MİLLİ HESAPLAR ile ilgili Değişkenlerin Tanımları


MİLLİ GELİR KAVRAM VE TAHMİN YÖNTEMLERİ

Milli Hesaplar sisteminde en önemli yeri milli gelir hesapları tutmaktadır. Milli gelir hesapları bir ülkenin kalkınma ve ekonomik gelişme durumunu, iktisadi faaliyetlerden yaratılan gelirini gösterir. Bu hesaplar kalkınma plan ve programlarının hazırlanmasına esas olan verileri teşkil eder.

Ekonomi politikalarının etkisini ve başarı derecesini ölçmekte en önemli rolü oynayan milli gelir hesapları bu seviyeye uzun yıllar süren çalışmalar sonucu ulaşmıştır. Bu çalışmaların temeli bir ekonomideki toplam geliri hesaplama esasına dayanmaktadır. Gayri Safi Milli Hasıla hesaplarına geçmeden önce bu hesapların tarihsel gelişimi, temel kavramları ve tahmin yöntemleri ile ilgili açıklamalar bu bölümde verilmiştir.

MİLLİ GELİRİN TARİHSEL GELİŞİMİ

Milli Gelir tahminleri ile ilgili ilk çalışmalar l7. yüzyılda İngiltere'de ve Fransa'da başlamıştır. Fransa'da Pierre Boisguillebert, İngiltere'de ise William Petty bu konuyla ilgilenmişlerdir. İlk milli gelir tahmini W. Petty tarafından 1665'de İngiltere için yapılmıştır. Petty hesaplamalarında yıllık gelirin yıllık tüketime eşit olduğu varsayımından hareket etmiştir. Daha sonraki yıllarda İngiltere'de çok sayıda kişisel tahminler yapılmıştır.

Amerika'daki ilk milli gelir tahmini ise l843'de George Tucker tarafından hazırlanmıştır. Bu yüzyılda Avrupa ülkelerinin bir çoğunda da resmi tahminler yapılmaya başlanmıştır. Resmi milli gelir verileri ise l890'larda Avustralya'da yayınlanmıştır.

20. yüzyılda savaş masrafları yüzünden üretim, yatırım, tüketim ve tasarruf deyimleri ön plana çıkmış, bu dönemde toplanılan istatistiki bilgiler milli gelir tahminleri için veri kaynaklarını oluşturmuştur. Amerika'da Simon Kuznets, İngiltere'de Colin Clark hem üretim ve pazarlar hem de milli gelir üzerine araştırmalar yapmaya başlamışlardır. Milli hesaplar sistemi, Lord J.M. Keynes'in l929'daki büyük ekonomik buhrandan sonra makro ekonomik alanda araştırma ve analizlere yeni bir yön vermesiyle çok büyük bir önem kazanmıştır.

Milli gelir üzerine kapsamlı çalışmalar İkinci Dünya Savaşından sonra başlamış, l944 yılında Amerika, İngiltere ve Kanada ortak tanımlar belirlemek amacıyla bir araya gelmişlerdir. Daha sonra l949 yılında uluslararası standartlaştırma çalışmalarına başlanmış, l952'de A Standardized System of National Accounts (SNA) yayınlanmıştır. Birleşmiş Milletler 1968 ve 1993 yıllarında SNA'yı yeniden düzenleyerek yayınlamıştır. Türkiye'de de milli gelir hesapları SNA tavsiyeleri doğrultusunda yapılmaktadır.

Ülkemizde bu konuya ilgi l928 yılında başlamış, l929 yılında uzman Camilla Jacguart milli gelir tahmini yapmakla görevlendirilmiş, ama veri toplama güçlüğü nedeniyle bu çabalar sonuçsuz kalmıştır.

l935 yılında milli gelir tahmini hazırlama görevi İktisat Bakanlığı Konjoktür Servisi ve Alman istatistikçi Franz Eppeinstein'e verilmiştir. Yapılan çalışmalar sonucunda l927, l933, l934 yılları daha sonraları ise 1935 ve 1936 yılları için, 1947 yılında da, İstatistik Genel Müdürlüğü tarafından 1942,1943 ve 1944 yılları için milli gelir tahminleri yapılmış ve yayınlanmıştır.

Bu girişimleri birçok kişisel milli gelir tahmini çalışmaları izlemiştir. Bunlar Şefik Bilkur'un l943 yılı, Şefik İnan'ın 1949 yılı, Vedat Eldem'in l929 ve 1945 yılları milli gelir serileridir.

Milli Gelir hesaplarıyla ilgilenecek özel bir daire olmadığından l950 yılına kadar çalışmalar düzenli bir şekilde yürütülememiştir. l950 yılında Milli Gelir Etüt Grubu oluşturulmuş, bu grup l95l'de çalışmalarına başlamıştır. Milli Gelir Etüt Grubu Başkanlığında l938, l948-195l yıllarını kapsayacak şekilde milli gelir tahminleri yapılmıştır. Bu tahminler Milton Gilbert'in tavsiyeleri uyarınca tekrar gözden geçirilmiş ve bunlara ilaveten l952-1953 tahminleri hazırlanmıştır.

Bu tarihten sonraki yıllarda çalışmalar devam etmiş; özellikle planlı kalkınma dönemine geçildikten sonra milli gelir tahminleri büyük önem kazanmıştır. l960 yılında Devlet Planlama Teşkilatı kurulmuş ve bu Teşkilat l96l-7l dönemi boyunca ayrı bir seri hazırlamıştır. İki farklı resmi milli gelir serisinin yurt içinde ve dışında yarattığı sakıncaları gidermek, daha güvenilir kaynakların, 1968 SNA tavsiyelerinin ve yeni gelişen yöntemlerin kullanılmasını sağlamak amacıyla 1971'in ikinci yarısında DİE ve DPT teknik elemanlarından bir çalışma grubu oluşturulmuştur. Bu grup cari fiyatlarla ve sabit fiyatlarla milli gelir hesaplama metodolojisini yeniden düzenlemiş ve 1962-1971 dönemine ait yeni bir milli gelir serisi hazırlamıştır. Çalışma grubunun yaptığı etüdler ve hesaplar DİE tarafından biri Ocak 1972'de diğeri Haziran 1972'de düzenlenen Milli Gelir Ulusal Kollokyumlarında ayrıntılı olarak tartışılmıştır. İki ayrı serinin ortaya çıkarttığı sorunları çözme çabaları bu tartışmaların ışığı altında son şeklini alan metodolojiye dayanılarak l97l yılında başarılı olmuş, l948-1972 yılları için tek bir milli gelir serisi oluşturulup yayınlanmıştır.

l980 yılından itibaren Gayri Safi Milli Hasıla yıllık gelişmeyi gösterecek şekilde üçer aylık verilere göre yılda dört kez hazırlanmaya başlanılmıştır. Ancak bu hesaplamalarda karşılaşılan güçlükler dolayısıyla, l985 yılından itibaren "l968 sabit fiyatları" ve "cari üretici fiyatları" dikkate alınarak yapılan GSMH tahminlerinin ilki, yılın ilk altı aylık verilerine dayanılarak, ikincisi dokuz aylık verilere dayanılarak üçüncüsü de on iki aylık verilere dayanılarak kullanıma sunulmuştur.

Ekonomideki değişimleri daha kısa zaman aralıkları içinde izlemek amacıyla l990 yılında üçer aylık dönemler itibariyle Gayri Safi Milli Hasıla hesapları çalışmasına başlanılmış ve l987 yılından bu yana dönemler itibariyle GSMH serisi oluşturulmuştur. GSMH hesaplarını daha güncel bir yapıya getirmek amacıyla yıllık hesaplamalarda l968 olan temel yıl yerine l987 yılı temel alınmıştır. Dönemler itibariyle GSMH hesaplarında kapsam genişletilmiş, daha önce kapsanamayan bazı maddelerle ekonomik alt sektörler sisteme dahil edilmiştir.

Aynı yıl DİE harcamalar yöntemiyle Gayri Safi Yurtiçi Hasıla hesaplanması çalışmalarına başlamıştır. Daha önceki çalışmalarda özel tüketim harcamaları GSYİH'dan diğer harcama kalemleri çıkarıldıktan sonra bulunuyordu. Yeni çalışmada bu kalem mal akımı yöntemiyle hesaplanmıştır. Harcama yöntemiyle GSYİH serisi 1987 yılından bu yana dönemler itibariyle yayınlanmaktadır. Halen milli gelirin gelir yöntemiyle hesaplanması çalışmaları sürdürülmektedir.

Bu yayındaki seriler 1968 SNA'e uygun olarak hazırlanmıştır. DİE yakın bir gelecekte 1993 SNA tavsiyelerini izleyerek, buna göre serileri revize edecektir.

MİLLİ GELİR KAVRAMLARI

Milli gelir bir ülkede belli bir dönemde mal ve hizmet üretiminden doğan üretim faktörleri gelirlerinin toplam parasal değerini, diğer bir deyişle, milli ekonominin bir yıl içinde yarattığı toplam net hasılayı ifade eder. Milli gelir ekonomi bütününde para akımını değil, reel olarak mal ve hizmet akımını belirtir, ama bu akım sadece fiyatlarla ifade edilebilir.

