English >
     
Konular / Ekonomi-Finans / Ulusal Hasaplar/ GSMH / İstatistik Hesaplama Yöntemi

İstatistiksel Hesaplama Yöntemi

Uluslararası Muhasebe yöntemlerinden biri olan üretim yöntemiyle faaliyet kolllarına göre Gayri Safi Milli Hasıla hesaplamaları yapılmaktadır. Bu yöntemde amaç bir ekonomide aynı mal ve hizmetleri üreten birimlerden meydana gelen faaliyet kollarındaki nihai mal ve hizmet üretim değerlerinin ölçülmesidir. Bir faaliyet kolunda üretilen mal ve hizmetlerin piyasa fiyatlarıyla değerlendirilmesiyle bu faaliyet kolunun gayri safi üretim değerine ulaşılır. Bu üretim değeri üretimde bulunabilmek için kullanılan ara mallarını da kapsar. Üretim yolu ile Gayri Safi Milli Hasıla ise toplam gayri safi üretim değerinden bu ara mallarının değeri çıkarılmasıyla elde edilir.

İktisadi faaliyet kollarına göre Gayri Safi Milli Hasıla cari fiyatlarla ve sabit fiyatlarla hesaplanır. Cari fiyatlarla Gayri Safi Milli Hasıladaki gelişmeler, gerçek gelişmeleri yansıtmayabilir. Çeşitli yılların GSMH rakamlarının reel olarak karşılaştırılması gerektiğinde, fiyat değişikliklerinden gelen etkiyi yok etmek gerekmektedir. Sabit fiyatlarla Gayri Safı Milli Hasıla bu etkiyi yok ederek, belli bir dönemde yer alan gerçek değişmeleri ölçmektedir. Ülkemizde sabit fiyatlarla GSMH 1987 yılı temel alınarak hesaplanmaktadır.

Gayri Safı Milli Hasıla piyasa fiyatları ile hesaplandığı için dolaylı vergi ve sübvansiyonları da içerir. Bundan dolayı, Gayri Safi Milli Hasıladan sektörlerle ilgili dolaylı vergiler çıkarılıp, sübvansiyonların ilave edilmesi ile Faktör fiyatlarıyla Gayri Safı Milli Hasıla değerine ulaşılır.

Kişi başına Gayri Safi Milli Hasıla hesaplamalarında cari fiyatlarla tahmin edilen Gayri Safi Milli Hasıla büyüklüğünün yılortası nüfus tahminine bölünmesi ile Türk Lirası olarak Kişi Başına Gayri Safi Milli Hasıla sonuçu elde edilir. Hesaplanan bu değerin ithalat ağırlıklı ortalama dolar kuruna bölünmesi ile dolar değeriyle Kişi Başına Gayri Safi Milli Hasılaya ulaşılmaktadır.

Cari fiyatlarla Gayri Safi Milli Hasıla mal ve hizmet üretiminin cari fiyatlarla değerlendirilmesinden oluşur. Bu durumda bir dönemden veya yıldan diğerine milli gelir rakamlarındaki değişme, sadece fiziki üretimde ortaya çıkan değişmeden değil, aynı zamanda fiyatlardaki artıştan da kaynaklanır. Bu durumda gerçek üretimdeki değişmeleri bulmak için fiyat artışlarının etkileri deflatör yardımı ile yok edilir.

Gayri Safi Milli Hasıla zımni fiyat deflatörü, cari fiyatlarla Gayri Safi Milli Hasıla değerinin sabit fiyatlarla GSMH değerine bölünmesiyle elde edilir. Bir ekonomide fiyatlar genel düzeyindeki değişmeleri gösteren kapsamlı bir fiyat indeksidir. Gayri Safi Milli Hasıla kapsamına giren tüm mal ve hizmetlerin fiyatlarındaki artışı ifade etmektedir.

Sektörler itibariyle hesaplama yöntemlerine ilişkin açıklamalar aşağıda özetlenmiştir.

Tarım: Tarım sektörü toprakta yetişen bitkisel ürünler, hayvan ve hayvan ürünlerinin üretimi ile ormancılık ve balıkçılık kesimi faaliyetlerini kapsamaktadır.

Tarım sektöründe katma değer üretim yolu ile çiftçilik-hayvancılık, balıkçılık ve ormancılık sektörleri ayırımında hesaplanmaktadır. Sektörle ilgili veriler DİE'nin Tarım İstatistikleri, Tarım Sayımları, 1984 Hayvan Sayımı, İnput Output Tabloları, ilgili kurumların verileri ve cari anketlerden elde edilmektedir.

Çiftçilik sektöründe kullanılan veriler Tarım ve Köyişleri Bakanlığı İl Teşkilatlarından, Bakanlık ve Devlet İstatistik Enstitüsü kanalıyla tarla ürünleri, meyveler ve sebzeler için çeşitli tarihlerde gönderilen tahmin formları ve kesin ürün karneleri ile derlenmektedir. Derlenen bu bilgiler ilki Ağustos ayı, ikincisi Kasım ayı, üçüncüsü ertesi yılın Mart ayı başında toplanan ve Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı, Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü, Toprak mahsulleri Ofisi Genel Müdürlüğü, Türkiye Odalar Birliği, Türkiye Ziraat Odaları Birliği, Milli Prodüktivite Merkezi ve Devlet İstatistik Enstitüsü yetkili elemanlarından oluşan "Tarım Ürünleri Tahmin Komitesi"nce ısı ve yağış durumları, Tarım ve Köyişleri Bakanlığından alınan ekiliş alanları dikkate alınarak gözden geçirilmekte ve karara bağlanmaktadır.

Ayrıca dönemsel olarak bitkisel üretimi hesaplayabilmek için bitkisel üretim ve ekilişle ilgili veriler Tarım ve Köyişleri Bakanlığı İl Teşkilatlarından "Tarla Ürünlerinin Üçer Aylık Dönemler İtibariyle Üretim ve Ekilişleri", "Üçer Aylık Dönemler İtibariyle Meyve Üretimi" ve "Üçer Aylık Dönemler İtibariyle Sebze Üretimi" isimleri altında hazırlanan üç değişik soru kağıdıyla derlenmektedir.

Yonca, korunga, fiğ gibi bitkiler, yeşil ot ve kuru ot olarak Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'ndan yıllık üretim miktarı olarak alınmakta, çiftçinin eline geçen fiyatlarla değerlendirilmektedir. Bu bitkilerin dönemsel dağılımları yine Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'ndan alınan uzman görüşleri doğrultusunda yapılmaktadır. Bitkisel ürünlerin içinde yer alan saman üretimi hububat ve bakliyat grubundaki ürünler ile yer fıstığı ve soya üretiminin belirli katsayılarla çarpılması ile hesaplanır. Bu üretim miktarı aynı şekilde çiftçinin eline geçen fiyatla değerlendirilmektedir.

Kendi yetişen bitkiler olarak adlandırılan, değer olarak çok küçük olan sigala yağı, defne yaprağı gibi bitkiler bu ürünlerin orman alanlarında yetiştiği dikkatte alınarak çiftçilik sektöründen çıkartılıp ormancılık sektöründe kapsanılmıştır.

Bitkisel üretim içinde olması gereken çiçek üretimi ile ilgili veriler her dönem için düzenlenen çiçek cinslerine göre üretim verilerinin kapsandığı soru kağıtları ile çiçekçilikle ilgili kooperatiflerden derlenmektedir. Gelen veriler değerlendirilip bitkisel üretime ilave edilmiştir.

