Bilimsel ve teknolojik faaliyetlerin ülkelerin kalkınmasındaki önemi giderek artmakta olup, Gayri Safi Yurtiçi Hasıladan bu tür faaliyetlere ayrılan pay günümüzde bir gelişmişlik göstergesi olarak alınmaya başlamıştır.
Bilimsel ve teknolojik faaliyetlerin ölçülebilmesi için uluslararası kuruluşlar bünyesinde 1960'larda başlatılan çalışmalar, özellikle araştırma-geliştirme faaliyetlerinin tüm sektörlerde artan etkisine paralel olarak, önem kazanmıştır. Bu amaçla yapılan çalışmalar sonucunda uluslararası standartlar belirlenerek bilimsel ve teknolojik faaliyetlerin ölçülebilmesi konusunda oluşturulan el kitabı bu konuyla ilgili bilgilerin ve standartların derlenmesinde önemli bir adım atılmasını sağlamış ve tüm ülkeler tarafından benimsenerek bilimsel ve teknolojik faaliyetlerin ölçülmesinde kullanılmıştır. Belirlenen standartlar ülkelerin ekonomik yapılarındaki gelişmelere paralel olarak belirli aralıklarla güncelleştirilmektedir.
Türkiye'de bu standartlara uygun olarak ilk kez TÜBİTAK tarafından 1983 yılı Araştırma-Geliştirme Envanteri çalışması yapılmıştır. 1990 yılında DİE ve TÜBİTAK işbirliği sonucunda oluşturulan çalışma grubunun çalışmaları sonucunda uluslararası standartlara uygun veri derlenmesi, istatistik ve göstergelerin oluşturulması çalışmalarına başlanmıştır. 1990 yılından bu yana DİE, kamu ve sanayi kesimine yürütülen ve AR-GE faaliyetinde bulunanların beyanına dayanan yıllık anketler ve yüksek öğrenim kesimi için üniversitelerin kesin hesap kanunları, detay yatırım programları ve bütçe dökümlerine dayanarak yapılan çalışmalarla yıllık Araştırma-Geliştirme harcama, finans kaynakları ve insangücü bilgilerini yayınlamaktadır. Bu çalışmalar da özellikle OECD bünyesinde yürütülen konuyla ilgili standart ve sınıflandırmalarla ilgili revize çalışmaları dikkate alınmaktadır.
Gayri Safi Yurtiçi Araştırma ve Geliştirme Harcamaları cari olarak 1990 yılı değeri olan 1,276 milyardan 1995 yılında 29,509 milyara yükselirken, satın alma gücü paritesi cinsinden bakıldığında; AR-GE harcamalarının, 1990 yılı değeri olan 855 milyon ABD$’ından 1995 yılı değeri olan 1,303 milyon ABD$’ına yükselmiştir.


Araştırma ve Geliştirme harcamalarının Gayri Safi Yurtiçi Hasıla içindeki payı 1990 yılına göre bir artış göstermekle beraber; bu pay 1991 yılındaki binde 5.3 değerinden 1995 yılında binde 3.8'e düşmüştür.


Araştırma ve Geliştirme harcamalarının Gayri Safi Yurtiçi Hasıla içindeki payı OECD ülkelerindeN Japonya ve ABD'de %2.5-3, Fransa ve Almanya'da %2-2.5, İtalya, Avusturya, Kanada'da %1-1.5, Yunanistan, İspanya, Portekiz'de %6-9 civarındadır.

Kişi başına Araştırma-Geliştirme harcaması 1990 yılından 1995 yılına 22,740 TL'den 478,707 TL'ye yükselirken satın alma gücü paritesi cinsinden bakıldığında kişi başına AR-GE harcaması 1991 yılından 1995 yılına 25 ABD$'dan 21 ABD$'ına düşmüştür.


Tam Zaman Eşdeğeri (TZE) olarak hesaplanmış toplam AR-GE personeli 1990 yılından 1995 yılına 13,951'den 18,498'e yükselmiştir. 10,000 işgücüne düşen AR-GE personeli ve araştırmacı sayıları sırasıyla 1990'dan 1995'e 6.7'den 8.2'ye ve 5.4'den 7'ye yükselmiştir.


Araştırma-Geliştirme harcamalarının 1990 yılında %69.8’i yüksek öğretim, %20.4’ü üretici kamu kesimi ve özel sektörü içeren ticari kesim, %p.8’i ise kamu kesimi tarafından gerçekleştirilirken, 1995 yılında %69’u yükseköğretim, %23.6’sı ticari kesim, ve %7.4’ü kamu kesimi tarafından gerçekleştirilmiştir. AR-GE harcamalarında ticari kesiminin payı 1990 yılından bu yana artmıştır.


Araştırma-Geliştirme harcamalarının 1990 yılında %71.4’ü kamu kesimi, %27.4’ü ticari kesim, %1’i diğer yurtiçi kaynaklar tarafından, binde 2’si yurtdışından finanse edilirken, 1995 yılında, %62.4’ü kamu kesimi, %32.9’u ticari kesim, %2.7’si diğer yurtiçi kaynaklar tarafından, %2’si ise yurtdışından finanse edilmiştir. Kamu kesiminin finansmandaki payı 1990 yılından bu yana giderek azalırken, ticari kesim, diğer yurtiçi kaynaklar ve yurtdışı kaynakların finansmandaki payları artmıştır.


Araştırma Geliştirme harcamaları içinde 1990 yılından bu yana cari harcamalar önemli bir yer tutmuştur. Sabit tesis harcamalarının payı ise giderek düşmektedir.


Tam zaman eşdeğeri (TZE) olarak hesaplanmış AR-GE personeli ticari kesimde 1990 yılında 2,166 iken 1995 yılında 3,634'e, yükseköğretim kesiminde 1990 yılında 8,420 iken 1995 yılında 11,784'e yükselmiş, kamu kesiminde ise 1990 yılında 3,365'den 1995 yılında 3,080'e düşmüştür.