Ekonominin zaman içindeki durumunu gösteren milli gelirin altı ölçüsü vardır;
l- Gayri Safi Yurtiçi Hasıla
2- Gayri Safi Milli Hasıla
3- Safi Milli Hasıla
4- Milli Gelir veya Faktör Fiyatlarıyla Safi Milli Hasıla
5- Kişisel Gelir
6- Harcanabilir Gelir

l- Gayri Safi Yurtiçi Hasıla

GSYİH, bir ekonomide yerleşik olan üretici birimlerin belli bir dönemde, yurtiçi faaliyetleri sonucu yaratmış oldukları tüm mal ve hizmetlerin üretim değerleri toplamından bu mal ve hizmetlerin üretiminde kullanılan girdiler toplamının düşülmesi sonucu elde edilen değerdir.

2- Gayri Safi Milli Hasıla

Gayri Safi Yurtiçi Hasıla'ya Dış Alem Net Faktör Gelirleri değerinin eklenmesiyle Gayri Safi Milli Hasıla elde edilir.

GSMH= GSYİH + Dış Alem Net Faktör Gelirleri

3- Safi Milli Hasıla

Safi Milli Hasılaya, Gayri Safi Milli Hasıla'dan üretim sırasında kullanılan sabit sermaye unsurlarında o yıl içinde meydana gelen aşınma ve eskime payları yani amortismanlar çıkarıldıktan sonra ulaşılır.

Safi Milli Hasıla = GSMH - Amortismanlar

4- Milli Gelir veya Faktör Fiyatlarıyla Safi Milli Hasıla

Gayri safi milli hasıla ve safi milli hasıla piyasa fiyatlarıyla ölçülen büyüklüklerdir.Ama piyasa fiyatları faktör ödemesi olmayan dolaylı vergileri de içerir. Safi milli hasıladan sektörlerin o yıl içinde ödedikleri dolaylı vergilerin düşülmesi, devletin görev zararı karşılığı olarak üreticilere verdiği sübvansiyonların eklenmesiyle milli gelir değerine diğer bir tanımlamayla faktör fiyatlarıyla net milli hasılaya varılmaktadır.

Milli Gelir = Faktör Fiyatlarıyla Safi Milli Hasıla

Milli Gelir = Safi Milli Hasıla - Dolaylı Vergiler + Sübvansiyonlar

5- Kişisel Gelir

Kişisel gelir, vergilerden önce kişilerin eline geçen harcanabilir gelirdir. Başka bir tanıma göre kişisel gelir üretim faktörü sahiplerinin bir dönem içinde fiilen elde ettikleri gelirlerin toplamıdır.

Kişisel gelire milli gelirden kurumlar vergisi, dağıtılmamış firma kârları, sosyal güvenlik paylarının çıkarılması ve elde edilen değere transfer ödemeleri, devlet borçları üzerinden ödenen faizler ve tüketicilerin ödediği faizlerin eklenmesi ile ulaşılır.

Kişisel Gelir = Milli Gelir - (Kurumlar Vergisi+Dağıtılmamış Firma Kârları+Sosyal Güvenlik Payları) + Transfer Ödemeleri+Faiz Ödemeleri

Kişisel gelir, transfer ya da faiz ödemelerinin arttığı dönemlerde milli geliri aşabilir.

6- Harcanabilir Gelir

Harcanabilir gelir, bireylerin serbestçe kullanabilecekleri gelirdir. Kişisel gelirden dolaysız vergilerin çıkarılmasıyla elde edilen harcanabilir gelir en küçük milli gelir büyüklüğüdür. Bu tanıma göre harcanabilir gelir, bütün kişisel harcamaların ve tasarrufların toplamı olarak da belirtilebilir.

Bu ölçütlerden; Gayri Safi Milli Hasıla ekonominin toplam üretim kuvvetini, net milli hasıla net ekonomik başarıyı, milli gelir ise ülke sakinlerinin ortalama gelir ve satın alma gücünün seviyesini açıklar. Bundan ötürü milli gelir ekonomik refah ölçüsü olarak kullanılmaktadır.

MİLLİ GELİR TAHMİN YÖNTEMLERİ

"Gayri Safi Milli Hasıla Hesaplamaları" uluslararası muhasebe yöntemlerinden biri veya ikisi ya da üç yöntem birlikte kullanılarak yapılmaktadır. Çoğu zaman hesaplama yöntemleri sektörlere göre değişmektedir.

Üretim Yöntemi

Bu yöntemde amaç bir ekonomide aynı mal ve hizmetleri üreten birimlerden meydana gelen faaliyet kollarındaki nihai mal ve hizmet üretim değerlerinin ölçülmesidir. Bir faaliyet kolunda üretilen mal ve hizmetlerin piyasa fiyatlarıyla değerlendirilmesiyle bu faaliyet kolunun gayri safi üretim değerine ulaşılır. Bu üretim değeri üretimde bulunabilmek için kullanılan ara mallarını da kapsar. Üretim yolu ile Gayri Safi Milli Hasıla ise toplam gayri safi üretim değerinden bu ara mallarının değerinin çıkarılması ile elde edilir.

Gelir Yöntemi

Bu yöntemde kişilerin cari mal ve hizmetleri dolayısıyla elde ettikleri faktör gelirleri hesaba alınır. Bunlar; maaş, ücret, faiz, kira ve kâr'dır. Ekonomide elde edilen bu faktör gelirlerinin toplanmasıyla milli gelire ulaşılır.

Harcamalar Yöntemi

Harcamalar yönteminde milli ekonomide belli bir süre içinde tüketime ve yatırıma yapılan harcamalar toplamı olarak Gayri Safi Yurtiçi Hasılaya ulaşılır. Bu toplamda tamamlanmış mal ve hizmetler ele alınır. Harcama yapılarak elde edilen mal ve hizmetlerin bir kısmı yıl içerisinde ara mal olarak başka mal ve hizmetlerin üretiminde kullanılır. Bir kısmı ise doğrudan tüketime yatırıma ya da stok veya ihracata gider. Bunlar nihai kullanım olarak adlandırılır.Yıl içerisinde başka bir sınai işlem görmeyerek nihai alıcılar tarafından satın alınan mallar nihai kullanımın kapsamını oluşturur. Bir ekonomide satılan bütün nihai mal ve hizmetlerin toplam değeri nihai kullanım değerine bu ise gayri safi katma değerlerin toplamına eşittir.

Bu üç yöntemde de aynı sonuç elde edilir. Fakat değişik veri kaynaklarına bağlı olarak farklılıklar da gözükebilir. DİE, üretim yöntemi kullanılarak hesaplanan GSYİH'yı ana gösterge olarak kullanmaktadır. Aradaki fark, harcamalar yönüyle GSYİH hesaplarında istatistik hata olarak gözükür.

FAALİYET KOLLARINA GÖRE GAYRİ SAFİ MİLLİ HASILA HESAPLARI

Faaliyet kollarına göre Gayri Safi Milli Hasıla cari fiyatlarla ve sabit fiyatlarla olmak üzere iki kez hesaplanır. Cari fiyatlarla Gayri Safi Milli Hasıladaki gelişmeler, gerçek gelişmeleri yansıtmayabilir. Çeşitli yılların GSMH rakamlarının reel olarak karşılaştırılması gerektiğinde, fiyat değişikliklerinden gelen etkiyi yok etmek gerekmektedir. Sabit fiyatlarla Gayri Safi Milli Hasıla bu etkiyi yok ederek , belli bir dönemde yer alan gerçek değişmeleri ölçmektedir. Ülkemizde sabit fiyatlarla GSMH 1987 yılı temel alınarak hesaplanmaktadır.

Faaliyet kollarına göre Gayri Safi Milli Hasıla hesaplamalarında kullanılan ana tablo aşağıda gösterilmiştir;

Gayri Safi Milli Hasıla
Faaliyet Kollarına ve Üretici Fiyatlarına Göre

İktisadi Faaliyet Kolları
1- Tarım A-Çiftçilik ve Hayvancılık B-Ormancılık C-Balıkçılık
2- Sanayi A -Madencilik ve Taşocakçılığı B-İmalat Sanayi C-Elektrik, Gaz, Su
3- İnşaat Sanayi
4- Ticaret A-Toptan ve Perakende Ticaret B-Otel Lokanta Hizmetleri
5- Ulaştırma ve Haberleşme
6- Mali Kuruluşlar
7- Konut Sahipliği
8- Serbest Meslek ve Hizmetleri
9- (-)İzafi Banka Hizmetleri
10- Sektörler Toplamı (1-9)
11- Devlet Hizmetleri
12- Kar Amacı Olmayan Özel Hizmet Kuruluşları
13- Toplam (10+11+12)
14- İthalat Vergisi
15- GSYİH ( Alıcı Fiyatlarıyla )
16- Dış Alem Net Faktör Gelirleri A-Dış Alemden Gelen B-Dış Aleme Giden
17- GSMH ( Alıcı Fiyatlarıyla)

TARIM SEKTÖRÜ

Tarım sektörü toprakta yetişen bitkisel ürünler, hayvan ve hayvan ürünlerinin üretimi ile ormancılık, balıkçılık kesimi faaliyetlerini kapsamaktadır.

Tarım sektöründe katma değer üretim yolundan çiftçilik ve hayvancılık, balıkçılık, ormancılık sektörleri ayrımında hesaplanmaktadır. Sektörle ilgili veriler DİE'nin Tarım İstatistikleri, Tarım Sayımları, 1984 Hayvan Sayımı, İnput Output Tabloları, ilgili kurumların verileri ve cari anketlerden elde edilmektedir.