Tarım Ürünleri Tahmin Komitesi'nce belirlenen üretim miktarı, ürünün hasat öncesi tarladaki veya ağaçtaki durumuna göre yapılmaktadır. Ürünlerin topraktaki miktarının bir kısmının hasat sırasında, bir kısmının da hasattan sonra, zayi olduğu yani topraktaki ürünün tamamı değerlendirilmediği için tahmin edilen üretim miktarlarından zayi olan miktarın çıkartılması gerekmektedir. Bu zayiat oranları 1987-88 yıllan için yapılan "Tarımsal Ürünler Pazarlama Anketi" sonuçlarından ürün bazında elde edilmiştir.

Üretim miktarları ve fiyatlarla elde edilen üretim değerlerinden bitkisel Gayri Safı Milli Hasılaya ulaşmak için bitkisel üretim değerinden üretim masraflarının düşülmesi gerekmektedir. Bu masrafları şöyle sıralayabiliriz.

Tohumluk; tarım istatistiklerinden alınan ekiliş alanları teknik olarak belirlenmiş hektara atılan tohum miktarı ile çarpılarak harcanan toplam tohum miktarı elde edilmektedir. Tohum miktarlarının değerlendirilmesinde her ürünün kendi fiyatı kullanılmaktadır. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı İI Teşkilatlarından derlenen anketlerden, dönemler itibariyle ekili alan miktar ve oranları bulunmuş; fakat ekili alan miktarına ilişkin bilgiler yıllık ekili alan bilgisi ile, yukarıda da açıklandığı gibi tutarlı olmadığı için yıllık ekili alana anketten bulunan oranlar uygulanmış ve dönemsel olarak bu alan miktarları kullanılmıştır.

Kimyasal Gübre; Tarım ve Köyişleri Bakanlığın'dan dönemsel olarak elde edilen gübre miktar ve değerleri aynen kullanılmaktadır.

Doğal Gübre; hayvancılık kesiminde hesaplanan doğal gübre üretiminden alınmaktadır.

Akaryakıt ve Yağ; Tarım İstatistiklerinden alınan traktör, biçer döver ve motopomp sayısı ile araçların yılda ortalama kullandıkları akaryakıt miktarı çarpılarak harcanan akaryakıt miktarı bulunmaktadır. Bu miktar akaryakıt fiyatı ile çarpılarak tarımda kullanılan akaryakıt değeri elde edilir. Mazot değerinin %8'i ve benzin değerinin % 10'nu yağ masrafı olarak girdilere ilave edilir.

Yıllık olarak hesaplanan akaryakıt ve yağ masrafları Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü'nden uzman görüşü alınarak elde edilen oranlara göre dönemlere dağıtılmaktadır.

Tamir-parça-bakım; traktör ve biçer-döver sayıları yıllık ortalama bakım masrafları ile çarpılarak bu araçlar için tamir ve bakım masrafları bulunmaktadır. Traktör, biçer-döver, diğer makineler ve aletler için daha önce yapılan özel çalışmayla genel tamir, parça ve bakım masrafı tespit edilmiştir. Bu değer her yıl toptan eşya fiyat indeksi ile artırılmaktadır.

Yıllık olarak hesaplanan tamir, parça ve bakım masraflarının dönemlere dağıtımında araç kullanımı dikkate alınarak akaryakıt ve yağ hesaplanmasında kullanılan dönemsel dağıtım oranları kullanılmaktadır.

Zirai ilaçlar; Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'ndan alınan ilaçlanan alan ve kullanılan ilaç değeri ile ilgili bilgiler kullanılmaktadır.

Sulama; Devlet Su İşleri'nden sulanan alan ve tahakkuk eden sulama ücretine ilişkin bilgiler elde edilmektedir.

Diğer masraflar; yukarıda bahsedilen üretim masrafları dışında kalan diğer masraflar diğerleri adı altında toplam olarak verilmektedir. Bunlar 1990 yılı Input-Output tablosu için hesaplanan tarımsal girdiler toplamından yukarıda bahsedilen yedi üretim masrafının çıkartılması ile bulunmuştur. Bunların dönemsel dağılımları ise yukarıdaki yedi inputun toplamının dağılımı şeklindedir.

Büyük ve küçük baş çiftlik hayvanları, kümes hayvanları, ipek böcekçiliği, arıcılık ve bu hayvanların ürünleri bu kesimi oluşturur. Hayvancılık üretimi için cari hayvan sayıları ve 1984 hayvan sayımı sonucunda bulunan üretim katsayılarından yararlanılarak hesaplamalar yapılmıştır.

Kesime giden hayvan üretimi için hayvan sayılarına, 1984 Hayvan Sayımı sonuçlarından elde edilen kasaplık güç oranları uygulanarak önce kasaplık hayvan sayısı, sonra bu kasaplık hayvan sayısı karkas ağırlıklar ile çarpılarak kesime giden hayvan üretimi hesaplanmaktadır.

Süt üretimi; süt üretimini hesaplamak için hayvan sayısına önce doğurabilir dişi oranı uygulanarak doğuran hayvan sayısı, bu sayıya da doğum oranı uygulanarak gerçek sağılan hayvan sayısı elde edilmektedir. Gerçek sağılan hayvan sayısı her hayvan cinsi için ortalama süt verimi ile çarpılarak toplam süt üretimine ulaşılmaktadır.

Süt üretiminin dönemlere dağıtılmasında Süt Endüstrisi Kurumu ve süt işleyen özel sektöre ait kuruluşlara gönderilen dönemler itibariyle süt alımlarına ilişkin verilerin elde edildiği soru kağıtlarından yararlanılmıştır.

Yapağı-kıl-tiftik; yapağı, kıl, tiftik üretiminde koyun sayısı, yapağı verimi katsayısı ile çarpılarak yapağı üretimi, kıl keçi sayısı kıl verimi katsayısı ile çarpılarak kıl üretimi, tiftik keçisi sayısı tiftik verimi kat sayısı ile çarpılarak tiftik üretimi elde edilmektedir. Yıllık olarak hesaplanan bu üretim değerleri Ziraat Fakültesinden uzman görüşleri alınarak dönemlere dağıtılmıştır.

Ham deri; ham deri üretimi için hayvan sayıları ölüm oranları ile çarpılarak ölen hayvan sayısı bulunmaktadır. Ölen hayvan sayısı bize ham deri sayısını vermektedir. Bu konuda dönemler itibariyle yeterli bilgi elde edilmediği için oranlar bütün dönemlere eşit olarak dağıtılmaktadır. Kurban bayramındaki kesimlerden elde edilen deri üretimi de üretim hesaplarına alınmaktadır.

Gübre; hayvan sayısı hayvan başına gübre verimi ile çarpılarak yıllık gübre üretimi bulunaktadır. Toplam gübre miktarının bir kısmının tarlaya gittiği, bir kısmının yakıt olarak kullanıldığı, bir kısmının ise zayi olduğu kabul edilmiştir. Toplam gübre miktarında tarlaya giden ve yakıt olarak kullanılan miktarın ekonomik değeri olduğu için sadece bu üretimler fiyatlandırılarak gübre değeri bulunmaktadır. Bu konuda dönemsel dağılıma ilişkin bilgi bulunmadığı için dönemlere eşit olarak dağıtılmaktadır.

Yumurta; yumurta sayısı Tarım İstatistiklerinden alınarak aynen kullanılmaktadır. Dönemsel dağılım için uzman görüşü alınarak elde edilen oranlar kullanılmaktadır.
Beyaz et; Tarım İstatistiklerinden alınan tavuk, horoz ve hindi sayıları kullanılarak hesaplamalar yapılmaktadır. Dönemsel dağılım için, hindi eti uzman görüşü alınarak, tavuk eti ise her döneme eşit oranda dağıtılmıştır.

