|
DEVLET İSTATİSTİK ENSTİTÜSÜ 22 EKİM 2000 TARİHİNDE UYGULANAN GENEL
NÜFUS SAYIMININ GEÇİCİ SONUÇLARINI AÇIKLADI.
DEVLET İSTATİSTİK ENSTİTÜSÜ BAŞKANLIĞI TARAFINDAN 81 İLİN 2000 GENEL
NÜFUS SAYIMI SONUÇLARI AÇIKLANMIŞTIR.
İL BAZINDA YAPILAN
AÇIKLAMADA 41 İLİNKESİN SONUÇLARI, 40 İLİN İSE GEÇİCİ SONUÇLARI
VERİLMİŞTİR.
2000 GENEL NÜFUS
SAYIMI GEÇİCİ SONUÇLARINA GÖRE TÜRKİYE’NİN TOPLAMNÜFUSU67 844 903,
iL VE İLÇE MERKEZLERİNİN NÜFUSU 44 109 336, BUCAK VE KÖYLERİN NÜFUSU
İSE 23 735 567 OLARAK BELİRLENMİŞTİR.
2000 Genel Nüfus
Sayımının il bazında geçici sonuçları ekte dört tablo halinde sunulmaktadır.
Ülkemizde Cumhuriyetin
ilanından 1950 yılına kadar olan dönemde,ölüm hızının azalması ve
doğum hızının artması ile yıllık nüfus artış hızı yükselmiştir.
1923 ve 1955 yılları arasında Türkiye’nin nüfusu, yaklaşık iki kat
artarak 13 milyondan 24 milyona ulaşmıştır. Nüfus artış hızının
en yüksek olduğu dönembinde 28.5 ile 1955-60 dönemidir. 1950’li
yıllardan sonra doğurganlık azalmaya başlamıştır. Ancak, doğurganlıktaki
azalma hızı, ölüm hızlarında meydana gelen azalmadan daha az olduğu
için nüfus büyümeye devam etmiştir. 1955 ile 1985 yılları arasında,
nüfus yeniden ikiye katlanarak 24 milyondan 51 milyona ulaşmıştır.
1985 yılından sonranüfus artış hızı düşme eğilimine girmiştir. Yıllık
nüfus artış hızımız; 1980-1985 döneminde binde 24.9, 1985-1990 döneminde
binde 21.7 iken 1990-2000 döneminde bu hız binde 18.3’e düşmüştür.
Nüfusumuz yaklaşık son 75 yılda beş kat artmıştır.
2000 Genel Nüfus Sayımı geçici sonuçlarına göre:
Türkiye’nin
1990-2000 dönemindeki yıllık nüfus artış hızı binde 18.3, il ve
ilçe merkezlerinin yıllık nüfus artış hızı binde 27.0, bucak ve
köylerin yıllık nüfus artış hızı binde 3.9 olarak gerçekleşmiştir.
81 il içinde
en fazla nüfusu olan ilk üç il sırasıyla İstanbul, Ankara ve İzmir’dir.
2000 yılında İstanbul’un nüfusu 10 033 478, Ankara’nın nüfusu 4
007 860 ve İzmir’in nüfusu 3 387 908 olarak gerçekleşmiştir.
81 il içinde
nüfus artış hızı en yüksek olan ilk üç il sırasıyla Antalya, Şanlıurfa
ve İstanbul’dur. 1990-2000 döneminde Antalya’nın yıllık nüfus artış
hızı binde 42.2, Şanlıurfa’nın yıllık nüfus artış hızı binde 36.1
ve İstanbul’un yıllık nüfus artış hızı ise binde 33.2 olarak gerçekleşmiştir.
81 il içinde
nüfus artış hızı en düşük olan ilk üç il sırasıyla Tunceli, Ardahan
ve Sinop’dur. 1990-2000 döneminde Tunceli’nin yıllık nüfus artış
hızı binde -35.6, Ardahan’ın yıllık nüfus artış hızı binde -20.2
ve Sinop’un yıllık nüfus artış hızı binde –16.2 olarak gerçekleşmiştir.
