DEVLET İSTATİSTİK ENSTİTÜSÜ BAŞKANLIĞI VE DEVLET PLANLAMA TEŞKİLATI MÜSTEŞARLIĞI, İSTANBUL VE KOCAELİ İLLERİNDE ORTAK YÜRÜTTÜKLERİ “GÜMRÜK BİRLİĞİNİN TÜRK EKONOMİSİ ÜZERİNDEKİ ETKİLERİNİ İZLEME PROJESİ” SONUÇLARINI AÇIKLADI
 Anket çalışmasında gümrük  birliği  sürecinde, doğrudan veya dolaylı olarak Türk imalat sanayiini etkileceği    düşünülen  konular  başlıklar  halinde  tespit  edilmiş  ve  işyerlerinin  bu  konular  hakkındaki düşüncelerinin
alınması  hedeflenmiştir. Bu  konular;  ekonomi, dış  ticaret , rekabet –  teknoloji – işgücü, istihdam, eğitim – ulaştırma – çevre – sınai mülkiyet hakları – tüketicinin  korunması  ve  sınai  mevzuat olarak gruplandırılmıştır. Çalışmadan elde edilen diğer sonuçlar aşağıdadır ;


İstanbul’ daki işyerlerinin gümrük birliğinden önce karşılaştıkları en önemli sorunlar sıralamasında, ilk sırayı
% 25,43 oranla yatırım konusundaki sorunlar, ikinci sırayı % 20,54 oranla hammadde konusundaki sorunlar ve üçüncü sırayı ise % 12.55 oranla ihracat konusundaki sorunların aldığı gözlenmiştir. Gümrük birliği sonrasında ise bu sıralama % 21.73 ile yatırım, % 12.62 ile pazarlama ve % 10.65 ihracat konularında olmuştur.


EKONOMİ, DIŞ TİCARET, REKABET

Sorulara verilen yanıtlardan, işyeri ölçeği büyüdükçe ihracat yapma oranının da arttığı ve gümrük birliği sonrasında  İstanbul’ da   işyerlerinin %62’ sinin, Kocaeli’ ndeki işyerlerinin ise %64’ünün mevcut  ihracat  potansiyellerinde  bir değişiklik meydana gelmediği anlaşılmaktadır. İstanbul’ da işyerlerinin  % 50’ si,  Kocaeli’ nde  ise  % 53’ ü  gümrük  birliğine  girişin  ihracat   potansiyelini arttıracağı görüşünü ifade etmektedir.
 
Türkiye’ nin gümrük  birliğine   girmesiyle   birlikte  birleşme  veya   devralmalarda  herhangi bir artış olmadığı anlaşılmaktadır. İstanbul’ da  sadece  57  firma ,  Kocaeli’  nde  ise  13  işyeri  birleşme   veya  devralma  işlemi gerçekleştirmiştir. Rekabet  konusunda ise gerek İstanbul gerekse Kocaeli’ ndeki işyerleri, AB üyesi ülkelerin işyerleriyle işgücü maliyeti, kalifiye  işgücü  kapasite ve ürün  kalitesi gibi faktörlerde rekabet edebileceklerini, ancak enerji fiyatları, finansman kaynakları, dış pazar bilgi düzeyi, teknolojik düzey, taşıma giderleri ve mevzuat farklılıkları gibi faktörlerde ise rekabet edemeyeceklerini belirtmişlerdir. İmalat  sanayindeki işyerlerin AB üyesi  ülkelerin  firmalarıyla  rekabet  edebilmeleri  için  öncelikle  mevzuat  farklılıklarının giderilmesi ve teknolojik bilgi transferinin  gerektiği  sonucuna  varılmıştır. Birleşme  veya  devralmalar  sonucunda, Kocaeli’ ndeki işyerlerin rekabet  gücünü  ve  pazar  payını  arttırdığı ,  İstanbul’  daki  işyerlerinde  ise genel olarak bir değişme olmadığı görülmüştür. Yine  gümrük  birliği  çerçevesinde  gümrük  vergilerinin (dolayısıyla korumanın)  kaldırılması  iç pazarda Avrupa Birliği işyerlerine  karşı rekabet gücünüzü nasıl etkiledi sorusuna verilen cevaplardan alınan sonuçlar aşağıdaki gibidir.

 TEKNOLOJİ

Üretim teknolojisinde değişiklik yapma şekli İstanbul’ da yurt dışından makina ithalatı, bilgi birikimi ve kendi AR-GE faaliyetleri ile olurken Kocaeli’ nde yurt dışından makina ithalatı, kendi bilgi birikimi ve yerli teknoloji ile Türkiye’ de üretilen makina alımıyla gerçekleşmektedir.