Bal balmumu ipek kozası; Tarım İstatistiklerinden alınan bilgiler aynen kullanılmaktadır. Dönemsel bilgi için uzman görüşü alınarak elde edilen oranlar kullanılmaktadır.

Hayvansal ürünlerin değerlendirilmesinde Tarım ve Köyişleri Bakanlığı İl Teşkilatı aracılığı ile derlenen çiftçinin eline geçen fiyatlar kullanılmaktadır. Sektörün masrafları için yıllar itibariyle veri derleme güçlüğü nedeniyle input-output tablolarından elde edilen input-output oranları kullanılmaktadır.

Tarım sanatları bitkisel ve hayvansal ürünlerin, bu ürünlerin üretimini yapan kişilerce işlenmesi ile elde edilen ürünleri kapsamaktadır. Bitkisel ürünlerin işlenmesi çiftçilik sektöründe üçüncü dönemde yapılmaktadır. Hayvancılık sektöründe tarım sanatlarında kapsanan ürünler yağ, yoğurt, peynir gibi sütten yapılan ürünleri kapsadığı için bu ürünlerin dönemsel dağılımı süt üretiminin dönemsel dağılımı ile aynı alınmıştır.

Ormancılık sektörü üretim yöntemi kullanılarak hesaplanmaktadır. Üretim miktarları ve fiyatlarına ilişkin veriler Orman Bakanlığı'ndan elde edilmektedir. Bu sektörde bugüne kadar kapsanmayan kavak üretimi, kaçak kesilen yakacak odun, fidan, tohum ve tali ürünler sektörün üretimine ilave edilmiştir. Üretim değerine katma değer/output oranı uygulanarak sektör katma değeri elde edilmektedir.

Balıkçılık sektörün hesaplanmasında üretim yöntemi kullanılmakta olup her yıl uygulanan "Su Ürünleri Anketi" sonuçlarından yararlanılmaktadır. Sektör deniz balıkları, tatlı su balıkları, diğer deniz ürünleri ve kültür balıkları alt kesimlerinden oluşmaktadır.

Deniz balıkları ve diğer deniz ürünleri hesaplamalarında kaynak olarak DİE'nin her yıl düzenlediği Deniz Ürünleri Anketlerinden yararlanılmıştır. Yaklaşık 1300 anket formu incelenerek ekonomik değere sahip 57 tür deniz balığı ve 23 tür diğer deniz ürünleri için miktar ve değerler aylar itibariyle belirlenmiştir. Su ürünleri yıllık anketlerinden her ürün için alınan yıllık üretim miktarı 1300 anketten belirlenen dönemsel dağılım oranlarına göre dönemlere dağıtılmıştır. Her ürün türü için belirlenen dönemsel üretim miktarlarının değerlendirilmesinde Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'ndan elde edilen dönemsel ortalama fiyatlar kullanılmıştır.

Tatlı su ve kültür balıklarına ait üretim verileri, fiyatlar ve dönemsel oranlar Tarım ve Köyişleri Bakanlığından elde edilmektedir.

Dönemsel olarak her balık türü için hesaplanan deniz balıkları, diğer deniz ürünleri, tatlı su balıkları ve kültür balıklarının üretim değerlerinin toplanmasıyla dönemsel toplam balıkçılık üretim değeri elde edilmektedir. Bu üretim değerlerine de input-output oranı uygulanarak dönemsel katma değerler bulunmaktadır.

Sanayi: Bu faaliyet kolunda madencilik, taşocakçılığı, imalat sanayii ve elektrik-gaz-su kesimleri kapsanmakta, bu kesimlerin Gayri Safı Milli Hasılaya katkısı üretim yolu ile hesaplanmaktadır.
Madencilik ve taşocakçılığı sektörü katma değeri özel ve devlet madencilik kesimleri ayırımında hesaplanmaktadır. Madencilik ve taşocakçılığı sektörü katma değeri madencilik ve taşocakçılığı yıllık anket sonuçlarından alınmıştır.

Ancak bu anketler kapsamında olmayan kum, çakıl, tuğla, kiremit toprağı, yapı taşları, mıcır vb. taşocakçılığı kesimine ait ürünlerin üretim değerleri Devlet Planlama Teşkilatı verilerinden yararlanılarak sektöre ilave edilmiştir.

Sektör hesaplamalarında Devlet Madencilik Kuruluşlarından üç aylık dönemler itibariyle üretim bilgilerinin istendiği "Üretim Miktar ve Kıymetleri" soru kağıtları ve özel maden işletmelerinden aylık ve yıllık faaliyet cetvelleri ile derlenen üretim miktar ve değerlerine ilişkin bilgiler kaynak olarak kullanılmaktadır.

Bu anketlerle derlenen madde bazındaki cari yıl ve bir önceki yıl aynı dönem üretim değerleri kullanılarak cari hız hesaplanmaktadır. Bulunan bu cari hız bir önceki yılın aynı dönem katma değerine uygulanarak cari fiyatlarla katma değer elde edilmektedir.

Cari yıl ve bir önceki yıl aynı dönem üretim miktarlarının bir önceki yıl ortalama fiyatlarıyla değerlendirilmesi ile hesaplanan sabit değerlerden de sabit hız elde edilmektedir. Bu sabit hız bir önceki yılın aynı dönem katma değerine uygulanarak sabit fiyatlarla katma değer elde edilmektedir.

İmalat Sanayii:
Büyük imalat sanayii; yıllık imalat sanayii anketlerinden 10+ kişi çalışan işyerlerinden elde edilen veriler kamu ve özel kesim ayırımında kullanılmaktadır.

İmalat sanayii anketlerinde girdi değeri; satın ve devralınan mal ve hizmetlerin değeri, yılbaşı stok (hammadde, yardımcı madde, ambalaj malzemesi ve yakıtlar) değeri ile dışarıdan satın alınan elektrik değeri toplamından yıl sonu stok değerlerinin (hammadde, yardımcı madde, ambalaj malzemesi ve yakıtlar) çıkarılması ile elde edilmektedir. Çıktı değeri ise satışlar ve başkalarına yapılan hizmetler karşılığı elde edilen gelirler, yılsonu stok (mamul ve yarı mamul) değeri yıl içinde dışarıya satılan elektrik değeri ile kendi personeli tarafından yapılan sabit kıymetler üretim değeri toplamından yılbaşı stok (mamul ve yarı mamul) değerlerinin çıkarılmasıyla elde edilmekte, çıktı değerinden girdi değerinin çıkartılması ile de katma değer bulunmaktadır.

İmalat sanayii katma değerinin hesaplanmasında ayrıca üzerinde değişiklik yapılmadan alındığı gibi satılan malların satış değerleri çıktıdan, üzerinde değişiklik yapılmadan alındığı gibi satılan malların satın alış değerleri girdiden düşülmüş; haberleşme, reklam vb. giderler girdilere ilave edilmiştir.

Ayrıca, imalat sanayii anketlerinde yer alan mamul, yarı mamul, malzeme vb. gibi stok değerleri kuruluşların muhasebe kayıtlarındaki stok değerleridir. Yılsonu ve yılbaşı stokları olarak verilen bu değerlerin ilk giren ilk çıkan (FİFO) yöntemine göre değerlendirildiği, stokların değerlendirilmesinde yıl sonu fiyatlarının kullanıldığı özellikle de fiyat artışlarının önemli olduğu yıllarda stokların parasal değerinin yüksek olacağı göz önüne alınarak, mamul ve yarı mamul stoklarda düzeltme yapılarak çıktı değeri tekrar hesaplanmıştır.