1- BİTKİSEL KESİM

A) Üretim

Çiftçilik sektöründe kullanılan veriler Tarım ve Köyişleri Bakanlığı İl Teşkilatlarından, Bakanlık ve Devlet İstatistik Enstitüsü kanalıyla tarla ürünleri, meyveler ve sebzeler için çeşitli tarihlerde gönderilen tahmin formları ve kesin ürün karneleri ile derlenmektedir. Derlenen bu bilgiler ilki Ağustos ayı, ikincisi Kasım ayı, üçüncüsü ertesi yılın Mart ayı başında toplanan ve Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı, Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü, Toprak Mahsülleri Ofisi Genel Müdürlüğü, Türkiye Odalar Birliği, Türkiye Ziraat Odaları Birliği, Milli Prodüktivite Merkezi, Devlet İstatistik Enstitüsü yetkili elemanlarından oluşan "Tarım Ürünleri Tahmin Komitesi"nce ısı ve yağış durumları, Tarım ve Köyişleri Bakanlığından alınan ekiliş alanları dikkate alınarak gözden geçirilmekte ve karara bağlanmaktadır.

Ayrıca dönemsel olarak bitkisel üretimi hesaplayabilmek için bitkisel üretim ve ekilişle ilgili veriler, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı İl Teşkilatlarından "Tarla Ürünlerinin Üçer Aylık Dönemler İtibariyle Üretim ve Ekilişleri", "Üçer Aylık Dönemler İtibariyle Meyve Üretimi" ve "Üçer Aylık Dönemler İtibariyle Sebze Üretimi" isimleri altında hazırlanan üç değişik soru kağıdıyla derlenmektedir.

Yonca, korunga, fiğ gibi bitkiler, yeşil ot ve kuru ot olarak Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'ndan yıllık üretim miktarı olarak alınmakta, çiftçinin eline geçen fiyatlarla değerlendirilmektedir. Bu bitkilerin dönemsel dağılımları yine Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'ndan alınan uzman görüşleri doğrultusunda yapılmaktadır. Bitkisel ürünlerin içinde yer alan saman üretimi hububat ve bakliyat grubundaki ürünler ile yer fıstığı ve soya üretiminin belirli katsayılarla çarpılması ile hesaplanır. Bu üretim miktarı aynı şekilde çiftçinin eline geçen fiyatla değerlendirilmektedir.

Kendi yetişen bitkiler olarak adlandırılan, değer olarak çok küçük olan sigala yağı, defne yaprağı gibi bitkiler bu ürünlerin orman alanlarında yetiştiği dikkate alınarak çiftçilik sektöründen çıkartılıp ormancılık sektöründe kapsanılmıştır.

Bitkisel üretim içinde olması gereken çiçek üretimi ile ilgili veriler her dönem için düzenlenen çiçek cinslerine göre üretim verilerinin kapsandığı soru kağıtları ile çiçekçilikle ilgili kooperatiflerden derlenmektedir. Gelen veriler değerlendirilip bitkisel üretime ilave edilmiştir.

B) Bitkisel Ürünlerin Fiyatları ve Değerlendirme

Tarım Ürünleri Tahmin Komitesi'nce belirlenen üretim miktarı, ürünün hasat öncesi tarladaki veya ağaçtaki durumuna göre yapılmaktadır. Ürünlerin topraktaki miktarının bir kısmının hasat sırasında, bir kısmının da hasattan sonra zayi olduğu yani topraktaki ürünün tamamı değerlendirilmediği için tahmin edilen üretim miktarlarından zayi olan miktarın çıkartılması gerekmektedir. Bu zayiat oranları 1987-88 yılları için yapılan "Tarımsal Ürünler Pazarlama Anketi" sonuçlarından ürün bazında elde edilmiştir.

Zayiat oranları düşülerek elde edilen bitkisel ürünlerin değerlendirilmesinde Tarım ve Köyişleri Bakanlığı İl Teşkilatı aracılığı ile aylık olarak derlenen çiftçinin eline geçen fiyatlar ve toptan eşya fiyatları kullanılmıştır. Bu fiyatlar 1990 yılında Input-Output çalışması için yapılan pazarlama anketi sonuçlarından elde edilen fiyatlarla karşılaştırılmış ve pazarlama anketinden elde edilen fiyatların daha düşük olduğu görülmüştür. Bunun nedeni çiftçinin eline geçen fiyatlar ve toptan eşya fiyatlarının pazar fiyatı olması, bu nedenle ulaştırma masraflarını da içermesidir. Milli Gelir metodolojisi gereği fiyatların üretici fiyatı olarak kullanılması, başka bir deyişle ulaştırma masraflarının fiyatlar içinde kapsanmaması gerekmektedir. Bunun için 1990 yılı pazarlama anketi sonucundan elde edilen fiyatlarla, 1990 yılındaki çiftçinin eline geçen fiyatlar ve toptan eşya fiyatları karşılaştırılarak her ürün grubu için ortalama ulaştırma payları hesaplanmıştır. Daha sonra çiftçinin eline geçen fiyatlar ve toptan eşya fiyatlarıyla net üretim miktarının çarpılmasıyla elde edilen bitkisel kesim üretim değeri, her ürün grubu için hesaplanan ulaştırma payları çıkartılarak sektörün gerçek üretim değerine ulaşılmıştır.

C) Bitkisel Kesim Masrafları

Yukarıda açıklandığı şekilde tespit edilen üretim miktarları ve fiyatlarla elde edilen üretim değerlerinden bitkisel Gayri Safi Milli Hasılaya varabilmek için bitkisel üretim değerinden üretim masraflarının düşülmesi gerekmektedir. Bu masrafları şöyle sıralayabiliriz.

a) Tohumluk

Tarım istatistiklerinden alınan ekiliş alanları teknik olarak belirlenmiş hektara atılan tohum miktarı ile çarpılarak harcanan toplam tohum miktarı elde edilmektedir. Tohum miktarlarının değerlendirilmesinde her ürünün kendi fiyatı kullanılmaktadır. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı İl Teşkilatlarından derlenen anketlerden, dönemler itibariyle ekili alan miktar ve oranları bulunmuş; fakat ekili alan miktarına ilişkin bilgiler yıllık ekili alan bilgisi ile, yukarıda da açıklandığı gibi tutarlı olmadığı için yıllık ekili alana anketten bulunan oranlar uygulanmış ve dönemsel olarak bu alan miktarları kullanılmıştır.

b) Kimyasal Gübre

Tarım ve Köyişleri Bakanlığın'dan dönemsel olarak elde edilen gübre miktar ve değerleri aynen kullanılmaktadır.

c) Doğal Gübre

Hayvancılık kesiminde hesaplanan doğal gübre üretiminden alınmaktadır.

d) Akaryakıt ve Yağ

Tarım İstatitiklerinden alınan traktör, biçer döver ve motopomp sayısı ile araçların yılda ortalama kullandıkları akaryakıt miktarı çarpılarak harcanan akaryakıt miktarı bulunmaktadır. Bu miktar akaryakıt fiyatı ile çarpılarak tarımda kullanılan akaryakıt değeri elde edilir. Mazot değerinin %8'i ve benzin değerinin %10'nu yağ masrafı olarak girdilere ilave edilir.

Yıllık olarak hesaplanan akaryakıt ve yağ masrafları Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü'nden uzman görüşü alınarak elde edilen oranlara göre dönemlere dağıtılmaktadır.

e) Tamir-Parça-Bakım

Traktör ve biçer döver sayıları yıllık ortalama bakım masrafları ile çarpılarak bu araçlar için tamir ve bakım masrafları bulunmaktadır. Traktör, biçer döver, diğer makinalar ve aletler için daha önce yapılan özel çalışmayla genel tamir, parça ve bakım masrafı tespit edilmiştir. Bu değer her yıl toptan eşya fiyat indeksi ile artırılmaktadır.

Yıllık olarak hesaplanan tamir, parça ve bakım masraflarının dönemlere dağıtımında araç kullanımı dikkate alınarak akaryakıt ve yağ hesaplanmasında kullanılan dönemsel dağıtım oranları kullanılmaktadır.

f) Zirai İlaçlar

Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'ndan alınan ilaçlanan alan ve kullanılan ilaç değeri ile ilgili bilgiler kullanılmaktadır.

g) Sulama

Devlet Su İşleri'nden sulanan alan ve tahakkuk eden sulama ücretine ilişkin bilgiler elde edilmektedir.

h) Diğer Masraflar

Yukarıda bahsedilen üretim masrafları dışında kalan diğer masraflar diğerleri adı altında topluca verilmektedir. Bunlar 1990 yılı Input-Output tablosu için hesaplanan tarımsal girdiler toplamından yukarıda bahsedilen yedi üretim masrafının çıkartılması ile bulunmuştur. Bunların dönemsel dağılımları ise yukarıdaki yedi inputun toplamının dağılımı şeklindedir.

2- HAYVANCILIK

Büyük ve küçük baş çiftlik hayvanları, kümes hayvanları, ipek böcekçiliği, arıcılık ve bu hayvanların ürünleri bu kesimi oluşturur. Hayvancılık üretimi için cari hayvan sayıları ve l984 hayvan sayımı sonucunda bulunan üretim katsayılarından yararlanılarak hesaplamalar yapılmıştır.

A) Üretim

a) Et Üretimi

Et üretimi için hayvan sayılarına, 1984 Hayvan Sayımı sonuçlarından elde edilen kasaplık güç oranları uygulanarak önce kasaplık hayvan sayısı, sonra bu kasaplık hayvan sayısı karkas ağırlıkları ile çarpılarak et üretimi hesaplanmaktadır.

