruluşların istifadesine sunmaktır.
1.2.2. Kapsam: Kurum kayıtlarında bulunan tüm kişiler. Kuruma niteliklerini belirterek iş isteği ile müraacat edenleri, kamu ve özel işyerlerinin Kuruma bildirdikleri açık işleri, işverenlere seçme kolaylığının sağlanması ve açık iş iptallerinin asgariye indirilmesi amacıyla Kurumun işverenlere yaptığı takdimi, işverenlerin tenkisata tabi işçileri Kuruma bildirmelerini ve yurtdışında işyerleri bulunan yerli ve yabancı firmaların Kuruma intikal eden işgücü taleplerini kapsamaktadır .
1.2.3. Yöntem: 76 ilde bulunan Şube Müdürlüğü ve 36 Büro Şefliği kayıtlarından derlenen bilgiler, Genel Müdürlük APK Daire Başkanlığı İstatistik Şube Müdürlüğü tarafından bilgisayar kayıtlarına alınmakta, tamsayım yöntemi ile ayrıntılı bilgiler tablolaştırılarak yayınlanmaktadır.
1.2.4. Refarans:Aylık İstatistik Bülteni için ilgili ayın son günü, İstatistik Yıllığı ve Kurum Faaliyet Raporu için ise Aralık ayı referans dönemi olarak alınmaktadır.
1.2.5. Periyot: Bilgiler, Aylık İstatistik Bülteni için ayda bir İstatistik Yıllığı ve Kurum Faaliyet Raporu için ise yılda bir kez derlenmektedir.

2.1.1. Kurumsal olmayan sivil nüfus: Okul, yurt, otel, çocuk yuvası, huzurevi, özel nitelikteki hastahane, hapishane, kışla ya da orduevinde ikƒmet edenler ile yabancı uyruklular dışında kalan nüfustur.
2.1.2. Sivil işgücü: Aşağıda tanımlanan istihdamda olanlar ile işsizlerin oluşturduğu tüm nüfusu kapsar.
2.1.3. İşgücüne katılma oranı: İşgücünün, 12 ve daha yukarı yaş nüfus içindeki oranıdır.
2.1.4. İstihdam edilenler : Aşağıda yer alan işbaşında olanlar ve işbaşında olmayanlar grubuna dahil olan 12 ve daha yukarı yaştaki tüm nüfus istihdam edilen nüfustur.
2.1.5. Eksik istihdam: Ankette eksik istihdam, iki ayrı grupta ölçülmeye çalışılmıştır;
Genel ekonomik koşullar;
2.1.6. İşsiz: Referans dönemi içinde istihdam halinde olmayan (kar karşılığı, ücretli ya da ücretsiz olarak hiç bir işte -bir saat bile- çalışmamış ve böyle bir iş ile bağlantısı da olmayan) kişilerden iş aramak için son altı ay içinde iş arama kanallarından en az birini kullanmış ve 15 gün içinde işbaşı yapabilecek durumda olan 12 ve daha yukarı yaştaki tüm kişiler işsiz nüfusa dahildirler.
Ayrıca, iş bulmuş ya da kendi işini kurmuş ancak işe başlamak ya da işbaşı yapmak için çeşitli eksikliklerini tamamlamak amacıyla bekleyenlerden, 15 gün içinde işbaşı yapabilecek kişiler de işsiz nüfus kapsamına dahildirler.
2.1.7. İşsizlik oranı:İşsiz nüfusun işgücü içindeki oranıdır.
2.1.8. İşgücüne dahil olmayanlar: İşsiz veya istihdam halinde olan nüfusa dahil olmayan 12 ve daha yukarı yaştaki nüfustur.
2.2. İş ve İşçi Bulma Kurumu
2.2.1. Başvuru: Gerekli belgelerini tamamlayarak, İş ve İşçi Bulma Kurumu'nun herhangi bir biriminden durumuna uygun iş isteyenlerdir.
2.2.2. Açık iş: İşverenlerin işyerlerinde çalıştırmak üzere, Kurumun birimlerinden, niteliklerini belirterek istedikleri işgücüdür.
2.2.3. İşverene takdim:İşverenlerin Kuruma bildirdikleri açık iş karşılığında Kurumun, iş isteyenleri işyeri ile görüşme yapmak üzere göndermesidir.