Küçük imalat sanayii: 10+ kişi çalışan işyerleri için yıllık imalat sanayii anket sonuçları kullanılmıştır. 10-kişi çalışan işyerleri için ise Genel Sanayi ve İşyerleri Sayımı sonuçlarından elde edilen katma değer esas alınmıştır. Sayım yılları arasında bu değerler her yıl için, yıllık imalat sanayii anket sonuçlarından elde edilen 10-25 kişi çalıştıran işyerlerinin katma değer artış hızı kadar arttırılmıştır.

Ayrıca Hanehalkı İşgücü Anketleri ile Genel Sanayi ve İşyerleri Sayımı sonuçları incelenmiş, Hanehalkı İşgücü Anketlerinden 263 bin kişinin küçük imalat sanayinde eksik kapsandığı tesbit edilmiştir. 1987 yılı küçük imalat sanayinde kişi başına yaratılan katma değer, bu sayı ile çarpılarak eksik kapsandığı varsayılan kesime ilişkin elde edilen bu değer küçük imalat sanayii katma değerine ilave edilmiştir. 1988 yılından bu yana da Hanehalkı İşgücü Anketi sonuçlarından yararlanılarak bu değer hesaplanmaktadır.

Köy sanayi; köy sanayi ile ilgili elimizde güncel uygulanmış bir anket mevcut değildir. Bu nedenle yıllık hesaplamalarımızda 1961 yılı köy sanayi anket sonuçları her yıl için toptan eşya imalat sanayii fiyat indeksi ile genişletilerek kullanılmaktadır. 1990 yılı için input-output çalışmalarında köy sanayi için yapılan anket sonuçları aynı yıl için kullanılmıştır.

Evde Yapılan İmalat; 1988 yılı Hanehalkı İşgücü Anketlerinden, evde imalat faaliyetinde 149 bin kişinin 4 milyon 145 bin saat çalıştığı görülmektedir. Burada haftalık çalışılan ortalama saat süresi 27.9 saat bulunmuştur. Bu sayının normal çalışma süresi olan 40 saat içindeki oranı %60.7'dir. 1987 yılı küçük imalat sanayinde çalışan kişi başına katma değere, yaratılan bu oran uygulanarak ev imalatında çalışan kişi başına katma değer elde edilmiştir. Bu değer 1987 yılı için hesaplanan evde çalışan kişi sayısı ile çarpılarak evde yapılan imalatın katma değerine ulaşılmıştır. 1988 yılından itibaren Hanehalkı İşgücü Anketi sonuçları kullanılmaktadır.

Sektör, yukarıda da belirtildiği gibi devlet imalat sanayii, özel büyük imalat sanayii; özel küçük imalat sanayii, köy sanayi ve evde yapılan imalat ayrımında yıllık imalat sanayii anket sonuçlarına dayalı olarak hesaplanmaktadır. Cari yıllarda, ise sektörün hesaplanması aşağıdaki şekilde olmaktadır.

Kamu imalat sanayinde büyüklüğüne bakılmaksızın tüm işyerleri, özel imalat sanayinde de sektör katma değerinin yaklaşık %80-85'ini temsil eden büyüklükteki işyerleri, kapsama alınmaktadır.

Sektörün hesaplanmasında, üçer aylık dönemler itibariyle "Sanayi Üretim Anketleri" ile derlenen madde bazındaki üretim bilgilerinden yararlanılmaktadır.

Üretilen maddelerin cari yıl ve bir önceki yıl aynı dönemdeki işyeri çıkış fiyatı (vergiler dahil, indirim ve iskontalar hariç) üzerinden hesaplanmış üretim değerlerinin toplanması ile cari fiyatlarla üretim değerleri ve cari hız hesaplanmaktadır. Köy ve evde yapılan imalatın, cari dönem için katma değeri her dönem için toptan eşya imalat sanayii fiyat indeksi ile genişletilerek hesaplanmaktadır. Bulunan cari hız bir önceki yıl aynı dönemin cari fiyatlarla katma değerine uygulanarak cari fiyatlarla katma değer elde edilmektedir.

Cari fiyatlarla hesaplamada. olduğu gibi cari yıl ve bir önceki yılın aynı dönemindeki üretim miktarlarının bir önceki yıl ortalama fiyatlarıyla çarpılması ile sabit fiyatlarla üretim değerleri elde edilmektedir. Kamu, özel, köy ve evde yapılan imalat için bulunan üretim değerinin, toplam üretim değeri içindeki payları ile fiyat artış oranları çarpılarak imalat sanayii için ağırlıklı zımni deflatör elde edilmektedir. Cari üretim hızı bu deflatöre bölünerek imalat sanayinin sabit hızı bulunmaktadır.

Bulunan sabit hız bir önceki yıl aynı dönemin sabit fiyatlarla katma değerine uygulanarak cari yıl için sabit fiyatlarla katma değer elde edilmektedir.

Elektrik, gaz, su sektörüne ait bilgiler TEAŞ, TEDAŞ, Kepez ve Çukurova Elektrik Santralleri, Ankara, İstanbul, İzmir belediyeleri ile su üretiminde ağırlıklı olan 30 belediyeden derlenmektedir.

Sektörün elektrik kesiminde; TEAŞ işletme faaliyetleri raporlarından gelir yöntemi kullanılarak katma değer hesaplanmıştır. Diğer elektrik üreten kuruluşlar için soru kağıtları kullanılmıştır. Havagazı ve su kesimi katma değerleri yıllık Havagazı ve Su İstatistikleri yayınlarından alınmıştır.

İmalat sanayii ve madencilik sektöründe olduğu gibi söz konusu kuruluşlara her üç aylık dönem için gönderilen üretim miktar ve kıymetleri soru kağıdından yararlanılarak üretim hızları elde edilmekte bu hızlar bir önceki yıl katma değerlere uygulanmaktadır.

İmalat sanayii ve madencilik sektöründe yapılan hesaplamada, olduğu gibi üretim miktar ve kıymetleri soru formundan yararlanılarak hesaplanmaktadır.

İnşaat: Kamu ve özel sektör tarafından yapılan gayri safi sabit sermaye yatırımlarının büyük kısmını teşkil eden tüm inşaat faaliyetleri bu sektörde kapsanır.

Sektörün katma değeri, kamu ve özel inşaat ayırımında bina (ev, apartman, ticari sınai yapı, kültürel yapı, dini, idari ve diğer) ve bina dışı inşaat (yol, köprü, baraj vb.) olarak incelenmektedir. Elde edilen üretim değerlerine her dönem için katma değer/output oranları uygulamak suretiyle katma değer hesaplanmaktadır. Kamu ve özel sektör için hesaplanan katma değerlerin toplamı sektörün katma değerini oluşturmaktadır.

Kamu kesimi inşaat yatırımları; dönemler itibariyle kamu kesimi inşaat yatırımlarının hesaplanması için gerekli bilgiler; Genel Bütçeli Kuruluşlar, Katma Bütçeli Kuruluşlar, Kamu İktisadi Teşebbüsleri, Döner Sermayeli Kuruluşlar, İl Özel İdareleri, Belediyeler, Belediyelere bağlı Katma Bütçeli Kuruluşlar, Fonlar ve Bağımsız Kuruluşlardan elde edilmektedir.

Belediyelere ve diğer kamu kuruluşlarına her dönem için gönderilen "Sabit Sermaye Yatırım Anketi" soru kağıtlarıyla bina ve bina-dışı inşaat ayırımında gerçekleşen yatırımların değeri alınmaktadır.