Et üretiminin dönemlere dağıtılmasında hazırlanan Et ve Balık Kurumu ve et işleyen özel sektöre ait kuruluşlara gönderilen "Üretim için Satın Alış Miktarları ve Değerleri" anketlerinden yararlanılmaktadır.

b) Süt Üretimi

Süt üretimini hesaplamak için hayvan sayısına önce doğurabilir dişi oranı uygulanarak doğuran hayvan sayısı, bu sayıya da doğum oranı uygulanarak gerçek sağılan hayvan sayısı elde edilmektedir. Gerçek sağılan hayvan sayısı her hayvan cinsi için ortalama süt verimi ile çarpılarak toplam süt üretimine ulaşılmaktadır.

Süt üretiminin dönemlere dağıtılmasında Süt Endüstrisi Kurumu ve süt işleyen özel sektöre ait kuruluşlara gönderilen dönemler itibariyle süt alımlarına ilişkin verilerin elde edildiği soru kağıtlarından yararlanılmıştır.

c) Yapağı-Kıl-Tiftik

Yapağı, kıl, tiftik üretiminde koyun sayısı, yapağı verimi katsayısı ile çarpılarak yapağı üretimi, kıl keçi sayısı kıl verimi katsayısı ile çarpılarak kıl üretimi, tiftik keçisi sayısı tiftik verimi kat sayısı ile çarpılarak tiftik üretimi elde edilmektedir. Yıllık olarak hesaplanan bu üretim değerleri Ziraat Fakültesinden uzman görüşleri alınarak dönemlere dağıtılmıştır.

d) Ham Deri

Ham deri üretimi için hayvan sayıları ölüm oranları ile çarpılarak ölen hayvan sayısı bulunmaktadır. Ölen hayvan sayısı bize ham deri sayısını vermektedir. Bu konuda dönemler itibariyle yeterli bilgi elde edilmediği için oranlar bütün dönemlere eşit olarak dağıtılmaktadır. Kurban bayramındaki kesimlerden elde edilen deri üretimi de üretim hesaplarına alınmaktadır.

e) Gübre

Hayvan sayısı hayvan başına gübre verimi ile çarpılarak yıllık gübre üretimi bulunmaktadır. Toplam gübre miktarının bir kısmının tarlaya gittiği, bir kısmının yakıt olarak kullanıldığı, bir kısmının ise zayi olduğu kabul edilmiştir. Toplam gübre miktarında tarlaya giden ve yakıt olarak kullanılan kısımların ekonomik değeri olduğu için sadece bu üretimler fiyatlandırılarak gübre değeri bulunmaktadır. Bu konuda dönemsel dağılıma ilişkin bilgi bulunmadığı için dönemlere eşit olarak dağıtılmaktadır.

f) Yumurta

Yumurta sayısı Tarım İstatistiklerinden alınarak aynen kullanılmaktadır. Dönemsel dağılım için uzman görüşü alınarak elde edilen oranlar kullanılmaktadır.

g) Beyaz Et

Tarım İstatistiklerinden alınan tavuk, horoz ve hindi sayıları kullanılarak hesaplamalar yapılmaktadır. Dönemsel dağılım için, hindi eti uzman görüşü alınarak, tavuk eti ise her döneme eşit oranda dağıtılmıştır.

h) Bal-Balmumu-İpek Kozası

Tarım İstatistiklerinden alınan bigiler aynen kullanılmaktadır. Dönemsel bilgi için uzman görüşü alınarak elde edilen oranlar kullanılmaktadır.

B) Hayvansal Ürünlerin Fiyatları ve Değerlendirme

Hayvansal ürünlerin değerlendirilmesinde et dışında Tarım ve Köyişleri Bakanlığı İl Teşkilatı aracılığı ile derlenen çiftçinin eline geçen fiyatlar kullanılmaktadır. Et için ise Et ve Balık Kurumundan sağlanan fiyatlardan yararlanılmaktadır.

C) Hayvancılık Kesimi Masrafları

Sektörün masrafları için yıllar itibariyle veri derleme güçlüğü nedeniyle input-output tablolarından elde edilen input-output oranları kullanılmaktadır.

3- TARIM SANATLARI

Tarım sanatları bitkisel ve hayvansal ürünlerin, bu ürünlerin üretimini yapan kişilerce işlenmesi ile elde edilen ürünleri kapsamaktadır. Bitkisel ürünlerin işlenmesi çiftçilik sektöründe üçüncü dönemde yapılmaktadır. Hayvancılık sektöründe tarım sanatlarında kapsanan ürünler yağ, yoğurt, peynir gibi sütten yapılan ürünleri kapsadığı için bu ürünlerin dönemsel dağılımı süt üretiminin dönemsel dağılımı ile aynı alınmıştır.

4- ORMANCILIK

Ormancılık sektörü üretim yöntemi kullanılarak hesaplanmaktadır. Üretim miktarları ve fiyatlarına ilişkin veriler Orman Bakanlığı'ndan elde edilmektedir. Bu sektörde bugüne kadar kapsanmayan kavak üretimi, kaçak kesilen yakacak odun, fidan, tohum ve tali ürünler sektörün üretimine ilave edilmiştir. Üretim değerine katma değer/output oranı uygulanarak sektör katma değeri elde edilmektedir.

5- BALIKÇILIK

Sektörün hesaplanmasında üretim yöntemi kullanılmakta olup her yıl uygulanan "Su Ürünleri Anketi" sonuçlarından yararlanılmaktadır. Sektör deniz balıkları, tatlı su balıkları, diğer deniz ürünleri ve kültür balıkları alt kesimlerinden oluşmaktadır.

Deniz balıkları ve diğer deniz ürünleri hesaplarında kaynak olarak DİE'nin her yıl düzenlediği Deniz Ürünleri Anketlerinden yararlanılmıştır. Yaklaşık l300 anket formu incelenerek ekonomik değere sahip 57 tür deniz balığı ve 23 tür diğer deniz ürünleri için miktar ve değerler aylar itibariyle belirlenmiştir. Su ürünleri yıllık anketlerinden her ürün için alınan yıllık üretim miktarı l300 anketten belirlenen dönemsel dağılım oranlarına göre dönemlere dağıtılmıştır. Her ürün türü için belirlenen dönemsel üretim miktarlarının değerlendirilmesinde Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'ndan elde edilen dönemsel ortalama fiyatlar kullanılmıştır.

Tatlı su ve kültür balıklarına ait üretim verileri, fiyatlar ve dönemsel oranlar Tarım ve Köyişleri Bakanlığından elde edilmektedir.

Dönemsel olarak her balık türü için hesaplanan deniz balıkları, diğer deniz ürünleri, tatlı su balıkları ve kültür balıklarının üretim değerlerinin toplanmasıyla dönemsel toplam balıkçılık üretim değeri elde edilmektedir. Bu üretim değerlerine de input-output oranı uygulanarak dönemsel katma değerler bulunmaktadır.

SANAYİ SEKTÖRÜ

Bu faaliyet kolunda, madencilik, taşocakçılığı, imalat sanayi, elektrik gaz su kesimleri kapsanmakta, bu kesimlerin Gayri Safi Milli Hasılaya katkısı üretim yolu ile hesaplanmaktadır.

1- MADENCİLİK VE TAŞOCAKÇILIĞI

Bu faaliyet kolunun katma değeri özel ve devlet madencilik kesimleri ayırımında hesaplanmaktadır.

A) Cari Fiyatlarla Katma Değer

Madencilik ve taşocakçılığı sektörü katma değeri madencilik ve taşocakçılığı yıllık anket sonuçlarından alınmıştır.

Ancak bu anketler kapsamında olmayan kum, çakıl, tuğla, kiremit toprağı, yapı taşları, mıcır vb. taşocakçılığı kesimine ait ürünlerin üretim değerleri Devlet Planlama Teşkilatı verilerinden yararlanılarak sektöre ilave edilmiştir.

B) Cari Yıl İçin Yapılan Geçici Katma Değer Hesabı

Sektör hesaplamalarında Devlet Madencilik Kuruluşlarından üç aylık dönemler itibariyle üretim bilgilerinin istendiği "Üretim Miktar ve Kıymetleri" soru kağıtları ve özel maden işletmelerinden aylık ve yıllık faaliyet cetvelleri ile derlenen üretim miktar ve değerlerine ilişkin bilgiler kaynak olarak kullanılmaktadır.

Bu anketlerle derlenen madde bazındaki cari yıl ve bir önceki yıl aynı dönem üretim değerleri kullanılarak cari hız hesaplanmaktadır. Bulunan bu cari hız değeri bir önceki yılın aynı dönem cari fiyatlarla katma değerlerine uygulanarak cari fiyatlarla katma değeri elde edilmektedir.

C) Sabit Fiyatlarla Katma Değer Hesabı

Cari yıl ve bir önceki yıl aynı dönem üretim miktarlarının bir önceki yıl ortalama fiyatlarıyla değerlendirilmesi ile hesaplanan sabit değerlerden de sabit hız elde edilmektedir. Bu sabit hız bir önceki yılın aynı dönem sabit fiyatlarla katma değerine uygulanarak sabit fiyatlarla katma değer elde edilmektedir.

2- İMALAT SANAYİ

A) Cari Fiyatlarla Katma Değer

a) Büyük İmalat Sanayi

Yıllık İmalat Sanayi anketlerinden l0+ kişi çalışan işyerlerinden elde edilen veriler kamu ve özel kesim ayrımında kullanılmaktadır.