Ülkemizdeki
yedi coğrafi bölgeye göre nüfus artış hızı en fazla olan bölge Marmara
Bölgesi, en az olan bölge ise Karadeniz Bölgesidir. 1990-2000 döneminde
Marmara Bölgesindeki yıllık nüfus artış hızı binde 26.6, Karadeniz
Bölgesindeki yıllık nüfus artış hızı binde 3.6 olarak tespit edilmiştir.
Türkiye’nin
nüfus artış hızı azalmaktadır. Yıllık nüfus artış hızı, 1980-1985
döneminde binde 24.9, 1985-1990 döneminde binde 21.7 iken 1990-2000
döneminde binde 18.3’e düşmüştür.
2000 Genel Nüfus
Sayımının temel sonuçları Ek Tablolarda verilmiştir.
2000 Genel Nüfus
Sayımının il ve ilçe bazında sonuçları, “2000 Genel Nüfus Sayımı
Geçici Sonuçları” yayını ile kullanıcıya sunulmuştur. Bu yayında,
il ve ilçe bazında 41 ilin kesin, 40 ilin geçici sonuçları yer almaktadır.
İdari bölünüş sonuçları kesinleşen illerin sosyal ve ekonomik verilerinin
analiz çalışmaları tamamlandıktan sonra “Nüfusun Sosyal ve Ekonomik
Nitelikleri” yayını her il için ayrı bir yayın halinde kullanıcıya
sunulmaktadır.
1.Genel
Nüfus Sayımlarına göre nüfus, yıllık nüfus artış hızı, yüzölçümü
ve nüfus yoğunluğu
2. Bölgelere
göre şehir ve köy nüfusu ve yıllık nüfus artış hızı
3. İllere
göre şehir ve köy nüfusu ve yıllık nüfus artış hızı
4. İl
merkezlerinin nüfus büyüklüğüne göre sıralanışı ve yıllık nüfus
artış hızı
AÇIKLAMA
2000 Genel Nüfus
Sayımı geçici sonuçlarının sayımı takiben bir hafta içinde kamuoyuna
açıklanması planlanmıştı. Ancak, birçok ilimize ait bazı yerleşim
yerlerinde hayali nüfus yazılması nedeniyle bu açıklamanın hayali
yazımların tespitinden sonra yapılmasına karar verilmiştir.
2000 Genel Nüfus
Sayımının amacı, organizasyonu ve sayım sonrası çalışmaları aşağıda
özetlenmiştir.
Sayımın Amacı
ve Organizasyonu
Ülkemizde ilk
nüfus sayımı 1927 yılında, ikinci sayım ise 1935 yılında uygulanmıştır.
1935-1990 döneminde sonu sıfır ve beş ile biten yıllarda yapılan
Genel Nüfus Sayımlarının, 1990 yılında çıkartılan 403 Sayılı Kanun
Hükmünde Kararname gereği 1990 yılından sonra on yılda bir uygulanması
kararlaştırılmıştır. Bu kanun gereğince 22 Ekim 2000 tarihinde 14.
Genel Nüfus Sayımı uygulanmıştır.
219 Sayılı Kanun
Hükmünde Kararnamenin yürürlükte bulunan 32.maddesi gereğince 2000
Genel Nüfus Sayımı sokağa çıkma yasağı uygulanarak sayımın alan
uygulaması bir günde tamamlanmıştır.
2000 Genel Nüfus
Sayımı, sayımın uygulama tarihinde sınırlarımız içinde bulunan nüfusun
büyüklüğünü, idari bölünüşe göre dağılımını ve nüfusun başlıca sosyal,
demografik ve ekonomik niteliklerini belirlemek amacıyla uygulanmıştır.
Genel Nüfus
Sayımlarının uygulanması için gerekli tüm çalışmaları yürütmek 219
Sayılı Kanun Hükmünde Kararname gereğince Devlet İstatistik Enstitüsü’nün
yasal görevidir. Devlet İstatistik Enstitüsü, uluslararası standartlara
uygun tanım ve kavramların oluşturulması, soru kağıdının hazırlanması,
basımı ve dağıtımı, sayımın uygulama yöntemi ve soru kağıdına yönelik
eğitim dökümanlarının hazırlanması, ilk aşama eğitimin verilmesi
ve sayımda derlenen bilgilerin değerlendirilmesi ile yayınlanmasından
sorumludur.