Bu çalışmada anket uygulanacak birimlerin fazla olması göz önüne alınarak cari yıl için tam sayımla saptanan toplam yatırımların %80'ini gerçekleştiren kurumlar dönemler itibariyle anket kapsamına alınmaktadır.

Kamu yatırımlarının kesin değerleri için ise bu kuruluşlara ait kesin hesap raporlarına dayalı olarak hesaplanan yatırım değerleri alınmıştır.

Cari yıl geçici katma değer hesabı için; her yılın başında tüm bu kuruluşlarla cari yıl için program ve bir önceki yıl için ise fiili gerçekleşen yatırım değerleri olmak üzere yıllık bilgilerin istendiği anketler yapılmaktadır.

Yukarıda da belirtildiği gibi toplam yatırımların %80'ini gerçekleştiren kuruluşlardan ise dönemler itibariyle gerçekleşen yatırımların değeri istenmektedir. Yıllık toplam yatırımlar içinde bu kuruluşlarca yapılan yatırımların oranı her yıl için bulunmakta ve dönemler itibariyle elde edilen yatırımlar bu oranda genişletilmektedir.

Özel kesim inşaat yatırımları; dönemler itibariyle GSMH hesaplanırken son yılda, veya daha önceki yıllarda başlayan özel inşaatların bu dönem içinde bitirilen kısımlarının GSMH'ya dahil edilmesi gerekmektedir.

İnşaatın ilgili dönemde biten kısmı hesaplanırken bir inşaatın en fazla beş yıl içerisinde tamamlanacağı ve inşaatın ruhsatname aldığı yıl faaliyete geçeceği varsayımından hareket edilmiştir.

İlk olarak tamamen veya kısmen biten yeni ve ilave yapıların (Yapı Kullanma İzin Kağıdı alan inşaatların) ruhsatname yıllarına göre dağılımı dikkate alınarak inşaatların 1.2.3.4. ve 5. yılda tamamlanma oranları bulunmuştur.

İnşaatların 1.2.3.4. ve 5. yılda tamamlanma oranları aşağıda verilmektedir. 1.Yıl : 0:015, 2.Yıl : 0.288, 3.Yıl : 0.433, 4.Yıl : 0.189, 5.Yıl : 0.075

Bu veriler kullanılarak her dönem içinde biten inşaat m² olarak hesaplanmaktadır. Bu değer o dönemdeki yapı kullanma izin kağıtlarından elde edilen birim m² maliyet değerleri ile çarpılarak özel kesimin üretim değerleri elde edilmektedir.

İnşaat faaliyet kolunun katma değeri kamu ve özel kesim output değerlerine her dönem için hesaplanan katma değer/output oranı uygulanarak hesaplanmaktadır.

Katma değer/output oranları için input-output tablolarından bina ve bina-dışı inşaat ayırımında hesaplanan katma değer/output oranlarından yararlanılmaktadır.

Ancak bu oranların işçi ücretleri ile malzeme fiyatlarındaki farklılıklar nedeniyle değişeceği gözönüne alınarak her döneme ait cari fiyatlarla net katma değer oranlarının hesabında, 1987=100 bazlı üçer aylık dönemler itibariyle hesaplanan inşaat girdileri malzeme indeksi ile inşaat girdileri ücret indeksi kullanılmaktadır.

Özel inşaat kesiminin üretim değeri inşaat sahibinin inşaat bitinceye kadar yaptığı ödemelerin toplamına eşittir. Bu ödemeler ise malzeme alımları (taş, toprak, çimento, demir, kereste vb.) ile ücret ödemeleridir. Dolayısıyla üretim değerinden masraflar çıktıktan sonra kalan katma değerin içinde sadece ücret kalemi kalmaktadır ve kâr yoktur. Bu çalışmamızda Bayındırlık Bakanlığı'ndan görüş alınarak özel kesim bina inşaatı üretim değerinden %25 kâr payı hesaplanarak bulunan katma değere ilave edilmektedir.

Ayrıca köylerdeki inşaat için inşaat istatistiklerinde yer alan -2000 nüfuslu yerlerdeki yapı kullanma izin kağıtları değeri özel kesim için kullanılmaktadır. Kamu kesimi köy inşaat değeri köy bütçelerinden alınmaktadır.

Yukarıda da belirtildiği üzere her dönem için bulunan output değerlerine, yine her dönem için bulunan katma değer oranları uygulanarak sektörün net katma değeri elde edilir. Sektörün gayri safi katma değerini elde etmek için amortisman ve dolaylı vergi değerlerini ilave etmek gerekmektedir. Amortisman değeri input-output tablolarından elde edilmektedir. Dolaylı vergi değeri ise her dönem için belediyelerden elde ettiğimiz imarla ilgili harçlar anketlerinden ve Maliye Bakanlığı verilerinden alınmaktadır.

Kamu kesimi sabit katma değerinin bulunmasında 1987=100 bazlı inşaat girdileri ücret indeksi deflatör olarak kullanılmıştır. Özel kesim sabit katma değeri için her dönemde hesaplanan biten m² inşaat değeri ile 1987 yılı ortalama birim m² maliyet değeri çarpılmış, bulunan sabit output değerine katma değer/output oranı uygulanarak özel kesim sabit katma değeri bulunmuştur.

Köy inşaatı dolaylı vergi ve amortismanların sabit değeri için sektörün net katma değer deflatörü kullanılmıştır. Kamu, özel, köy inşaatı, dolaylı vergi ve amortisman değerleri toplanarak sektörün sabit fiyatlarla katma değeri elde edilmiştir.

Ticaret: Ticari faaliyetler maddi mal ve maddelerin sadece alış ve satışlarına dayanan ve kâr gayesi ile yapılan işlemleri içine alır.

Toptan ve perakende ticaret sektör katma değerinin hesabı üretim yolundan yapılmaktadır. Sektörün hesabında kullanılan veriler tarım, ormancılık, hayvancılık, balıkçılık, madencilik ve imalat sanayii sektörlerinin üretim değerleriyle ithalat ve ithalat vergisi değerleridir. Üretim yolundan yapılan hesaplama geniş ölçüde input-output çalışmalarından elde edilen teknik katsayılara dayanmaktadır.

Dönemler itibariyle üretken sektörlerin outputlarına o sektöre ait ithalat ve ithalat vergisi değerleri ilave edilerek toplam üretim değeri elde edilir. Input-output çalışmalarında her sektör için toplam üretimin dağıtıma konu olan ve olmayan kısmı tespit edilerek pazarlama oranları bulunmuştur. Bu oranlar sektörlerin üretim değerine uygulanmak suretiyle ticarete konu olan üretim değeri bulunmaktadır. Ticaret faaliyet kolunun pazarlanan üretimler üzerinden elde ettiği kazançlarını bulabilmek için bu sektörün alım ile satış fiyatları arasındaki farkı veren ticaret paylarını üretim değerlerine uygulamak suretiyle de ticaret sektörünün outputu (gayri safi kazançları) bulunur.

Bu output değerlerine input-output çalışmalarından elde edilen katma değer/output oranı uygulanarak sektörün katma değeri elde edilir.

Ticaret sektörünün sabit katma değer hesabında ise ayrı bir deflatör kullanılmamaktadır. Cari katma değer için yapılan hesaplamalar aynen yapılmakta, yalnız burada sektörlerin dönemler itibariyle sabit fiyatlarla hesaplanmış üretim değerleri kullanılmaktadır. Ayrıca ithalat ve ithalat vergisi değerlerinin sabit fiyatlara dönüştürülmesinde deflatör olarak ithalat fiyat indeksi kullanılmaktadır.