İmalat sanayi anketlerinde girdi değeri; satın ve devralınan mal ve hizmetlerin değeri, yılbaşı stok (hammadde, yardımcı madde, ambalaj malzemesi ve yakıtlar) değeri ile dışarıdan satın alınan elektrik değeri toplamından yıl sonu stok değerlerinin (hammadde, yardımcı madde, ambalaj malzemesi ve yakıtlar) çıkarılması ile elde edilmektedir. Çıktı değeri ise satışlar ve başkalarına yapılan hizmetler karşılığı elde edilen gelirler, yıl sonu stok (mamul ve yarı mamul) değeri yıl içinde dışarıya satılan elektrik değeri ile kendi personeli tarafından yapılan sabit kıymetler üretim değeri toplamından yılbaşı stok (mamul ve yarı mamul) değerlerinin çıkarılmasıyla elde edilmekte, çıktı değerinden girdi değerinin çıkartılması ile de katma değer bulunmaktadır.

İmalat sanayinin katma değerinin hesabında ayrıca üzerinde değişiklik yapılmadan alındığı gibi satılan malların satış değerleri çıktıdan, üzerinde değişiklik yapılmadan alındığı gibi satılan malların satın alış değerleri girdiden düşülmüş, PTT, reklam vb. gibi giderler girdilere ilave edilmiştir.

Ayrıca, İmalat Sanayi Anketlerinde yer alan mamul, yarı mamul, malzeme vb. gibi stok değerleri kuruluşların muhasebe kayıtlarındaki stok değerleridir. Yıl sonu ve yılbaşı stokları olarak verilen bu değerlerin ilk giren ilk çıkan (FİFO) yöntemine göre değerlendirildiği, stokların değerlendirilmesinde yıl sonu fiyatlarının kullanıldığı özellikle de fiyat artışlarının önemli olduğu yıllarda stokların parasal değerinin yüksek olacağı göz önüne alınarak, mamul ve yarı mamul stoklarda düzeltme yapılarak çıktı değeri tekrar hesaplanmıştır.

b) Küçük İmalat Sanayi

l0+ kişi çalışan işyerleri için yıllık imalat sanayi anket sonuçları kullanılmıştır. l0- kişi çalışan işyerleri için ise Genel Sanayi ve İşyerleri Sayımları sonuçlarından elde edilen katma değerler esas alınmıştır. Sayım yılları arasında bu değerler her yıl için, yıllık imalat sanayi anket sonuçlarından elde edilen l0-25 kişi çalıştıran işyerlerinin katma değer artış hızı kadar arttırılmıştır.

Ayrıca Hanehalkı İşgücü Anketleri ile Genel Sanayi ve İşyerleri Sayımı sonuçları incelenmiş, Hanehalkı İşgücü Anketlerinden 263023 kişinin küçük imalat sanayinde eksik kapsandığı tesbit edilmiştir. l987 yılı küçük imalat sanayiinde kişi başına yaratılan katma değerler, bu sayı ile çarpılarak eksik kapsandığı varsayılan kesime ilişkin elde edilen bu değer küçük imalat sanayi katma değerine ilave edilmiştir. 1988 yılından bu yana da Hane Halkı İşgücü Anketi sonuçlarından yararlanılarak bu değer hesaplanmaktadır.

c) Köy Sanayi

Köy sanayi ile ilgili elimizde güncel uygulanmış bir anket mevcut değildir. Bu nedenle yıllık hesaplamalarımızda l96l yılı köy sanayi anket sonuçları her yıl için toptan eşya imalat sanayi fiyat indeksi ile genişletilerek kullanılmaktadır. 1990 yılı için input-output çalışmalarında köy sanayi için yapılan anket sonuçları aynı yıl için kullanılmıştır.

d) Evde Yapılan İmalat

l988 yılı Hanehalkı İşgücü Anketlerinden, evde imalat faaliyetinde l48748 kişinin 4 l44 7l8 saat çalıştığı görülmektedir. Burada haftalık çalışılan ortalama saat süresi 27.86 saat bulunmuştur. Bu sayının normal çalışma süresi olan 40 saat içindeki oranı %60.66'dır. l987 yılı küçük imalat sanayinde çalışan kişi başına katma değere yaratılan bu oran uygulanarak ev imalatında çalışan kişi başına katma değer elde edilmiştir. Bu değer l987 yılı için hesaplanan evde çalışan kişi sayısı ile çarpılarak evde yapılan imalatın katma değerine ulaşılmıştır. 1988 yılından itibaren Hane Halkı İşgücü Anketi sonuçları kullanılmaktadır.

B) Cari Yıl İçin Yapılan Geçici Katma Değer Hesabı

Sektör, yukarıda da belirtildiği gibi devlet imalat sanayi, özel büyük imalat sanayi, özel küçük imalat sanayi, köy sanayi ve evde yapılan imalat ayrımında yıllık imalat sanayi anketi sonuçlarına dayalı olarak hesaplanmaktadır. Cari yıllarda ise sektörün hesaplanması aşağıdaki şekilde olmaktadır.

Kamu imalat sanayinde büyüklüğüne bakılmaksızın tüm işyerleri, özel imalat sanayinde de sektör katma değerinin yaklaşık %80-85'ini temsil eden büyüklükteki işyerleri, kapsama alınmaktadır.

Sektörün hesaplanmasında, üçer aylık dönemler itibariyle devlet kesiminde "Üretim Miktar ve Kıymetleri" soru kağıtları ile özel kesimde "Sanayi Üretim Anketleri" ile derlenen madde bazındaki üretim bilgilerinden yararlanılmaktadır.

Üretilen maddelerin cari yıl ve bir önceki yıl aynı dönemdeki işyeri çıkış fiyatı (vergiler dahil, indirim ve iskontalar hariç) üzerinden hesaplanmış üretim değerlerinin toplanması ile cari fiyatlarla üretim değerleri ve cari hız hesaplanmaktadır. Köy ve evde yapılan imalatın, cari dönem için katma değeri her dönem için toptan eşya imalat sanayi fiyat indeksi ile genişletilerek hesaplanmaktadır. Bulunan cari hız bir önceki yıl aynı dönemin cari fiyatlarla katma değerine uygulanarak cari fiyatlarla katma değer elde edilmektedir.

C) Sabit Fiyatlarla Katma Değer Hesabı

Cari fiyatlarla hesaplamada olduğu gibi cari yıl ve bir önceki yılın aynı dönemindeki üretim miktarlarının bir önceki yıl ortalama fiyatlarıyla çarpılması ile sabit fiyatlarla üretim değerleri elde edilmektedir. Kamu, özel, köy ve evde yapılan imalat için bulunan üretim değerinin, toplam üretim değeri içindeki payları ile fiyat artışı oranları çarpılarak imalat sanayi için ağırlıklı zımni deflatör elde edilmektedir. Cari üretim hızı bu deflatöre bölünerek imalat sanayinin sabit hızı bulunmaktadır.

Bulunan sabit hız bir önceki yıl aynı dönemin sabit fiyatlarla katma değerine uygulanarak cari yıl için sabit fiyatlarla katma değer elde edilmektedir.

3- ELEKTRİK, GAZ, SU

Bu kesime ait bilgiler Türkiye Elektrik Kurumu, Kepez ve Antalya Havalisi Elektrik Santralleri, Çukurova Elektrik Santrali, Ankara, İstanbul, İzmir Belediyeleri ile su üretimimizde ağırlıklı olan 30 Belediyeden derlenmektedir.

A) Cari Fiyatlarla Katma Değer

Sektörün elektrik kesiminde; Türkiye Elektrik Kurumu faaliyet raporlarından gelir yöntemi kullanılarak katma değer hesaplanmıştır. Diğer elektrik üreten kuruluşlar için soru kağıtları kullanılmıştır. Havagazı ve su kesimi katma değerleri yıllık Havagazı ve Su İstatistikleri yayınlarından alınmıştır.

B) Cari Yıl İçin Yapılan Geçici Katma Değer Hesabı

İmalat sanayi ve madencilik sektöründe olduğu gibi söz konusu kuruluşlara her üç aylık dönem için gönderilen üretim miktar ve kıymetleri soru kağıdından yararlanılarak üretim hızları elde edilmekte bu hızlar bir önceki yıl katma değerlere uygulanmaktadır.

C) Sabit Fiyatlarla Katma Değer Hesabı

İmalat sanayi ve madencilik sektöründe yapılan hesaplamada olduğu gibi üretim miktar ve kıymetleri soru formundan yararlanılarak hesaplanmaktadır.

İNŞAAT SEKTÖRÜ

Kamu ve özel sektör tarafından yapılan Gayri Safi Sabit Sermaye Yatırımlarının büyük kısmını teşkil eden tüm inşaat faaliyetleri bu sektörde kapsanır.

Sektörün katma değeri, kamu ve özel inşaat ayırımında bina (ev, apartman, ticari sınai yapı, kültürel yapı, dini, idari ve diğer) ve bina dışı inşaat (yol, köprü, baraj vb.) olarak incelenmektedir. Elde edilen üretim değerlerine her dönem için katma değer/output oranlarını uygulamak suretiyle katma değer hesaplanmaktadır. Kamu ve özel sektör için hesaplanan katma değerlerin toplamı sektörün katma değerini oluşturmaktadır.