Değişiklik yapmama nedenleri ise ( mali imkansızlık dışında ) hem İstanbul hem de Kocaeli ’nde şartların belirsizliği, mevcut teknoloji düzeyinin yeterli olması ve iç talebin yetersizliği şeklindedir.


 
Gümrük birliği nedeniyle karşınıza çıkan veya çıkacak olan teknolojiyle ilgili size yardımcı olacak bir merkez açılmasını istermisiniz   ve   bu   merkezden    bir   talepte    bulunduğunuzda   ekonomik  olarak  bir   katkıda bulunurmusunuz sorusuna verilen cevaplar aşağıdadır.

İŞGÜCÜ, İSTİHDAM VE EĞİTİM

İstanbul  ve  Kocaeli  illerinde  ankete  cevap  veren  işyerlerinden  ortalama  olarak %91’ i personel sayısında herhangi bir değişiklik olmadığını belirtmişlerdir. İşyerlerinin İstanbul’ da %5’ i, Kocaeli’ nde %6’ sı çalıştırdığı personel  sayısında  artış,  sırasıyla %4  ve %3’ ü  azalış  olduğunu ifade etmişlerdir. Artan işçi sayısının imalat sanayinde çalışan toplam işçi sayısına oranı İstanbul’ da %3.5, Kocaeli’ nde %2.1, azalan işçi sayısının toplam işçi sayısına oranı aynı illerde sırasıyla %1.5 ve %0.5 olarak gerçekleşmiştir.

Personel  sayısındaki  artışın  en  önemli   nedeni   olarak   “üretimdeki  artış”   gösterilmiştir .  Bunu  “sermaye yapısındaki değişme” ve “teknolojik gelişme” cevapları izlemektedir. Oranlar sırasıyla %45, %30 ve %28 olarak gerçekleşmiştir.

Personel  sayısındaki  azalışın  en  önemli  nedeni  ise  %35  oranla  “üretimdeki  azalış” ,  %28  oranla “işçilik maliyetindeki  artış”, %15  oranla  “hammadde  teminindeki  güçlük”  ve  % 13 oranla “teknolojik gelişmeden” kaynaklandığı belirtilmiştir.

10-49  arasında  işçi  çalışan  işyerlerinde  personel  artışının  en  önemli  nedeni  “üretimdeki   artış”  olarak gösterilmekteyken, işyerleri büyüdükçe yeni eleman alımında “sermaye artışı ve teknolojik gelişme” giderek daha fazla önem kazanmaktadır. “Teknolojik gelişme  ve  sermaye  yetersizliği”  büyük işyerlerinde personel azalmasının en önemli nedenlerinden olurken, 10-150 arasında işçi çalışan işyerlerinde “işgücü maliyetindeki artış” ve “hammadde teminindeki güçlük” en önemli neden olarak görülmektedir.

Personel  sayısındaki  artış veya azalış incelendiğinde   gümrük   birliğinin olumsuz  etkisi gözlenmemektedir. Ankete katılanların büyük  bir  bölümü personel sayısında herhangi  bir  değişiklik  olmadığını belirtmişlerdir. Personel sayısında artış olduğunu belirtenler ise azalış olduğunu belirtenlere göre  hem  işyeri  sayısı  olarak hemde personel sayısı olarak daha fazladır. Dolayısıyla anket sonuçlarına göre gümrük birliğinin üretim artışı
ve  teknolojik  gelişmeye  etki  ederek  istihdamda  artış  sağladığı söylenebilir .  Ancak , bu değerlendirmenin
sadece bir yıllık bir süreci kapsadığı gözden uzak tutulmamalıdır.

Bunlara  ek  olarak  işyerlerinin  % 79’  u gümrük birliğinin  nitelikli  işgücü ihtiyacını arttırmadığını, %14’ ü az arttırdığını, %7’ si ise çok arttırdığını belirtmişlerdir. Dolayısıyla işyerlerinin toplam %21’i vasıflı insan gücüne olan taleplerinde artış meydana geldiğini belirtmişlerdir.