Otel lokanta hizmetleri; Birleşmiş Milletler, uluslararası standart faaliyet kolları klasifikasyonunun 1968 yılı revizyonunda daha önce serbest meslek ve hizmetler sektörü kapsamındaki faaliyetlerden olan otel ve lokantacılık faaliyetleri, serbest meslek ve hizmetler sektörü kapsamından çıkartılıp ticaret sektörünün alt sektörü olarak alınmıştır. Sektör dönemler itibariyle Gayri Safi Milli Hasıla çalışmalarında ticaret sektörünün bir alt kesimi olarak hesaplanmıştır.

Sektörle ilgili veriler input-output tablosu ve Turizm Bakanlığı istatistiklerinden alınmıştır. Sektörün yurtdışı gelirleri için; Turizm Bakanlığı'ndan aylar itibariyle turizm gelirleri alınmıştır. Yine Turizm Bakanlığı'nın yapmış olduğu "Yabancı Ziyaretçiler ve Turizm Geliri" anketlerinden elde edilen turizm gelirlerinin içinde yemek ve konaklamaya giden kısmın oranı alınarak, toplam turizm gelirleri içinde otel, lokanta vb. hizmetler sektörüne ilişkin gelir bulunmuştur.

Sektörün yurtiçi hizmet gelirleri ise input-output tablolarından alınmıştır. Diğer yıllar için sektörün yurtiçi katma değerinin cari ve sabit fiyatlarla hesaplanmasında kaynak yetersizliğinden dolayı ticaret, mali kuruluşlar, ulaştırma ve haberleşme, serbest meslek ve hizmetler sektörlerinin gelişme hızları ortalaması kullanılmaktadır. Bulunan yurtiçi ve yurtdışı output değerlerine Katma değer/output oranı uygulanarak sektörün katma değeri elde edilmiştir. Yurtdışı gelirlerinin sabit fiyatlarla hesaplanmasında da 1987 yılı bazlı Tüketici Fiyat İndeksinin dışarıda yenen yemek indeksi kullanılmaktadır.

Ulaştırma ve Haberleşme: Bir teşebbüs tarafından diğer teşebbüsler hesabına yapılan tüm taşıma ve haberleşme hizmetleri bu sektörde kapsanmaktadır.

Sektörün katma değerinin hesabı; karayolu yolcu ve yük taşımacılığı ile demiryolu yük taşıma faaliyetleri üretim yöntemi, kamu kesimi taşımacılık faaliyetleri gelir yöntemi kullanılarak yapılmaktadır.

Kamu ulaştırma faaliyetleri; ülkemizde Devlet Demiryolları, Denizcilik İşletmeleri, Türk Hava Yolları, Türk Telekom, PTT, BOTAŞ ve Belediye yolcu taşıma faaliyetlerini kapsamaktadır. Bu kesimin GSMH'ya katkısı bu kuruluşlara gönderilen kâr/zarar tablolarından yararlanılmak suretiyle gelir yöntemi ile hesaplanmaktadır.

Özel havayolu kuruluşlarının katma değeri bu kuruluşlara gönderilen kâr/zarar cetvellerinden gelir yöntemi ile ayrıca hesaplanmaktadır.

Şehiriçi ve Şehirlerarası Motorlu Karataşıtları Yolcu Taşıması; bu kesimin katma değerinin hesaplanmasında, şehir içi ve şehir dışı yolcu taşıma faaliyeti yapan ticari otomobil, minibüs ve otobüs sayıları, input-output çalışmalarından elde edilen toplam output değerleri ile araç başına katma değer/output oranlarından yararlanılmıştır.

Araç başına gelirler araç sayıları ile çarpılarak toplam gelirler bulunmaktadır. Elde edilen bu toplam gelirlere, input-output çalışmalarından bulunan araç cinslerine göre katma değer/output oranları uygulanarak sektörün katma değeri hesaplanmaktadır.

Devlet Demir Yolları dışında toplam yük taşıma faaliyetlerden doğan katma değerin hesabında tarım, hayvancılık, ormancılık, madencilik, imalat sanayii sektörlerinin outputlarından yararlanılmaktadır. Bu sektörlerin üretim değerlerine input-output çalışmalarında bulunan pazarlama oranları uygulanmak suretiyle pazarlanan değerler bulunmaktadır. Pazarlanan değerlere ulaştırma payı oranları uygulanarak sektörün outputları elde edilmektedir. Output değerlerine katma değer/output oranı uygulanmak suretiyle de sektörün katma değeri hesaplanmaktadır.

Sektörün yük taşımacılığı kesiminde daha önceki hesaplamalarda yer almayan transit taşımacılıktan elde edilen gelir yük taşıma faaliyetlerine ilave edilmiştir.

Karayolu ve denizyolu yük taşımacılığı dışında kalan ulaştırma ve haberleşme faaliyetlerinin sabit katma değerinin hesabında 1987=100 bazlı tüketici fiyatları indeksi ulaştırma bölümü deflatör olarak kullanılmaktadır. Yük taşıma faaliyetlerinin sabit fiyatlara dönüştürülmesinde ise tarım, hayvancılık, ormancılık, madencilik ve imalat sanayi sektörlerinin sabit fiyatlarla üretim değerleri kullanılarak, cari katma değerin hesabında yapılan işlemler aynen uygulanmaktadır.

Mali Kuruluşlar: Mali kuruluşlar ekonominin diğer kesimlerine mali hizmet sunmak suretiyle ekonomiye katkıda bulunurlar. Bankalar, Tarım Kredi Kooperatifleri, sigorta şirketleri bu sektörde kapsanan kuruluşlardır. Ayrıca yıllık hesaplamalarımızda yer almayan ve son yıllarda önemi artan hisse senedi ve döviz alım satımı yapan kuruluşlar da sektöre ilave edilmiştir.

Sektörün katma değeri gelir yöntemi kullanılarak hesaplanmıştır. Sektör katma değerinin hesabı bu kuruluşlara gönderilen gelir tablolarından;

Nakdi ve ayni ücret ödemeleri, sosyal sigortaya işveren iştiraki, bağış ve aidatlar, özel karşılıklar, provizyonlar, kira ödemeleri, dolaylı vergiler, aşınma eskime payları, kâr/zarar kalemlerinin toplanması ile elde edilmektedir.

Mali kuruluşların sabit fiyatlarla hesaplanmasında dönemler itibariyle çalışanlar sayısındaki artış değerinden yararlanılmaktadır.

İzafi Banka Hizmetleri: İzafi banka gelirleri; bankaların yatırım veya borç olarak verdikleri krediler üzerinden elde ettikleri faizler ile mevduatlarına ödedikleri faizler arasındaki fark olarak tanımlanır.

Milli Muhasebe Sisteminin 1968 revizyonunda bankacılık kesiminin aldığı faizler ile ödedikleri faizler arasındaki bu farkın, izafi bir üretim değeri olarak kabul edilmesi ve banka hizmetlerinden yararlanan faaliyet kollarına girdi izafe edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Ancak faaliyet kolları arasında banka hizmet masraflarının dağılımı güç olduğundan tablolarda bu değer eksi (-) bir kalem olarak ilave edilmiştir.