2.2.4. İşe yerleştirme : İşverenin bildirdiği açık işe karşılık Kurumun yaptığı başvuru takdimlerinin işverence değerlendirilerek, işe aldığı kişileri Kuruma bildirmesidir.
2.2.5. Kayıtlı işgücü : Kuruma başvurusunu yaptığı tarihten itibaren iş isteği karşılanamayan ve Kurum kayıtlarında iş bekleyenlerdir (İşsizler, işi olup daha iyi şartlarda iş arayanlar, emekliler dahil).
2.2.6. Kayıtlı işsiz : Çalışma gücü olan, çalışmak isteyen Kuruma başvurduğunda asgari ücret düzeyinde gelir getirici bir işi olmayan, Kurum tarafından henüz kendisine iş bulunamayan faal nüfus içindeki kişilerdir.
Kurum kayıtlarında iş bekleyenlerden yalnız belli bir işyerinde çalışmak isteyen diğer işyerlerinde sağlanabilecek iş olanaklarını yeğlemeyen, halen bir işi varken daha elverişlisine geçmeyi isteyenler ile emeklilerden iş isteyenler ay sonlarında bekleme ünitelerinden çıkarılarak geri kalanlar kayıtlı işsiz sayılmaktadır.

DİE, örnekleme yöntemi ile seçtiği hanelere referans dönemini takip eden 15 gün içerisinde Hanehalkı İşgücü Anketi soru kağıdını uyguluyarak sonuçları derlemektedir. Anket sonucunda elde edilen yalın değerler, hesaplanan kurumsal olmayan sivil nüfusun projeksiyon değerine bölünerek, bir genişletme katsayısı bulunmaktadır. Hesaplanan genişletme katsayısı ile bütün karekteristikler genişletilerek sonuçlar; Türkiye, Kent ve Kır bazında yayınlanmaktadır.
Öncelikle Kurumun kullandığı tanımların neler ifade ettiğine bakalım.
3.2.1. Başvuru şekli
İİBK'na başvuru, bireysel ve toplu başvuru olmak üzere iki şekilde yapılmaktadır.
Toplu başvurular, tarım içi veya günlük işveren talebinin bulunması halinde kabul edilmektedir. Talep yoksa, bu kişilerin bireysel olarak başvuruları alınmaktadır. Toplu başvurularda sadece aracı veya grupbaşı ile görüşme yapılarak, başvuru formu düzenlenmektedir. Daha sonra beraberindeki işçilerin adı, soyadı, baba adı, doğum yeri ve tarihi ile adreslerini belirten liste tanzim edilerek bu forma eklenmektedir.
3.2.2. Başvurunun işlemde kalma süresi
Aktif ve pasif tasnifte bulunan başvuruların işlemde kalma süresi, son işlem tarihinden itibaren normal başvurular için bir, sakatlar için ise üç yıldır. Bu süre içerisinde uzatma ve yenileme başvurusunda bulunmayan kişilerin kayıtları, takip eden aybaşından itibaren pasif tasnife alınır. Kayıtların pasif tasnifte kalma süresi; normal başvurular için bir, sakatlar için ise üç yıldır.
3.2.3. Kayıt şartları
İş isteyenlerin mesleklerini kanıtlayan (diploma, ehliyet, bonservis, işçi çalışma ve kimlik karnesi, ustalık, kalfalık belgeleri, sertifikalar vb.) belgelerine dayanılarak veya mülakat yapılmak suretiyle meslekleri saptanarak kayıtları yapılmaktadır.
Ancak, yapılan mülakat sonucu mesleğinde yetersiz görülen iş isteyenlerin, meslek beyanlarında ısrarlı olmaları halinde, bunların kayıtları beyanlarına göre alınmaktadır. Bu şekilde kaydı alınanlar, yalnız Kamu kesimi işyerlerine takdim edilmekte, Özel kesim işyerlerine gönderilmemektedir.
İş isteyenlerin kayıtlarının alınabilmesi için;
3.2.4. İş isteme formlarının tasnifi
Ünitelerce kayıtları alınan iş isteyenlere ait iş istem formaları dört şekilde tasnif
edilmektedir.Bunlar; i) Aktif tasnif, ii) Pasif tasnif, iii) Endeks tasnif, iv) Arşiv tasnifdir.
i) Aktif tasnif: İşe gönderilmeye hazır olan iş isteyenlerin İş İsteme Formlarının bulunduğu
tasniftir.