1- Kamu Kesimi İnşaat Yatırımları

Dönemler itibariyle kamu kesimi inşaat yatırımlarının hesaplanması için gerekli bilgiler;
Genel Bütçeli Kuruluşlar
Katma Bütçeli Kuruluşlar
Kamu İktisadi Teşebbüsleri
Döner Sermayeli Kuruluşlar
İl Özel İdareleri
Belediyeler
Belediyelere bağlı Katma Bütçeli Kuruluşlar
Fonlar - Bağımsız Kuruluşlar

Belediyelere ve diğer kamu kuruluşlarına her dönem için gönderilen "Sabit Sermaye Yatırım Anketi" soru kağıtlarıyla bina ve bina dışı inşaat ayrımında gerçekleşen yatırımların değeri alınmaktadır.

Bu çalışmada anket uygulanacak birimlerin çokluğu göz önüne alınarak cari yıl için tam sayımla saptanan toplam yatırımların %80'nini gerçekleştiren kurumlar dönemler itibariyle anket kapsamına alınmaktadır.

Kamu yatırımlarının kesin değerleri için ise bu kuruluşlara ait kesin hesap raporlarına dayalı olarak hesaplanan yatırım değerleri alınmıştır.

Cari yıl geçici katma değer hesabı için; her yılın başında tüm bu kuruluşlarla cari yıl için program ve bir önceki yıl için ise fiili gerçekleşen yatırım değerleri olmak üzere yıllık bilgilerin istendiği anketler yapılmaktadır.

Yukarıda da belirtildiği gibi toplam yatırımların %80'nini gerçekleştiren kuruluşlardan ise dönemler itibariyle gerçekleşen yatırımların değeri istenmektedir. Yıllık toplam yatırımlar içinde bu kuruluşlarca yapılan yatırımların oranı her yıl için bulunmakta ve dönemler itibariyle elde edilen yatırımlar bu oranda genişletilmektedir.

2- Özel Kesim İnşaat Yatırımları

Dönemler itibariyle GSMH hesaplanırken son yılda veya daha önceki yıllarda başlayan özel inşaatların bu dönem içinde bitirilen kısımlarının GSMH'ya dahil edilmesi gerekmektedir.

İnşaatın ilgili dönemde biten kısmı hesaplanırken bir inşaatın en fazla beş yıl içerisinde tamamlanacağı ve inşaatın ruhsatname aldığı yıl faaliyete geçeceği varsayımından hareket edilmiştir.

İlk olarak tamamen veya kısmen biten yeni ve ilave yapıların (Yapı Kullanma İzin Kağıdı alan inşaatların) ruhsatname yıllarına göre dağılımı dikkate alınarak inşaatların l.2.3.4. ve 5. yılda tamamlanma oranları bulunmuştur.

İnşaatların l.2.3.4. ve 5. yılda tamamlanma oranları aşağıda verilmektedir.
l. Yıl : 0.015
2. Yıl : 0.288
3. Yıl : 0.433
4. Yıl : 0.189
5. Yıl : 0.075

Bu veriler kullanılarak her dönem içinde biten inşaat m2 olarak hesaplanmaktadır. Bu değer o dönemdeki yapı kullanma izin kağıtlarından elde edilen birim m2 maliyet değerleri ile çarpılarak özel kesimin üretim değerleri elde edilmektedir.

A) Cari Fiyatlarla Katma Değer

İnşaat faaliyet kolunun katma değeri kamu ve özel kesim output değerlerine her dönem için hesaplanan katma değer/output oranı uygulanarak hesaplanmaktadır.

Katma değer output oranları için input-output tablolarından bina ve bina dışı inşaat ayırımında hesaplanan katma değer/output oranlarından yararlanılmaktadır.

Ancak bu oranların işçi ücretleri ile malzeme fiyatlarındaki farklı değişmeler nedeniyle değişeceği gözönüne alınarak her döneme ait cari fiyatlarla net katma değer oranlarının hesabında, l987=l00 bazlı üçer aylık dönemler itibariyle hesaplanan inşaat girdileri malzeme indeksi ile inşaat girdileri ücret indeksi kullanılmaktadır.

Özel inşaat kesiminin üretim değeri inşaat sahibinin inşaat bitinceye kadar yaptığı ödemelerin toplamına eşittir. Bu ödemeler ise malzeme alımları (taş, toprak, çimento, demir, kereste vb.) ile ücret ödemeleridir. Dolayısıyla üretim değerinden masraflar çıktıktan sonra kalan katma değerin içinde sadece ücret kalemi kalmaktadır ve kâr yoktur. Bu çalışmamızda Bayındırlık Bakanlığı'ndan görüş alınarak özel kesim bina inşaatı üretim değerinden %25 kâr payı hesaplanarak bulunan katma değere ilave edilmektedir.

Ayrıca köylerdeki inşaat için inşaat istatistiklerinde yer alan -2000 nüfuslu yerlerdeki yapı kullanma izin kağıtları değeri özel kesim için kullanılmaktadır. Kamu kesimi köy inşaat değeri köy bütçelerinden alınmaktadır.

Yukarıda da belirtildiği üzere her dönem için bulunan output değerlerine, yine her dönem için bulunan katma değer oranları uygulanarak sektörün net katma değeri elde edilir. Sektörün Gayri Safi Katma Değerini elde etmek için amortisman ve dolaylı vergi değerlerini ilave etmek gerekmektedir. Amortisman değeri input-output tablolarından elde edilmektedir. Dolaylı vergi değeri ise her dönem için belediyelerden elde ettiğimiz imarla ilgili harçlar anketlerinden ve Maliye Bakanlığı verilerinden alınmaktadır.

B) Sabit Fiyatlarla Katma Değer Hesabı

Kamu kesimi sabit katma değerinin bulunmasında l987=l00 bazlı inşaat girdileri ücret indeksi deflatör olarak kullanılmıştır. Özel kesim sabit katma değeri için her dönemde hesaplanan biten m2 inşaat değeri ile l987 yılı ortalama birim m2maliyet değeri çarpılmış, bulunan sabit output değerine katma değer/output oranı uygulanarak özel kesim sabit katma değeri bulunmuştur.

Köy inşaatı dolaylı vergi ve amortismanların sabit değeri için sektörün net katma değer deflatörü kullanılmıştır. Kamu, özel, köy inşaatı, dolaylı vergi ve amortisman değerleri toplanarak sektörün sabit fiyatlarla katma değeri elde edilmiştir.

TİCARET SEKTÖRÜ

Ticari faaliyetler maddi mal ve maddelerin sadece alış ve satışlarına dayanan ve kâr gayesi ile yapılan işlemleri içine alır.

1- TOPTAN VE PERAKENDE TİCARET

Sektör katma değerinin hesabı üretim yolundan yapılmaktadır. Sektörün hesabında kullanılan veriler tarım, ormancılık, hayvancılık, balıkçılık, madencilik ve imalat sanayi sektörlerinin üretim değerleriyle ithalat ve ithalat vergisi değerleridir. Üretim yolundan yapılan hesaplama geniş ölçüde input-output çalışmalarından elde edilen teknik katsayılara dayanmaktadır.

Dönemler itibariyle üretken sektörlerin outputlarına o sektöre ait ithalat ve ithalat vergisi değerleri ilave edilerek toplam üretim değeri elde edilir. Input-output çalışmalarında her sektör için toplam üretimin dağıtıma konu olan ve olmayan kısmı tespit edilerek pazarlama oranları bulunmuştur. Bu oranlar sektörlerin üretim değerine uygulanmak suretiyle ticarete konu olan üretim değerine varılmaktadır. Ticaret faaliyet kolunun pazarlanan üretimler üzerinden elde ettiği kazançlarını bulabilmek için bu sektörün alım fiyatı ile satış fiyatları arasındaki farkı veren ticaret paylarını üretim değerlerine uygulamak suretiyle de ticaret sektörünün outputu (Gayri Safi Kazançları) bulunur.

Bu output değerlerine input-output çalışmalarından elde edilen katma değer-output oranı uygulanarak sektörün katma değeri elde edilir.

Ticaret sektörünün sabit katma değeri hesabında ise ayrı bir deflatör kullanılmamaktadır. Cari katma değer için yapılan hesaplamalar aynen yapılmakta, yalnız burada sektörlerin dönemler itibariyle sabit fiyatlarla hesaplanmış üretim değerleri kullanılmaktadır. Ayrıca ithalat ve ithalat vergisi değerlerinin sabit fiyatlara dönüştürülmesinde deflatör olarak ithalat fiyat indeksleri kullanılmaktadır.

2- OTEL LOKANTA HİZMETLERİ

Birleşmiş Milletler, uluslararası standart faaliyet kolları klasifikasyonunun l968 yılı revizyonunda daha önce serbest meslek ve hizmetler sektörü kapsamındaki faaliyetlerden olan otel ve lokantacılık faaliyetleri, serbest meslek ve hizmetler sektörü kapsamından çıkartılıp ticaret sektörünün alt sektörü olarak alınmıştır. Sektör dönemler itibariyle Gayri Safi Milli Hasıla çalışmalarında ticaret sektörünün bir alt kesimi olarak hesaplanmıştır.

Sektörle ilgili veriler input-output tablosu ve Turizm Bakanlığı İstatistiklerinden alınmıştır.

Sektörün yurtdışı gelirleri için; Turizm Bakanlığı'ndan aylar itibariyle turizm gelirleri alınmıştır. Yine Turizm Bakanlığı'nın yapmış olduğu "Yabancı Ziyaretçiler ve Turizm Geliri" anketlerinden elde edilen turizm gelirlerinin içinde yemek ve konaklamaya giden kısmın oranı alınarak, toplam turizm gelirleri içinde otel, lokanta vb. hizmetler sektörüne ilişkin gelir bulunmuştur. Bu oranlar konaklama için %46.7, dışarıda yenen yemek için % l0.7'dir.