İzafi banka hizmetleri değeri 1.1, 1.3 ve 2.1, 2.3 nolu Gayri Safı Milli Hasıla tablolarında sektörlerin kullandığı kredi dağılımına göre sektörlerden düşülmektedir. Sektörlerin kullandığı kredilere ait bilgiler ise banka kuruluşlarının kullandırdığı kredilerle ilgili anketlerden elde edilmektedir. İzafi banka hizmetleri içinde yer alan tüketici kredilerine ait faiz gelirleri bankaların aldıkları toplam faiz gelirlerinden düşülmektedir.

İzafi banka hizmetlerinin sabit fiyatlarla hesaplanmasında sadece banka kuruluşlarında çalışanlar sayısındaki artış hızları kullanılmaktadır.

Konut Sahipliği: Konut faaliyet kolu kişilerin konutlarından elde ettikleri gelirleri kapsamaktadır. Konutlardan elde edilen gelir iki şekilde ortaya çıkar. Konut bizzat sahibi tarafından kullanılmayıp bir ödeme karşılığında başkasının kullanımına bırakılmışsa burada elde edilen gelir kira adı altında parasal gelir olmaktadır. Konut eğer sahibi tarafından kullanılıyorsa bu halde bir parasal gelir sağlanmamakta fakat bu gelir değerinde fayda elde edilmektedir. Bu gelir ise izafi bir değerdir. Şu halde bu sektörün output değeri, konutların sunduğu hizmetin üretim karşılığı olan gerçek kira ve izafi kira değerleridir. Bu toplamdan bu sektördeki masraflar düşülerek sektörün katma değeri bulunur.

Sektörün sabit fiyatlarla hesabında da her dönem için hesaplanan konut sayıları, 1987 ortalama kirası ile çarpılarak masraf düşülmektedir.

Serbest Meslek ve Hizmetler: Devlet hizmetleri hariç, serbest meslek ve diğer hizmet faaliyetleri bu sektörde kapsanmaktadır.

Gayri Safı Milli Hasıla hesaplamalarında kaynak yetersizliği nedeniyle veri derleme açısından zorluk çekilen bir sektördür. Sektöre ait bilgiler input-output çalışmaları yıllık hizmet sektörü anketleri ve sanayi sayımı anketlerinden derlenmiştir. Hesaplamalarınızda sektörün katma değeri bu sektör dışındaki diğer faaliyet kollarının ortalama artış hızı kullanılarak bulunmaktadır. Burada serbest meslek ve hizmetler faaliyet kolundaki gelişmelerin yaklaşık olarak yurtiçi hasıladaki gelişmelere eşit olduğu varsayılmıştır.

Devlet Hizmetleri: Devlet kuruluşları tarafından yapılan ve amacı amme hizmetinin sağlanması olan bütün faaliyetler devlet hizmetleri sektöründe kapsanmaktadır. Devlet hizmetleri için yapısı gereği bir satış değeri elde etmek mümkün olmadığından sektörün GSMH'ya katkısı faktör gelirleri ödemeleri tespit edilerek hesaplanmaktadır.

Hesaplamalarda kullanılan veriler; Genel ve Katma Bütçeli kuruluşlarca yapılan ücret ve maaş ödemeleri Maliye ve Gümrük Bakanlığı'ndan, özel idare, belediye, diğer devlet kuruluşlarına ait personel ödemeleri ise bizzat bu kuruluşlardan anketle bilgi almak şeklinde derlenmektedir.

Devlet hizmetleri büyüklüğü olarak brüt maaş ve ücret ödemeleri ile ayni ve sosyal yardımlar ve devlete ait binaların amortisman değerlerinin toplamı alınmaktadır.

Sektörün sabit fiyatlarla hesaplanmasında devlet sektöründeki çalışanlar sayısındaki artış hızı kullanılmaktadır.

Kâr Amacı Olmayan Kuruluşlar: Kâr amacı olmadan hanehalkına özel hizmet veren kuruluşların faaliyetleri devlet hizmetlerine benzer. (Hanehalkına yapılan bu özel hizmetlerin amacı kar değildir). Bu kuruluşlar, belirli faaliyetleri yerine getirmek için gönüllü bir araya gelen kişilerin kurdukları kâr amacı olmayan kuruluşlardır. Bunlardan bazıları; ticaret ve sanayi odaları, dernekler, sendikalar, partiler, sosyal kulüp ve yardım kuruluşlardır. Bu kuruluşların yaptığı faaliyetler ise; kültür hizmetleri, sağlık hizmetleri, dini ve sosyal hizmetlerdir. Bu kuruluşların mal ve hizmet satışından elde ettikleri gelir tamamen kuruluşun faaliyetlerinde kullanılır. Faaliyetlerinin büyük bir kısmı üye aidatları, hükümetin, kişilerin ve üyelerin yaptığı yardım ve bağışlar ile emlak gelirlerinden finanse edilir.

Kâr amacı olmayan kuruluşlar piyasa dışı ve piyasa içi üretim yapan kuruluşlar olarak sınıflandırılmaktadır.

Piyasa üretimi ile ilgilenen kâr amacı olmayan kuruluşlar; bu durumda kâr amacı olmayan kuruluşlar üretim maliyetleri üzerine kurulu, yüksek harç isteyen hizmet kuruluşlardır. Bu kuruluşlar üretim faaliyetlerinden dolayı kâr elde edebilmektedirler. Fakat kâr amacı olmayan kuruluşların statüsünden dolayı üretim faaliyeti sonucunda elde edilen kârın dağıtımı mümkün olmamakta ve kuruluş içerisinde kalmaktadır (kolejler, üniversiteler, klinikler, hastaneler vb.).

Piyasa dışı üretim ile ilgilenen kâr amacı olmayan kuruluşlar; piyasa dışı üretim ile ilgilenen kâr amacı olmayan kuruluşların mal ve hizmetleri karşılığında aldıkları harçlar veya istedikleri fiyatlar, malın veya hizmetin gerçek değeri değildir. Finansman kaynakları üyeler tarafından ödenen aidatlarla, transferlerle veya devletin bağışlarıyla sağlanır. Piyasa dışı üretimle ilgilenen kâr amacı olmayan kuruluşlar ikiye ayrılır:

a) Devlet tarafından kontrol ve finanse edilen kâr amacı olmayan kuruluşlar hükümetten ayrı olarak oluşan yasal varlıklardır. Ülkemizde de Kızılay, Türk Hava Kurumu, Yeşilay vb. kuruluşlar bu kapsamdadır.

b) Devlet dışı kaynaklardan finanse edilen ve hanehalklarına piyasa dışı mal ve hizmet sunan kâr amacı olmayan kuruluşlar: Hanehalkına hizmet veren kâr amacı olmayan kuruluşlar ikiye ayrılır. Birinci grup kâr amacı olmayan kuruluşlar, kuruluşun üyelerine mal ve hizmet sağlamak amacında olan kuruluşlardır. Hizmetler üyelerin düzenli şekilde ödedikleri üye aidatları ve harçlarla finanse edilerek sağlanır. Örnek olarak mesleki ve öğrenim toplulukları, politik partiler, sendikalar, tüketici birlikleri, kişisel veya dini topluluklar, sosyal, kültürel, dinlenme ve spor kulüpleri. İkinci grup kâr amacı olmayan kuruluşlar hayır kurumlarını içerir ki bunlar yardım amaçlı çalışmalar yaparlar.

Kâr amacı olmayan özel hizmet kuruluşları hesaplamalarımızda da yedi sınıfa ayrılmıştır.

