Devlet İstatistik Enstitüsü Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada; Araştırmanın DİE-TÜBİTAK ortak çalışması olarak gerçekleştirildiği belirtilerek katkıları nedeniyle TÜBİTAK yöneticilerine ve uzmanlarına teşekkürleri ifade edildi. Geçici sonuçları açıklanan çalışmanın Bilim, Teknoloji ve AR-GE istatistikleri alanında, Türkiye'de önemli bir eksikliği gidereceğinin ve bu konudaki plotikaların değerlendirilmesi ve geliştirilmesine önemli katkılarının olacağının umulduğu ayrıca ifade edildi.
Mayıs 1991-Mayıs 1992 tarihleri arasında gerçekleştirilen ve Türkiye'deki tüm araştırma birimlerini ve personelini kapsayan anket sonuçları ile 1990 Kesin Hesap Kanunları, Detay Yatırım Programları, Bütçe Dökümleri ve Üniversite Faaliyet Raporlarına da yanarak yapılan hesaplamalara göre 1990 yılında Türkiye'de Gayri Safi Yurtiçi Araştırma ve Geliştirme Harcamaları 1,316 Milyar TL. olarak bulunmuştur. Bu değer aynı yıldaki Gayri Safi Yurtiçi Hasılanın Binde 3.3'üne eşittir.
Türkiye bu AR-GE harcamaları ile OECD ülkeleri içerisinde mutlak değer olarak, Yunanistan, İzlanda, İrlanda ve Yeni Zellanda'nın önünde yer alırken, kişi başına AR-GE Harcamaları ve AR-GE Harcamaları/GSYİH oranında en son sırayı almaktadır.
AR-GE Harcamalarının Gayri Safi Yurtiçi Hasılaya oranın en yüksek olduğu OCED ülkeleri, %2'nin üzerindeki oranları ile Japoya, Almanya, İsviçre, ABD, Fransa, Hollanda, İsveç ve İngiltere, bu oranın en düşük olduğu ülkeler ise % 1'in altındaki oranları ile Türkiye, Yunanistan, İrlanda, İspanya,Yeni Zellanda ve Yugoslavya'dır.
| Türkiye | OECD | Türkiye/OECD % | |
| Toplam (Milyon $) | 1,002 | 327,000 | 0.3 |
| Kişi Başına ($) | 17.75 | 382 | 5 |
| GSYİH Oranı (%) | 0.33 | 1.63 | 20 |
Araştırmanın bulgularına göre, 1990 yılında Türkiye'de (Tam Zaman Eşdeğeri olarak hesaplanmış) 16,246 araştırma personeli, lisans ve üzeri eğitime sahip 12,163 araştırmacı olduğu saptanmıştır. 1000 iktisaden faal nüfusa düşen toplam AR-GE personeli ve araştırmacı sayıları sırasıyla 0.72 ve 0.54 olan Türkiye, 2.4 - 14.2 ve 1.4-8.9 arasında değişen diğer OECD ülkelerinin benzeri büyüklüklerinin oldukça gerisinde kalmaktadır.
AR-GE personelinin dağılımına bakıldığında, toplam AR-GE personelinin % 56.7'sinin üniversiteler de, % 27 'sinin kamu kesiminde ve % 16.3'ünün ticari kesimde bulunduğu, bunların % 26.3'ünün doktora ve üzeri, % 28.43'ünün yüksek lisans, % 20.24 'ünün lisans ve % 25.03'nün ise lisans altı bir eğitime sahip oldukları gözlenmektedir. % 56.7'si yüksek öğretim kesimin de buluna araştırmacıların bilim dallarına göre dağlımına bakıldığında, bunların % 12.2'sinin doğal bilimlerde, %21.6'sının mühendislik bilimlerinde, %30'unun sağlık bilimlerinde %8.2'sinin tarım bilimlerinde, %19.4'ünün sosyal bilimlerde ve % 8.6'sının beşeri bilimler de olduğu saptanmıştır.
Araştırma sonuçlarına göre AR-GE harcamalarının % 69.31'inin yüksek öğretim, % 18.14' ü özel sektör ve %2.68'i KİT olmak üzere %20.82'sinin ticari kesim, %9.87'sinin kamu tarafından gerçekleştirildiği saptanmıştır. Bu oranlar diğer OECD ülkeleri ile karşılaştırıldığında bu ülkelerde toplam AR-GE harcamaları içinde ticari kesim tarafından gerçekleştirilen AR-GE harcamalarının payının % 60-70, yüksek öğretim tarafından gerçekleştirilen AR-GE harcamalarının payının %13-25, kamu sektörü tarafından gerçekleştirilen AR-GE harcamalarının %7-25 arasında olduğu gözlenmektedir.
Toplam AR-GE harcamalarının % 71.40'ı kamu kesimi, % 27.60'ı ticari kesim, %0.80'i diğer yurtiçi kaynaklar ve % 0.20'si yurtdışından finanse edilmektedir.
Diğer OECD ülkelerinde ise kamu tarafından finanse edilen AR-GE harcamalarının düşük ticari kesimce finanse edilen AR-GE harcamarı oranlarının daha yüksek olduğu gözlenmektedir.