İş İsteme Formları;
ii) Pasif tasnif : Aktif tasnifte bulunma hakkını kaybeden, ancak davet hakkı bulunan iş isteyenlerin İş İsteme Formları ile ek meslek formlarının bulunduğu tasniftir.
Aşağıda belirtilen durumlarda iş isteyenlerin asıl ve ek meslek kayıtları birleştirilip, pasif tasnife alınmaktadır.
İş isteyenlerin kaydının pasif tasnife alındığı tarihi müteakip, 12. ayın sonuna kadar bu kişilerin şahsen, dilekçe ya da telefonla başvurması halinde kayıtları ilk müracaat tarihi ve sıra numarası itibariyle aktif tasnife alınmaktadır.
iii) Endeks tasnif: İş İsteme Formları soyadı esasına göre alfabetik olarak tasnife tabi tutulmaktadır.
iv) Arşiv tasnif: Kaydı işlemden kaldırılanların formları aylar itibariyle soyadı esasına göre alfabetik olarak tasnif edilerek, arşive kaldırılmaktadır.
3.2.5. Kayıtların işlemden kaldırılması
Aşağıda belirtilen durumlarda başvuru formları işlemden kaldırmaktadır.
Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra kayıtlı işsizler, Kurum ünitelerine, başvuruda bulunan aktif tasnifte yeralanlardan; emekli olup iş arayanlar, bir işte çalışmakta olup daha iyi şartlarda iş arayanlar ve işe yerleştirilenler düşülerek Kurumun kendi kayıtlarından hesaplanmaktadır. Ancak, yaklaşık 1991-1992 yılından beri, bir iş olmadığını beyan eden ve iş tercihi yapan kişiler kayıtlı işsizlere dahil edilmemektedir. Yani, sadece ne olursa olsun o işi yaparım diyenler kayıtlı işsizlerde gösterilmektedir.

İİBK verileri ile HİA'nin gerek kapsam ve referans dönemi ve gerekse verilerin derleniş biçiminde farklılıklar olmasına karşın, her iki Kurumun işsizlik konusunda kapsadığı kişiler hemen hemen aynıdır.
İİBK'nın kayıtlı işsizleri, Kuruma başvuruda bulunan, hiçbir işle bağlantısı bulunmayan ve emekli olmayan, 13 ve daha yukarı yaştaki ne tür iş olursa olsun çalışabilirim diyen fertleri kapsamaktadır. HİA'da ise, referans döneminde bir saat bile çalışmayan, her hangi bir işle bağlantısı olmayan, iş aramak için en az bir kanal kullanan 12 ve daha yukarı yaştaki fertleri kapsamaktadır. Ayrıca, iş bulmuş ve 15 gün içerisinde işe başlıyacak olanlar da işsiz kabul edilmektedir.
İİBK dışında iş arama kanalı kullananlar, kayıtlı işsiz kapsamına alınmamakta iken, HİA'da bu kişiler de işsiz kabul edilmektedir. Bunun yanı sıra, kayıtlı işsizler kümülatif olarak (yani aylık işsizler bir önceki aydan devreden kayıtlı işsizlere eklenerek) hesaplanırken, HİA sonuçları, sadece Türkiye'deki bir haftalık dönem içindeki işsiz sayısını göstermektedir.
Bununla beraber, İİBK'nın sadece beş Bölge Müdürlüğünde bilgisayar ortamında çalışılması ve verilerin fert bazında ortak bir veri tabanında bulundurulmaması nedeniyle, Kurum kayıtlarında bir kişi birden fazla başvuruda bulunabilmektedir. Yine, bilgisayar ortamında saklanmayan bilgilerin, ne derecede kontrol edilebildiği ayrıca bir tartışma konusudur.