Ülke genelinde
bir milyona yakın kişinin görev aldığı nüfus sayımının alan organizasyonu
“Genel Nüfus Sayımı Sayım Komiteleri ve Bürolarının Kuruluş, Görev
ve Çalışma Esaslarına Ait Yönetmelik” gereği illerde Vali veya Vali
Yardımcısı, ilçelerde ise Kaymakamlar başkanlığında kurulan İl ve
İlçe Sayım Komiteleri tarafından yürütülmektedir.
İl ve İlçe Sayım
Komiteleri, ilgili yönetmelikte belirtilen hususların yanısıra her
sayımda Devlet İstatistik Enstitüsü Başkanlığı’nın hazırlayıp Sayım
Komitelerine gönderdiği genelgeler doğrultusunda sayımı uygulamakla
yükümlüdür. Sayım Komiteleri, sorumluluk alanı içerisinde yer alan
tüm nüfusun kapsanması için gerekli olan Sayım Bölgelerinin oluşturulması,
sayımda görev alacak kişilerin belirlenmesi ve sayımın alan uygulamasının
tam ve doğru olarak yapılmasından sorumludur.
Ülkemizdeki
nüfusun tam olarak sayılabilmesi için sayımı yapılacak adreslerin
ve bu adreslerdeki yapıların niteliklerinin tam olarak bilinmesi
gerekmektedir. Adres Çerçevesi olarak tanımlanan bu bilgiler her
sayım memurunun görev alacağı bölgelerin belirlenmesinde kullanılmaktadır.
Adres Çerçevesinin
oluşturulması amacıyla, önceki sayımlarda olduğu gibi, 2000 Genel
Nüfus Sayımından önce de bütün sokak ve caddelere isim veya numara
verilmiş ve içinde insan bulunan veya bulunması muhtemel olan bütün
yapıların numaralandırılması ve bu adreslerde yaşayan kişilerin
tespitini kapsayan “Numaralama Çalışması” yapılmıştır. Bu çalışma
belediye teşkilatı bulunan yerlerde belediyeler, belediye teşkilatı
bulunmayan bucak ve köylerde muhtarlıklar tarafından yapılmıştır.
Numaralama Çalışmasını
takiben belediyeler ile birlikte Devlet İstatistik Enstitüsü tarafından
16 yıldır yapılmayan 2000 Bina Sayımı, nüfus sayımından önce uygulanmış
ve belediyesi olan tüm yerleşim yerlerinde, nüfus sayımında kullanılacak
adres çerçevesi bir kez daha kontrol edilmiştir.
Bir sayım memurunun
sayım günü ziyaret edeceği adres listesi sayım bölgesi olarak tanımlanmaktadır.
2000 Genel Nüfus Sayımı öncesinde yapılan pretest çalışmaları ile
bir sayım memurunun sayım günü il ve ilçe merkezlerinde ortalama
22 hane (en fazla 100 nüfus), bucak ve köylerde ortalama 25 hane
(en fazla 130 nüfus) ‘nin sayımını yapabileceği tespit edilmiştir.
Bu tanım doğrultusunda sayım bölgeleri, İl ve İlçe Sayım Komiteleri
tarafından Numaralama Çalışması ile belirlenen güncel adres çerçevesi
ve bu adreslerdeki nüfus bilgileri kullanılarak belirlenmiştir.
Yukarıda belirtilen
DİE dışındaki kurumlar tarafından yürütülen çalışmalarda, DİE’nin
750 teknik personeli tarafından ilçe bazında danışmanlık hizmeti
verilerek İl ve İlçe Sayım Komitelerine teknik destek sağlanmıştır.
Bu organizasyon
çerçevesinde Genel Nüfus Sayımlarının doğru ve eksiksiz bir şekilde
uygulanabilmesi için DİE dışındaki kurumlar tarafından yapılan çalışmaların
da sağlıklı bir şekilde yürütülmesi gerekmektedir.