ULAŞTIRMA       

Avrupa  Birliği  ülkeleri  ile  olan  ithalat  veya  ihracat  taşımalarında  en  çok  hangi  taşıma  sistemini  tercih ediyorsunuz sorusuna, İstanbul’da işyerlerinin %51’i, Kocaeli’ nde ise %50’ si karayolu cevabını vermişlerdir. İkinci  sırada    ise   İstanbul’  da  % 7  ve   Kocaeli’  nde  % 13   oranıyla   denizyolu   taşımacılığı    almaktadır . İhracat yapmayan işyerlerinin oranı ise İstanbul’da % 38 iken Kocaeli ’de % 36 oranındadır. İhracat yapmayan işyerlerinin büyük oranla 10-49 kişi çalışan işyerlerinde olduğu gözlenmiştir.

ÇEVRE

İstanbul’ daki  işyerlerinin  %67’ sinin  ISO  14000  Çevre  Standartları  serisi hakkında hiç bilgisi yok iken, %3’ ünün  tam bilgi sahibi ve %29’ u da kısmen bilgi sahibi oldukları gözlenmiştir. Bu oranlar Kocaeli’ nde sırasıyla, %47, %12 ve %41’ dir. Bunun yanında gümrük birliği nedeniyle  çevresel  bir yatırım yapanların oranı İstanbul’ da yalnızca %3 iken Kocaeli’ nde %11 olarak gerçekleşmiştir.


SINAİ MÜLKİYET HAKLARI
 

TÜKETİCİNİN KORUNMASI

Gümrük birliği çerçevesinde yürürlüğe giren 4077 sayılı  Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun yürürlüğe girmesinden  sonra “üretilen  ürünlerle  ilgili  olarak  tüketiciden  gelen şikayetlerde” İstanbul için %3 oranında artış olurken, “azaldı” diyenlerin oranı %5 ve “değişiklik olmadı” diyenlerin  oranı  %73 olmuştur. Kocaeli’ nde ise “arttı” diyenler %4, “azaldı” diyenler %5 ve “değişiklik olmadı” diyenler %76 olarak tespit edilmiştir.
Büyüklük grubu itibarıyla bakıldığında şikayetlerin arttığını söyleyenlerin büyük çoğunluğu İstanbul’ da 50-150 büyüklük grubunda yer alırken Kocaeli’ nde 501+ büyüklük grubunda yer almışlardır.

Üretilen   ürünlerle   ilgili   olarak   gelen   şikayetlerin   büyük   bölümünü  “ürünün   ayıplı   olması  durumu”  oluşturmaktadır. İkinci sırada ise işyerleri verilen seçeneklerin dışında durum bildirmişler ve diğer seçeneğini işaretlemişlerdir. Üçüncü sıraya “ambalajın  işaretlenmesi  ve  etiketlenmesinde  eksiklik”  yerleştirilmiştir. Bu durumun sıralamasının gümrük birliği öncesi ve sonrası değişmediği gözlenmiştir. Aşağıdaki tabloda ayrıntıları görülmektedir.


Anket sonucunda, üretilen ürünün ayıplı çıkması durumunda tüketiciden gelen şikayet doğrultusunda,
her iki ildeki işyerleri de öncelikle “malın yenisi ile değiştirilmesi yolunu seçtiği”ni belirtmişlerdir.

TEKNİK MEVZUAT VE STANDARTLAR (SINAİ MEVZUAT)                                                                      

Türkiye,  1  Ocak  1996 – 1  Ocak  2001  tarihleri  arasında,  Topluluğun ,  sınai  mevzuat  ile  ilgili tüm hukuki düzenlemelerini iç mevzuatına dahil edecektir. Bu kapsamda işyerlerine imal ettikleri ürünler ile ilgili mevzuat değişiklikleri konusunda ne kadar bilgileri oldukları sorulmuştur. İstanbul’ daki işyerlerinin yalnızca %2’si tam bilgi sahibiyim derken Kocaeli’ nde  bu oran %6  olarak gerçekleşmiştir. Buna  karşın  hiç  bilgisi olmayanların  oranı İstanbul’ da %76 olurken Kocaeli’ nde %67 bulunmuştur.

Bir başka soru olan “Mamülünüzü ilgilendiren konuda, Türkiye’ nin Topluluğun sınai mevzuatını üstlenmesi ve  uygulamaya  koyması  durumunda  imalatınız  mali  açıdan  nasıl  etkilenecektir .” sorusuna İstanbul’ daki işyerlerinin yaklaşık %57’si nasıl etkileneceğini bilmediğini , % 16’sı hiçbir  şekilde  etkilenmeyecektir,%16’ sı olumlu  etkilenecektir  ve %10’ u  olumsuz  etkilenecektir  cevabını  vermişlerdir . Bu  oranlar Kocaeli’ nde ise sırasıyla %48, %24, %17 ve %9 olarak görülmüştür.