Buna göre her iki Kurumda kullanılan kapsam karşılaştırıldığında, HİA'da kullanılan kapsamın daha geniş bulunduğundan, İİBK verilerinin HİA'nın bir alt grubu olduğundan söz edilebilir. Ancak, İİBK verileri bir süreklilik arzetmekte iken, HİA sadece bir haftalık süreyi göstermektedir. HİA sadece belli bir dönemde bir haftalık süre içindeki işsizleri gösterirken, İİBK verileri belli bir döneme kadar olan işsizleri, yani bir yıl içindeki kümülatif işsiz sayısını göstermektedir.
HİA'da kişi, referans dönemi içerisinde -bir saat bile- çalışmış olsa dahi istihdamda gösterilmektedir. Ancak, bu aşamada HİA'da, işsizlik kadar eksik istihdam da önem kazanmaktadır. İİBK verilerinde ise, bu gibi bir durumu yakalamak şu aşamada imkansızdır. Çünkü, genelde iş arayanlar, kısa süreli çalıştıkları işi, iş olarak değerlendirmemekte veya daha iyi şartlarda iş bulabilmek için, Kuruma başvurduklarında hiçbir işte çalışmadıklarını beyan etmektedirler. Bu ise bir kişinin, hem çalışan hem de işsiz olduğu anlamına gelmektedir. Yine İİBK, 30 günde az süreli işleri iş olarak değerlendirmemekte ve bu tür işlere yerleştirilenleri işsiz kabul etmektedir.

Tablo 1'de İİBK ve DİE veri kümesi yer almaktadır. İlk iki küme (ilk iki sütun) HİA sonuçlarına aittir. Üçüncü küme, İİBK'nın kayıtlı işsiz rakamlarını içermektedir. Tablo 1 incelendiğinde, HİA işsizlik verilerinin, Ekim 1990, Nisan 1991, Nisan 1993 ve Nisan 1995 rakamları hariç genelde aynı düzeyde devam ettiği görülmektedir. Hanehalkı İşgücü Anketlerinde, İİBK kanalıyla iş arayan işsizlerin de Ekim 1993, Ekim 1994 ve Nisan 1995 hariç genelde birbirine yakın rakamlar olduğu görülmektedir.
Buna karşılık İİBK'nın kayıtlı işsizlerine baktığımızda sürekli bir düşüş görülmektedir. Yani, HİA sonuçlarına göre işsizlik rakamları genelde aynı kalırken, İİBK'nın kayıtlı işsizleri sürekli bir düşüş göstermektedir.
Tablo 1'de erkeklere ait rakamlar incelendiğinde, toplam rakamlardaki eğilimi yansıttıkları gözlenmektedir. Kadınlarda ise bu durumun farklı olduğu söylenebilir. HİA sonuçlarında, toplam işsiz rakamları genelde aynı düzeyde kalırken, HİA sonuçlarında İİBK kanalıyla iş arayan işsizler ile İİBK'nın kayıtlı işsizleri hemen hemen aynı paralelde (düşme eğiliminde) olduğu görülmektedir.
Tablo 1'deki bir önceki döneme göre değişim oranları incelendiğinde, İİBK'nın kayıtlı işsizlerinde, sadece Nisan 1992'de % 2.17'lik bir artış olmasına rağmen, diğer dönemlerde (Ekim 1993 hariç), genelde aynı düzeyde (% 4-6) bir azalma olduğu, HİA sonuçlarında ise bir önceki döneme göre artış ve azalışların daha fazla olduğu görülmektedir. Yine dikkati çeken bir diğer husus, HİA'da İİBK kanalıyla iş arayan kadın işsizlerdeki değişimin oldukça fazla olmasıdır. Örneğin; Ekim 1991'de HİA sonuçlarında, İİBK kanalıyla iş arayan kadın işsizler, bir önceki döneme göre % 30.4'lik bir artış gösterirken, Nisan 1995'de % 35'lik bir azalma göstermektedir.
Erkek ve kadınların toplam işsizler içindeki paylarına bakacak olursak (Tablo 1A), HİA sonuçlarında erkek işsizlerin toplam işsizler içindeki payı, İİBK verilerine göre daha düşük olup, dönemlere göre paylardaki dalgalanma da daha fazladır. Örneğin; Ekim 1988 HİA sonuçlarına göre erkek işsizlerin, toplam işsizler içindeki payı % 62.9 iken, İİBK kayıtlı işsizlerinde bu rakam % 82.3'tür. Yine, Nisan 1995 HİA sonuçlarına göre erkek işsizlerin, toplam işsizler içindeki payı % 64.5 iken, İİBK'nın kayıtlı işsizlerinde bu rakam % 81.7'dir. Görüldüğü gibi, erkek işsizlerin toplam işsizler içindeki payı, İİBK'nın kayıtlı işsizlerinde aynı düzeyde kalırken, HİA sonuçlarında artmıştır.