Sayım Sonrası Çalışmalar
22 Ekim 2000
tarihinde uygulanan Genel Nüfus Sayımının geçici sonuçları, sayımı
takiben üç gün içinde İl ve İlçe Sayım Komiteleri tarafından faks
ile Devlet İstatistik Enstitüsü Başkanlığına gönderilmiştir. Bu
bilgiler ile önceki sayım sonuçları dikkate alınarak yapılan analiz
ve projeksiyon sonuçları karşılaştırıldığında, birçok ildeki bazı
yerleşim yerlerinde nüfus artışının tahminlerin üzerinde olduğu
görülmüştür. Ayrıca, Devlet İstatistik Enstitüsü Başkanlığı, Devlet
Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı yazılı ve sözlü olarak sayım günü
ve sonrasında hayali nüfus yazımı yapılan yerlerle ilgili yoğun
ihbarlar almıştır.
Hayali nüfus
yazılan yerlerin tespit edilebilmesi amacıyla öncelikli olarak ülkemizdeki
tüm il, ilçe, bucak ve köylerin nüfus büyüklüğündeki değişim, önceki
sayımlara göre yapılan nüfus projeksiyonları ile karşılaştırılarak,
tahminlerin üzerinde nüfus artış hızına sahip olan yerleşim yerleri
tespit edilmiştir. Bu çalışmaya ek olarak, Devlet İstatistik Enstitüsü
Başkanlığının genelgeleriyle tanımlanan, bir sayım memurunun görev
alacağı sayım bölgesi tanımına uyulmayan diğer bir ifadeyle belirlenen
ölçütlerden daha fazla nüfus yazılan sayım bölgeleri tespit edilmiştir.
Ayrıca, sayımın uygulanmasından önce belediye teşkilatı bulunan
yerlerde belediyeler, belediye teşkilatı bulunmayan bucak ve köylerde
muhtarlıklar tarafından yapılan Numaralama Çalışmasında her yerleşim
yeri için oluşturulan adres çerçevesi ile sayım defterlerindeki
adresler karşılaştırılarak tutarsızlıklar tespit edilmiştir. Bütün
bu kriterler gözönüne alınarak yapılan analizler sonucunda hayali
nüfus yazımı için alan kontrolü yapılacak yerleşim yerlerine karar
verilmiştir. Bu çalışma sonucunda 73 ilimizde toplam 2290 yerleşim
yeri hayali nüfus yazımının kontrolü için incelemeye alınmıştır.
Hayali nüfus
yazımı yapılan yerleşim yerlerine ait sistematik hataların belirlenmesi
amacıyla sayım defterleri incelemeye alınmıştır. Sayım defterleri
DİE’nin merkezinde bu konuda özel eğitim almış personel tarafından
incelenmiştir.
Sayım defterlerinde
ve alan incelemelerinde hayali nüfus yazımı ile ilgili olarak tespit
edilen sistematik hatalar aşağıda özetlenmiştir;
· Hayali mahalle, sokak veya adreslerde hayali nüfus yazımı,
· Mevcut adreslerde hayali veya mükerrer nüfus yazımı,
· Nüfus kütüklerindeki nüfusun hayali yazımı,
· Özel sayım bölgelerinde (yurtlar, oteller, mevsimlik işçilerin
bulunduğu çadırlar, terminaller, işyerleri, vb.) hayali nüfus yazımı,
· Sayım günü seyahat halinde olan nüfusun mükerrer yazımı,
· Arsa, inşaat, ahır, samanlık ve depo gibi yerlerde hayali nüfus
yazımı,
· Aynı sayım bölgesinde (aynı sayım defteri) ardışık hanelerde,
sayım defterinin tamamını doldurmak suretiyle hanedeki kişi sayısı
7 ve 7’nin katları olacak şekilde hayali nüfus yazımı,
· Bir sayım memurunun defterinde farklı yazı karakterleri ile hayali
nüfus yazımı,
· Sayımın alan organizasyonunda, her sayım memurunun kentlerde en
çok 100, köylerde en çok 130 nüfusu yazabileceği şekilde sayım bölgeleri
oluşturulmasına rağmen bazı sayım memurlarının planlanandan daha
fazla defter kullanarak hayali nüfus yazması.
Hayali nüfus
yazılan yerleşim yerlerinin belirlenmesine yönelik çalışmalar sonucunda
hayali nüfus yazıldığı tahmin edilen tüm yerleşim yerlerinde, sayım
defterleri fiilen alanda kontrol edilerek hayali yazılan nüfus belirlenmiştir.
|