Sektörün yurtiçi hizmet gelirleri ise input-output tablolarından alınmıştır. Diğer yıllar için sektörün yurtiçi katma değerinin cari ve sabit fiyatlarla hesaplanmasında kaynak yetersizliğinden dolayı Ticaret, mali kuruluşlar, ulaştırma ve serbest meslek ve hizmetler sektörlerinin gelişme hızları ortalaması kullanılmaktadır. Bulunan yurtiçi ve yurtdışı output değerlerine Katma değer-output oranı uygulanarak sektörün katma değeri elde edilmiştir. Yurtdışı gelirlerinin sabit fiyatlarla hesaplanmasında da l987 yılı bazlı Tüketici Fiyat İndeksinin dışarıda yenen yemek indeksi kullanılmaktadır.

ULAŞTIRMA VE HABERLEŞME SEKTÖRÜ

Bir teşebbüs tarafından diğer teşebbüsler hesabına yapılan tüm taşıma ve haberleşme hizmetleri bu sektörde kapsanmaktadır.

Sektörün katma değerinin hesabı; karayolu yolcu ve yük taşımacılığı ile denizyolu yük taşıma faaliyetleri üretim yolu, kamu kesimi taşımacılık faaliyetleri gelir yolu kullanılarak yapılmaktadır.

A- Cari Fiyatlarla Katma Değer

a) Kamu Ulaştırma Faaliyetleri: Bu kesim ülkemizde Devlet Demiryolları, Deniz Yolları, Devlet Havayolları, PTT İşletmesi, BOTAŞ ve Belediye yolcu taşıma faaliyetlerini kapsamaktadır. Bu kesimin GSMH'ya katkısı bu kuruluşlara gönderilen kâr/zarar tablolarından yararlanılmak suretiyle gelir yöntemi ile hesaplanmaktadır.

Özel havayolu kuruluşlarının katma değeri bu kuruluşlara gönderilen kâr/zarar cetvellerinden gelir yöntemi ile ayrıca hesaplanmaktadır.

b) Şehiriçi ve Şehirlerarası Motorlu Karataşıtları Yolcu Taşıması: Bu kesimin katma değerinin hesaplanmasında, şehir içi ve şehir dışı yolcu taşıma faaliyeti yapan ticari otomobil, minibüs ve otobüs sayıları, input-output çalışmalarından elde edilen toplam output değerleri ile araç başına katma değer-output oranlarından yararlanılmıştır.

Araç başına gelirler araç sayıları ile çarpılarak toplam gelirler bulunmaktadır. Elde edilen bu toplam gelirin değerine, input-output çalışmalarından bulunan araç cinslerine göre katma değer/output oranları uygulanarak sektörün katma değeri hesaplanmaktadır.

c) Devlet Demir Yolları Dışında Toplam Yük Taşıma Faaliyetleri: Bu faaliyetlerden doğan katma değerin hesabında tarım, hayvancılık, ormancılık, madencilik, imalat sanayi sektörlerinin outputlarından yararlanılmaktadır. Bu sektörlerin üretim değerlerine input-output çalışmalarında bulunan pazarlama oranları uygulanmak suretiyle pazarlanan değerler bulunmaktadır. Pazarlanan değerlere ulaştırma payı oranları uygulanarak sektörün outputları elde edilmektedir. Output değerlerine katma değer/output oranı uygulanmak suretiyle de sektörün katma değeri hesaplanmaktadır.

Sektörün yük taşımacılığı kesiminde daha önceki hesaplamalarımızda yer almayan transit taşımacılığından elde edilen gelir yük taşıma faaliyetlerine ilave edilmiştir.

B) Sabit Fiyatlarla Katma Değer Hesabı

Karayolu ve denizyolu yük taşımacılığı dışında kalan ulaştırma ve haberleşme faaliyetlerinin sabit katma değerinin hesabında l987=l00 bazlı tüketici fiyatları indeksi ulaştırma bölümü deflatör olarak kullanılmaktadır. Yük taşıma faaliyetlerinin sabit fiyatlara dönüştürülmesinde ise tarım, hayvancılık, ormancılık, madencilik ve imalat sanayi sektörlerinin sabit fiyatlarla üretim değerleri kullanılmaktadır. Bu üretim değerleri ele alınarak, cari katma değerin hesabında yapılan işlemler aynen uygulanmaktadır.

MALİ KURULUŞLAR

Mali kuruluşlar ekonominin diğer kesimlerine mali hizmet sunmak suretiyle ekonomiye katkıda bulunurlar. Bankalar, Tarım Kredi Kooperatifleri, Sigorta Şirketleri bu sektörde kapsanan kuruluşlardır. Ayrıca yıllık hesaplamalarımızda yer almayan ve son yıllarda ekonomimizde önemi artan hisse senedi ve döviz alım satımı yapan kuruluşlar da sektöre ilave edilmiştir.

Sektörün katma değeri gelir yöntemi kullanılarak hesaplanmıştır. Sektör katma değerinin hesabı bu kuruluşlara gönderilen gelir tablolarından;

Nakdi ve ayni ücret ödemeleri
Sosyal sigortaya işveren iştiraki
Bağış ve aidatlar
Özel karşılıklar
Provizyonlar
Kira ödemeleri
Dolaylı vergiler
Aşınma eskime payları
Kâr/Zarar

Kalemlerinin toplanması ile elde edilmektedir.

Mali kuruluşların sabit fiyatlarla hesabında dönemler itibariyle çalışanlar sayısındaki artış değerinden yararlanılmaktadır.

İZAFİ BANKA HİZMETLERİ

İzafi banka gelirleri; bankaların yatırım veya borç olarak verdikleri krediler üzerinden elde ettikleri faizler ile mevduatlarına ödedikleri faizler arasındaki fark olarak tanımlanır.

Milli Muhasebe Sisteminin l968 revizyonunda bankacılık kesiminin aldığı faizler ile ödedikleri faizler arasındaki bu farkın, izafi bir üretim değeri olarak kabul edilmesi ve banka hizmetlerinden yararlanan faaliyet kollarına girdi izafe edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Ancak faaliyet kolları arasında izafi banka hizmet masraflarının dağılımı güç olduğundan tablolarımızda bu değer faaliyet kollarının gayri safi katma değeri altına (-) bir kalem olarak ilave edilmiştir.

İzafi banka hizmetleri değeri Gayri Safi Milli Hasıla l.l, l.3 ve 2.l, 2.3 nolu tablolarında sektörlerin kullandığı kredi dağılımına göre sektörlerden düşülmektedir. Sektörlerin kullandığı kredilere ait bilgiler ise banka kuruluşlarından kullandırılan kredilerle ilgili anketlerden elde edilmektedir.

İzafi banka hizmetleri içinde yer alan tüketici kredilerine ait faiz gelirleri bankaların aldıkları toplam faiz gelirlerinden düşülmektedir.

İzafi banka hizmetlerinin sabit fiyatlarla hesaplanmasında sadece banka kuruluşlarında çalışanlar sayısındaki artış hızları kullanılmaktadır.

KONUT SAHİPLİĞİ

Konut faaliyet kolu kişilerin konutlarından elde ettikleri gelirleri kapsamaktadır.

Konutlardan elde edilen gelir iki şekilde ortaya çıkar. Konut bizzat sahibi tarafından kullanılmayıp bir ödeme karşılığında başkasının kullanımına bırakılmışsa burada elde edilen gelir kira adı altında parasal gelir olmaktadır. Konut eğer sahibi tarafından kullanılıyorsa bu halde bir parasal gelir sağlanmamakta fakat bu gelir değerinde fayda elde edilmektedir. Bu gelir ise izafi bir değerdir. Şu halde bu sektörün output değeri, konutların sunduğu hizmetin üretim karşılığı olan gerçek kira ve izafi kira değerleridir. Bu toplamdan bu sektördeki masraflar düşülerek sektörün katma değeri bulunur.

Sektör katma değerinin hesaplanmasında kullanılan konut sayıları ve brüt kira değerleri l987 yılı Hanehalkı Gelir Tüketim Harcamaları anketlerinden elde edilen değerlerdir. Bu değerler kentte;

İzafi Kira : 253 674 406 Bin TL.
Gerçek Kira : 73 445 244 Bin TL.
Toplam Kira :327 119 650 Bin TL.
Konut Sayısı : 5 804 496 Adet
Ortalama Kira : 56 356 TL.
Kırda;
İzafi Kira : 53 762 867 Bin TL.
Gerçek Kira : 8 843 025 Bin TL.
Toplam Kira : 62 605 892 Bin TL.
Konut Sayısı : 5 243 064 Adet
Ortalama Kira : 11 941 TL.

olarak alınmıştır. Anket sonuçlarına göre konutların masraf yüzdesi kentte %6.80, kırda %l8.64'tür. (Kent için +2000l nüfuslu yerleşim yerleri, Kır için -20 000 nüfuslu yerleşim yerleri tanımı kullanılmıştır).

Yukarıda belirtilen değerler l987 yılı haziran değeri olarak alınmıştır. Konut sayıları için aylar itibariyle yapı kullanma izin kağıtlarından alınan daire sayıları ilave edilmiş yanan yıkılan bina sayıları düşülmüştür. Kent kira değeri, l987=l00 bazlı tüketici fiyat indeksi kira bölümü ile, Kır kira değeri ise l973-74=l00 bazlı kırsal yerler tüketici fiyat indeksleri için derlenen kira değerleri artış oranı ile genişletilmiştir.