HİA Türkiye sonuçları ile toplam kayıtlı işsizler arasındaki fark dönemler itibariyle incelendiğinde, Ekim 1988 HİA işsizleri ile İİBK'nın kayıtlı işsizleri arasında 608 Bin kişilik bir fark bulunurken, bu fark Nisan 1995'te % 92.6'lık bir artışla 1,171 Bin kişiye yükselmiştir. Bu durum, İİBK kanalıyla iş arayanların, artık bu kanalı daha az kullanarak iş aradıkları şeklinde yorumlanabilir. Bu sonucu, aynı şekilde HİA Türkiye sonuçları da doğrulamaktadır. Ekim 1988 HİA Türkiye sonuçlarında, İİBK kanalıyla iş arayan işsizlerin, toplam işsizler içindeki oranı % 17.1 iken, Nisan 1995'te bu oran % 12.5'e düşmüştür.
Her iki kuruma ait işsizlik rakamlarının yaş grubuna göre dağılımını gösteren Tablo 2 ve 3 incelendiğinde; Nisan 1995 HİA Türkiye sonuçlarına göre, işsizlerin büyük bir çoğunluğu, % 48.7 ile, 15-24 yaş grubunda yeralmaktadır. Aynı şekilde, bu yaş grubunda yer alan İİBK verilerindeki kayıtlı işsizlerin oranı ise % 50.8'dir. Daha sonra ise, 25-29 yaş grubunda bulunan işsizler gelmektedir. Nisan 1995'te 25-29 yaş grubunda bulunan işsizlerin, toplam işsizler içindeki oranı, HİA sonuçlarına göre % 16.9 iken, kayıtlı işsizlerde % 25.4'tür. Bu sonuçlar cinsiyete göre incelendiğinde, gruplar arasında önemli bir farklılığın olmadığı gözlenmektedir.
Her iki kuruma ait işsizlik verileri, eğitim durumuna göre karşılaştırıldığında (Tablo 4 ve 5), Nisan 1995 HİA Türkiye sonuçlarında, işsizlerden, okuma ve yazma bilenlerin oranı % 96.2 iken, bu oran kayıtlı işsizlerde % 98.8'dir. Her iki veri kümesine göre de, okur-yazar olanlardan en büyük payı ilkokul mezunları oluşturmaktadır. HİA sonuçlarına göre işsizlerden, ilkokul mezunu olanların oranı % 49.2 iken, kayıtlı işsizlerde bu oran % 51.7'dir. Eğitim durumuna göre ikinci sırayı ise lise veya lise dengi meslek okulu mezunları almaktadır. Bunların toplam işsizler içindeki oranı, HİA sonuçlarında % 25, kayıtlı işsizlerde ise % 27.8'dir. Daha sonra, her iki Kurumun sonuçlarına göre de sırasıyla ortaokul veya orta dengi meslek, yüksekokul veya fakülte mezunları gelmektedir.
5.2. Kentler Açısından Değerlendirme
İİBK'ya başvuruda bulunanların genelde kentsel yerlerde yaşayanlar olduğu düşünülürse bu durumda, HİA kent sonuçları ile İİBK'nın kayıtlı işsizlerini karşılaştırmak daha uygun olmaktadır.
Her iki kurumun verileri bu bazda karşılaştırıldığında, sonuçların birbirine daha yakın olduğu görülmektedir. Ancak burada da, HİA Türkiye sonuçlarında olduğu gibi HİA kent sonuçlarında da işsizler, dönemler itibariyle, genelde aynı düzeyde seyretmektedir.