1- Ticaret odaları, sanayi odaları, ticaret ve sanayi odaları, ticaret borsaları
2- Sendikalar, federasyonlar ve konfederasyonlar
3- Dernekler
a- Mesleki dernekler
b- Okul dernekleri
c- Dini amaçla kurulan dernekler
d- Kalkınma ve güzelleştirme dernekleri
e- İşyerlerinde kurulan yardımlaşma ve dayanışma dernekleri
f- Kültür dernekleri
g- Araştırma ve bilim dernekleri
4- Profesyonel ve amatör sporcu çalıştıran spor kulüpleri
5- Barolar
6- Partiler
7- Vakıflar

Kâr amacı olmayan kuruluşların katma değer hesabı gelir yoluyla hesaplanmaktadır. Kâr amacı olmayan kuruluşların katma değerini belirlemek amacıyla 1990 yılından itibaren her üç ayda bir anket düzenlenmektedir. Uygulanan ankette dernekler, vakıflar ve amatör spor kulüplerine örnekleme, diğer kâr amacı olmayan kuruluşlara tamsayım uygulanmaktadır.

Bu kuruluşların 1990 yılından önceki yıllar için katma değerleri, hizmet sektörlerinin gelişme hızı kullanılarak hesaplanmıştır. Sabit fiyatlarla katma değerinin hesabında ise bu kuruluşlardaki çalışan sayıları dikkate alınarak hesaplama yapılmıştır.

Dolaylı Vergiler: Yurt içinden ve ithalattan alınan dolaylı vergiler Maliye ve Gümrük Bakanlığı'ndan üçer aylık dönemler itibariyle tahakkuk ve tahsilat ayrıntısında derlenmektedir. Dolaylı vergilerin belediyeler ve il özel idarelerince tahsil edilen kısmı ise soru kağıtları ile ilgili mahalli idarelerden derlenmektedir.

Dolaylı vergiler GSMH çalışmalarımızda yurt içinden alınan dolaylı vergiler ve ithalat vergileri olmak üzere ikiye ayrılmıştır.

Yurt içinden alınan dolaylı vergilerin cari fiyatlarla hesaplanmasında tahakkuk rakamları kullanılmaktadır. Bu vergilerin sektörlere dağılımının yapılmasında ise; input-output çalışması sonucunda tespit edilen oranlar, katma değer vergisine ilişkin 1987 yılı Maliye ve Gümrük Bakanlığı ve T.C. Merkez Bankası verilerinden yararlanılmaktadır.

İthalattan alınan dolaylı vergilerin cari fiyatlarla hesaplanmasında Maliye Bakanlığı'nın yıllık ve üçer aylık dönemler itibariyle tahakkuk rakamları, ithalattan alınan fonlar için de T.C. Merkez Bankası verileri kullanılmaktadır. İthalattan alınan dolaylı vergilerin 1987 yılı sabit fiyatlarına dönüştürülmesinde ise ithalat fiyat indeksi kullanılmaktadır.

Yurt içinden alınan dolaylı vergilerin sabit fiyatlara dönüştürülmesinde yıllık hesaplamalarımızda olduğu gibi temel yıl oranları kullanılmaktadır. Temel yıl oranlarının hesaplanmasında 1987 yılı sektörel dolaylı vergilerin her sektörün gayri safı katma değeri içindeki payı esas alınmaktadır.

Bu oranlar her dönem için sabit varsayılarak, diğer yıllar için her dönemin sabit fiyatlarla hesaplanmış katma değerine uygulanmakta ve sabit fiyatlarla dolaylı vergiler elde edilmektedir.

Sübvansiyonlar: Sübvansiyonlar, devlet kuruluşlarınca, kamu kuruluşlarının devletin fiyat politikası sonucu olarak meydana gelen zararlarını karşılamak için yapılan ödemelerdir.

Bilgileri derlemede kullandığımız kaynaklar; Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı ve Dış Ticaret Müsteşarlığı, Çevre Bakanlığı ve sübvansiyon alan kuruluşlara gönderilen soru kağıtlarındaki kâr/zarar tablosu verileridir. Sübvansiyon alan kuruluşlar dikkate alınarak sübvansiyonların sektörel dağılımı yapılmaktadır.

Sektörün sabit fiyatlarla hesaplanmasında, sübvansiyonların negatif bir dolaylı vergi olarak düşünülebileceği varsayımından hareket edilerek, dolaylı vergilerin zımni deflatörü kullanılmaktadır.

Dış Alem Net Faktör Gelirleri: Açık ekonomilerde işgücü, müteşebbis ve sermaye şeklinde çeşitli üretim faktörlerinin diğer ekonomilerde belli bir dönemde yaptıkları ekonomik işlemler sonucu elde edilen kazançlarının o ülke yurtiçi hasılasına ilavesi gerekmektedir.

Sektör gelir yöntemi kullanılarak hesaplanmaktadır. Sektöre ilişkin veriler T.C. Merkez Bankası'ndan yıllık ve üçer aylık dönemler itibariyle derlenmektedir. Sektöre ilişkin faktör gelirleri: işçi dövizleri, müteşebbis gelirleri, kâr transferleri, dış borç faiz ödemeleri, faiz gelirleri kalemlerinden oluşmaktadır.

İşçi dövizleri: Yurtdışında çalışanların yurda gönderdiği dövizler, askerlik bedeli olarak alınan dövizler, bedelsiz ithalat tebliği çerçevesinde gümrük bedeli olarak alınan dövizler, yurtdışında hizmet yapan girişimcilerin sağladıkları işçi dövizleri kapsanmaktadır.

Kâr transferleri: Türkiye'de yatırım yapmış olan yabancıların sözkonusu yatırımlardan elde ettikleri gelirlerin yurtdışındaki şirketlerine olan transferleri kapsanmaktadır. Eksi kalem olarak sektörde yer alır.

Faiz ödemeleri: Bu veriler Hazine, kamu iktisadi teşebbüsleri, döviz pozisyonu tutan bankalar ve yurtdışından kredi alan diğer kuruluşlara ait borçların faiz ödemeleridir ve eksi kalemdir.

Girişimci hizmet gelirleri ve faiz gelirleri: Yurtdışında inşaat, teknik hizmet vb. girişimcilerimizin sermaye ve faiz gelirleridir.

Dış alem net faktör gelirleri dış alemden gelen ve dış aleme giden olmak üzere biri artı, biri eksi iki kalem halinde GSMH tablolarımızda yer almaktadır.

Dolar olarak derlenen bu verilerin Türk Lirasına dönüştürülmesinde; aylar itibariyle ithalat ve ihracat ağırlıklı ortalama kur değerleri kullanılmaktadır. Dış alemden gelen faktör gelirleri kalemleri ithalattan elde edilen kurlar, dış aleme giden faktör gelirleri ise ihracattan elde edilen kurlar kullanılarak Türk Lirasına dönüştürülmektedir.

Sektörün sabit fiyatlarla hesaplanmasında dönemler itibariyle hesaplanan DİE'nin ithalat ve ihracat fiyat indeksleri kullanılmaktadır. Dönemler itibariyle GSMH serisinde dış alem gelirlerinin sabit fiyatlarla hesaplanmasında eksi kalemler ihracat fiyat indeksi ile, artı kalemler ithalat fiyat indeksi ile deflate edilmektedir.

Ülkeye giren dış alem gelirlerinin gelirlerde bir artışa neden olduğu, bu gelir fazlalığının ithalatın finansmanında kullanılacağı düşünülerek ithalat fiyat indeksi; ülkeden çıkan dış alem gelirlerinin ise gelirlerde bir eksilmeye neden olduğu, bu açığında ihracat gelirleri ile kapatılacağı düşünülerek ihracat fiyat indeksi deflatör olarak kullanılmaktadır.

............................................................................................................................. {ekle4}