Tablo 6'da HİA kent sonuçlarına ait işsizlerin yaş gruplarına göre dağılımı verilmiştir. İİBK'nın kayıtlı işsizlerine ait dağılım ise Tablo 3'te verilmiştir. Her iki kurumun, yaş gruplarının toplam içindeki payları karşılaştırıldığında, her iki kuruma ait kadın işsizlerin oranın, bir birine daha yakın olduğu gözlenmektedir. Örneğin; HİA Nisan 1995 kent sonuçlarında 20-24 yaş grubundaki erkeklerin, toplam erkek işsizler içindeki oranı % 21.6, kadınların ise % 31.1'dir. İİBK'nın kayıtlı işsizlerinde ise bu oran erkeklerde % 39.6 iken, kadınlarda % 32'dir. Görüldüğü gibi her iki kuruma ait kadın işsizlerin yaş grubuna göre oranları oldukça yakındır.
HİA kent sonuçları ile İİBK'nın kayıtlı işsizleri dönemler itibariyle karşılaştırıldığında, durum, HİA Türkiye sonuçlarından farklı olmaktadır. Ekim 1988'de İİBK'nın kayıtlı işsizleri, HİA kent sonuçlarındaki işsiz sayısı ile aynı iken, Nisan 1995'te HİA kent sonuçlarındaki işsiz sayısı, İİBK'nın kayıtlı işsizlerinden 624 Bin kişi daha fazla çıkmaktadır.
HİA Türkiye ve kent sonuçlarında, İİBK kanalıyla iş arayanların sayısında, İİBK'nın kayıtlı işsizlerinde olduğu gibi, sürekli bir düşüş olduğu gözlenmektedir (Tablo 7 ve 8). HİA kent sonuçlarında, İİBK kanalıyla iş arayan işsizler incelendiğinde, Ekim 1988'de toplam işsizlerin % 19.3'ü bu kanalı kullanırken, Nisan 1995'te toplam işsizlerin % 15.1'i iş bulmak için İİBK kanalını kullanmaktadır. Ekim 1988'de toplam erkek işsizlerin % 28.8'i, iş bulmak için İİBK kanalını kullanırken, Nisan 1995'te İİBK kanalını kullananların oranı % 21.2'ye düşmüştür. Kadınlarda ise durum erkeklerinkinden farklı değildir. Ekim 1988'de toplam kadın işsizlerin % 22'si iş bulmak için İİBK kanalını kullanırken, bu oran Nisan 1995'te % 13.2'ye düşmüştür. Görüldüğü gibi, HİA kent sonuçlarında, İİBK kanalıyla iş arayan erkeklerdeki düşüş, kadınlara göre daha azdır.

Tablo 9'da, 1978 - 1994 yılları arasında işe yerleştirilenlerin, kamu ve özel sektör ayrımında rakamları verilmiştir. Tablo 9 incelendiğinde, 1986 yılında işe yerleştirilenlerin sayısında oldukça büyük bir artış olmuştur (% 64.1). Bunun yanısıra, 1978 yılından 1985 yılına kadar özel sektörde işe yerleştirilenlerin sayısı, kamu sektöründe işe yerleştirilenlerin sayısından oldukça yüksektir. 1978 yılında özel sektörde işe yerleştirilenlerin, toplam işe yerleştirilenler içindeki payı % 73.3'tür. Kadınlarda ise bu pay % 91.8'e kadar çıkmaktadır. 1985 yılında özel sektörde işe yerleştirilenlerin, toplam işe yerleştirilenler içindeki payı % 54.7'ye kadar düşmüştür. Kadınlarda ise bu pay artarak % 92.8 olmuştur. 1986 yılından itibaren ise durum tam tersine dönmüştür. Yani, kamu sektöründe işe yerleştirilenlerin sayısı, özel sektörde işe yerleştirilenlerin sayısından sürekli yüksek olmuştur. 1978 yılında kamu sektöründe işe yerleştirilenlerin, toplam işe yerleştirilenler içindeki oranı % 26.7 iken, 1995 yılında bu oranı artarak % 52.3 olarak gerçekleşmiştir.
Tablo 9'da da görüleceği gibi bu değişiklik, kamu sektöründe işe yerleştirilen erkeklerin sayısındaki artıştan kaynaklanmaktadır. 1986 yılında kamu sektöründe, işe yerleştirilen erkeklerde % 93.9'luk bir artış olurken, kadınlarda % 15.2'lik bir artış olmuştur. 1978 yılında, Kamu sektöründe işe yerleştirilen erkeklerin, toplam işe yerleştirilenler içindeki oranı % 85.7 iken, 1995 yılında bu oran % 92.8'e yükselmiştir. Diğer taraftan, 1978 yılında özel sektörde işe yerleştirilen kadınların, toplam işe yerleştirilenler içindeki oranı % 58.7 iken, 1995 yılında bu oran artarak % 66 olmuştur. Buna göre, kadınların genelde özel sektörde işe yerleştirildikleri veya özel sektörün kadın işçileri tercih ettiği söylenebilir.
İstihdamdaki ve kamu sektöründe işe yerleştirilenlerin sayısındaki artış gözönünde bulundurulur ise, özel sektörde işe yerleştirilenlerin sayısındaki azalış, özel sektörün, işçi alımında 1990 yılından sonra İİBK kanalını daha az kullandığı şeklinde yorumlanabilir.
İİBK'nın, 1977 - 1995 yıllarına ve aylarına ait başvuru, işe yerleştirme, kayıtlı işgücü ve kayıtlı işsiz rakamları, Tablo 10'da toplam, Tablo 10A'da erkek ve Tablo 10B'de ise kadın ayrımında yeralmaktadır. 1977 yılından önceki verilere ulaşılamadığından, seriye 1977 yılından itibaren başlanmıştır. Yine 1982 yılının aylık bilgileri bulunamaması nedeniyle, 1982 yılı da seriden çıkartılmıştır.
Tablo 10'da, yer alan yıllara ait rakamların, bir önceki aya göre değişim oranları incelendiğinde, işe yerleştirmelerde, aylara göre değişimlerde bir husus dikkati çekmektedir. Hemen hemen her yılın Eylül ayında, bir önceki aya göre işe yerleştirmelerde % 100'ün üzerinde artışlar olmaktadır. Hatta, bu oran, Eylül 1985'te % 453'e çıkmıştır. Eylül ayında, işe yerleştirmelerde en düşük artış ise % 41.2 ile 1986 yılında olmuştur.
Bu artışın hangi sektörden kaynaklandığı araştırıldığında, bunun özel sektördeki artışlardan meydana geldiği görülmektedir. Örneğin; Eylül 1992'de, işe yerleştirmelerde, bir önceki döneme göre, kamu sektöründe % 17.6'lık bir artış olurken, özel sektörde % 296'lık bir artış olmuştur. Yine, 1988, 1989, 1991, 1992, 1993 ve 1994 yıllarının Nisan aylarında, özel sektörde işe yerleştirmelerde, bir önceki aya göre % 200 civarında artışlar görülmektedir.
İşe yerleştirmelerde, diğer önemli bir husus ise, 1980, 1981, 1983, 1984, 1985 ve 1991 yıllarının Mayıs aylarında, bir önceki aya göre % 100'ün üzerinde artışların olmasıdır. 1990, 1991 ve 1992 yıllarının Mayıs ayındaki, işe yerleştirilenlerin sektörel dağılımı incelendiğinde, kamu sektöründe işe yerleştirilenlerin sayısındaki artışın, özel sektöre göre çok daha fazla olduğu görülmektedir. Yani, Eylül ayındaki durumun tam tersi ortaya çıkmaktadır.
İşe yerleştirilenler cinsiyetlerine göre incelendiğinde, genelde yukarıdaki yapının hem erkek, hem de kadınlar için korunduğu gözlenmektedir. Ancak, kadınların işe yerleştirilmelerindeki dalgalanmanın, erkeklere göre çok daha fazla olduğu görülmektedir.
Bu açıklamalar ışığında, Eylül ve Nisan aylarında özel sektörde, Mayıs ve Haziran aylarında ise kamu sektöründe işe yerleştirmelerde yoğunlaşma olduğu söylenebilir.
Tablo 10B'de yeralan, kayıtlı işsizler incelendiğinde, kadın işsizlerde, Mayıs 1983'ten, Nisan 1985'e kadar, bir önceki aya göre % 2 civarında bir artış olmakta, Mayıs 1985'ten, Kasım 1988'e kadar ise bu artış oranı % 1 civarına düşmektedir. Daha sonra ise, sürekli bir azalma olduğu görülmektedir. Erkeklerde ise aynı durum sözkonusu olmakla beraber, değişim oranları biraz daha fazladır (Tablo 10A). Diğer taraftan, kayıtlı işsizlik rakamlarının, Kamu sektöründeki işe yerleştirmelerden çok büyük oranda etkilendiği gözlenmektedir. Kamu sektöründe meydana gelen bu dalgalanmaların ise, belirli dönemlerde, Kamu sektörünün İİBK'dan yoğun bir şekilde işçi talep etmesinden kaynaklandığı söylenebilir.
İİBK'nın kayıtlı işsizlerinde meydana gelen sürekli düşüşe bir neden olarak, Özel sektördeki işverenlerin, İİBK kanalıyla işçi alımlarını azaltması, diğer bir neden olarak da, son yıllarda, iş arayanların sadece kamu sektöründe bir iş sınavı açıldığı takdirde İİBK'ya yoğun bir şekilde başvurdukları gösterilebilir.
İİBK'nın kayıtlı işsizlerine ait diğer bazı istatistiki şonuçlar aşağıda verilmiştir.
Tablo 11'de, kayıtlı işsizlerin, 1977 yılında 1995 yılına kadar, bir oransallık değişkenlik ölçüsü olan değişim katsayısı verilmiştir.
Tablo 12'de, kayıtlı işsizlerin 1983-1995 yılları arası 12 aylık hareketli ortalamaları verilmiştir.
Tablo 13'te, Hareketli Ortalama Oran Yöntemi kullanılarak hesaplanan kayıtlı işsizlerin mevsimlik aylık endeksi verilmiştir.
Tablo 13'teki aylık mevsimlik endeksler kullanılarak, kayıtlı işsizlerin, 1983-1995 yıllarına ait mevsimlik hareketlerden arındırılmış yeni serisi Tablo 14'te verilmiştir.
Burada, son iki yıla ait Temmuz 1992 - Haziran 1994 dönemini kapsayan 12 aylık merkezileştirilmiş 12 aylık hareketli ortalama ve mevsimlik endeks kullanılarak, 1995 yılının aylık kayıtlı işsizleri tahmin edilmeye çalışılmıştır.
Bunun için datayı iki eşit parçaya ayırdık.
| YIL | AY | Kayıtlı İşsizler | YIL | AY | Kayıtlı İşsizler |
|
1992 1993 |
Temmuz Ağustos Eylül Ekim Kasım Aralık Ocak Şubat Mart Nisan Mayıs Haziran | 837 165 830 846 823 346 813 968 801 068 785 598 769 117 752 257 736 323 720 769 704 718 689 575 |
1993 1994 |
Temmuz Ağustos Eylül Ekim Kasım Aralık Ocak Şubat Mart Nisan Mayıs Haziran |
675 070 660 363 647 033 634 595 621 597 608 075 594 735 582 324 571 195 561 089 551 564 541 044 |
| TOPLAM | 9 264 750 | 7 248 684 | ORTALAMA | 772 063 | 604 057 |
Bu sonuçlara göre, her ay kayıtlı işsizlerde, yaklaşık 14,000'lik bir azalış olduğu görülmektedir. Buna göre 1994 ve 1995 yıllarına ait trend değerleri Tablo 15'te verilmiştir.
Tablo 15 incelendiğinde, 1995 aylık tahmini değerler ile gerçek değerlerin bazı aylarda birbirlerine oldukça yaklaştığı gözlenmektedir. Ancak, 1995 Mayıs ayından itibaren tahmini değer ile gerçekleşen kayıtlı işsiz sayısı arasındaki fark negatif yönde açılmaktadır. Bu ise, 1995 yılında, aylara göre kayıtlı işsiz sayısındaki düşüşün, önceki yıllara göre daha az olmasından kaynaklanmaktadır. Yani, 1995 yılında aylara göre kayıtlı işsiz sayısında önemli bir değişiklik olmamıştır.
Burada tahmini değerler mevsimlik hareketlerden arındırıldığından, sadece trend değerlerini göstermektedir. Bu ise kayıtlı işsizlerin nasıl bir eğilim içinde oldukları konusunda bir fikir vermektedir.

Yapılan inceleme ve değerlendirmeyi şu başlıklar altında toplayabiliriz.