Sektörün sabit fiyatlarla hesabında da her dönem için hesaplanan konut sayıları, l987 ortalama kirası ile çarpılarak masraf düşülmektedir.

SERBEST MESLEK VE HİZMETLER

Devlet hizmetleri hariç, serbest meslek ve diğer hizmet faaliyetleri bu sektörde kapsanmaktadır.

Gayri Safi Milli Hasıla hesaplamalarında kaynak yetersizliği nedeniyle istatistiki veri derleme açısından zorluk çekilen bir sektördür. Sektöre ait bilgiler input-output çalışmaları yıllık hizmet sektörü anketleri ve Sanayi Sayımı anketlerinden derlenmiştir. Hesaplamalarımızda sektörün katma değeri bu sektör dışındaki diğer faaliyet kollarının ortalama artış hızı kullanılarak bulunmaktadır. Burada serbest meslek ve hizmetler faaliyet kolundaki gelişmelerin yaklaşık olarak yurtiçi hasıladaki gelişmelere eşit olduğu varsayılmıştır.

DEVLET HİZMETLERİ SEKTÖRÜ

Devlet kuruluşları tarafından yapılan ve amacı amme hizmetinin sağlanması olan bütün faaliyetler devlet hizmetleri sektöründe kapsanmaktadır. Devlet hizmetleri için yapısı gereği bir satış değeri elde etmek mümkün olmadığından sektörün GSMH'ya katkısı faktör gelirleri ödemeleri tespit edilerek hesaplanmaktadır.

Hesaplamalarda kullanılan veriler; Genel ve Katma Bütçeli kuruluşlarca yapılan ücret ve maaş ödemeleri Maliye ve Gümrük Bakanlığından, Özel idare, Belediye, diğer devlet Kuruluşlarına ait personel ödemeleri ise bizzat bu kuruluşlardan anketle bilgi almak şeklinde derlenmektedir.

Devlet Hizmetleri büyüklüğü olarak brüt maaş ve ücret ödemeleri ile ayni ve sosyal yardımlar ve devlete ait binaların amortisman değerlerinin toplamı alınmaktadır. Amortismanların hesaplanmasında ise; yıllık hesaplarımızda kullanılan devlet binaları değeri dönemlere ait l987=l00 bazlı tüketici fiyat indeksi ile genişletilmiştir. Bu değere o dönemde biten devlet binaları değeri ilave edilmekte elde edilen devlet binaları değerinden de %2 amortisman payı ayrılmaktadır.

Sektörün sabit fiyatlarla hesaplanmasında devlet sektöründeki çalışanlar sayısındaki artış hızı kullanılmaktadır.

KAR AMACI OLMAYAN KURULUŞLAR

Kar amacı olmadan hanehalkına özel hizmet veren kuruluşların faaliyetleri devlet hizmetlerine benzer. (Hanehalkına yapılan bu özel hizmetlerin amacı kar değildir). Bu kuruluşlar, belirli faaliyetleri yerine getirmek için gönüllü bir araya gelen kişilerin kurdukları kar amacı olmayan kuruluşlardır. Bunlardan bazıları; Ticaret ve Sanayi Odaları, Dernekler, Sendikalar, Partiler, Sosyal Kulüp ve yardım kuruluşlarıdır. Bu kuruluşların yaptığı faaliyetler ise; kültür hizmetleri, sağlık hizmetleri, dini ve sosyal hizmetlerdir. Bu kuruluşların mal ve hizmet satışından elde ettikleri gelir tamamen kuruluşun faaliyetlerinde kullanılır. Faaliyetlerinin büyük bir kısmı üye aidatları, hükümetin, kişilerin ve üyelerin yaptığı yardım ve bağışlar ile emlak gelirlerinden finanse edilir.

Kar amacı olmayan kuruluşlar piyasa dışı ve piyasa içi üretim yapan kuruluşlar olarak sınıflandırılmaktadır.

1- Piyasa Üretimi İle İlgilenen Kar Amacı Olmayan Kuruluşlar

Bu durumda kar amacı olmayan kuruluşlar üretim maliyetleri üzerine kurulu, yüksek harç isteyen hizmet kuruluşlarıdır. Bu kuruluşlar üretim faaliyetlerinden dolayı kar elde edebilmektedirler. Fakat kar amacı olmayan kuruluşların statüsünden dolayı üretim faaliyeti sonucunda elde edilen karın dağıtımı mümkün olmamakta ve kuruluş içerisinde kalmaktadır. Kolejler, üniversiteler, klinikler, hastaneler örnek olarak verilebilir.

2- Piyasa Dışı Üretimle İlgilenen Kar Amacı Olmayan Kuruluşlar

Piyasa dışı üretimle ilgilenen kar amacı olmayan kuruluşların mal ve hizmetleri karşılığında aldıkları harçlar veya istedikleri fiyatlar, malın veya hizmetin gerçek değeri değildir. Finansman kaynakları üyeler tarafından ödenen aidatlarla, transferlerle veya devletin bağışlarıyla sağlanır. Piyasa dışı üretimle ilgilenen kar amacı olmayan kuruluşlar ikiye ayrılır:

a) Devlet tarafından kontrol ve finanse edilen kar amacı olmayan kuruluşlar
b) Devlet dışı kaynaklardan finanse edilen ve hanehalklarına piyasa dışı mal ve hizmet sunan kar amacı olmayan kuruluşlar.

a) Devlet tarafından kontrol ve finanse edilen kar amacı olmayan kuruluşlar hükümetten ayrı olarak oluşan yasal varlıklardır. Ülkemizde de Kızılay, Türk Hava Kurumu, Yeşilay vb. kuruluşlar bu kapsamdadır.

b) Hane halkına hizmet veren kar amacı olmayan kuruluşlar ikiye ayrılır. 1. tip kar amacı olmayan kuruluşlar, kuruluşun üyelerine mal ve hizmet sağlamak amacında olan kuruluşlardır. Hizmetler üyelerin düzenli şekilde ödedikleri üye aidatları ve harçlarla finanse edilerek sağlanır. Örnek olarak mesleki ve öğrenim toplulukları, politik partiler, sendikalar, tüketici birlikleri, kişisel veya dini topluluklar, sosyal, kültürel, dinlenme ve spor kulüpleri. 2. tip kar amacı olmayan kuruluşlar hayır kurumlarını içerir ki bunlar yardım amaçlı çalışmalar yaparlar.

Kar amacı olmayan özel hizmet kuruluşları hesaplamalarımızda da yedi sınıfa ayrılmıştır.

1- Ticaret Odaları, Sanayi Odaları, Ticaret ve Sanayi Odaları, Ticaret Borsaları
2-  Sendikalar, Federasyonlar ve Konfederasyonlar
3- Dernekler
   a- Mesleki dernekler
   b- Okul dernekleri
   c- Dini amaçla kurulan dernekler
   d- Kalkınma ve güzelleştirme dernekleri
   e- İşyerlerinde kurulan yardımlaşma ve dayanışma dernekleri
   f- Kültür dernekleri
   gs- Araştırma ve bilim dernekleri
4- Profesyonel ve Amatör Sporcu  Çalıştıran Spor Kulüpleri
5- Barolar
6- Partiler
7- Vakıflar

Kar amacı olmayan kuruluşların katma değer hesabı gelir yoluyla hesaplanmaktadır. Kar amacı olmayan kuruluşların katma değerini belirlemek amacıyla 1990 yılından itibaren her üç ayda bir anket düzenlenmektedir. Uygulanan ankette dernekler, vakıflar ve amatör spor kulüplerine örnekleme, diğer kar amacı olmayan kuruluşlara tam sayım uygulanmaktadır.

Bu kuruluşların 1990 yılından önceki yıllar için katma değerleri, hizmet sektörlerinin gelişme hızı kullanılarak hesaplanmıştır. Sabit fiyatlarla katma değerinin hesabında ise bu kuruluşlardaki çalışan sayıları dikkate alınarak hesaplama yapılmıştır.

DOLAYLI VERGİLER

Yurt içinden ve ithalattan alınan dolaylı vergiler Maliye ve Gümrük Bakanlığı'ndan üçer aylık dönemler itibariyle tahakkuk ve tahsilat ayrıntısında derlenmektedir. Dolaylı vergilerin belediyeler ve il özel idarelerince tahsil edilen kısmı ise soru kağıtları ile ilgili mahalli idarelerden ve Maliye ve Ticaret İstatistiklerinden temin edilmektedir.

Dolaylı vergiler GSMH çalışmalarımızda yurt içinden alınan dolaylı vergiler ve ithalat vergileri olmak üzere ikiye ayrılmıştır.

Yurt içinden alınan dolaylı vergilerin cari fiyatlarla hesaplanmasında tahakkuk rakamları kullanılmaktadır. Bu vergilerin sektörlere dağılımının yapılmasında ise; input-output çalışması sonucunda tespit edilen oranlar, Katma Değer Vergisine ilişkin l987 yılı Maliye ve Gümrük Bakanlığı Bilgi İşlem Merkezi çıktıları ve T.C. Merkez Bankası Başkanlığı verilerinden yararlanılmaktadır.

İthalattan alınan dolaylı vergilerin cari fiyatlarla hesaplanmasında Maliye Bakanlığının yıllık ve üçer aylık dönemler itibariyle tahakkuk rakamları, ithalattan alınan fonlar için de T.C. Merkez Bankası verileri kullanılmaktadır. İthalattan alınan dolaylı vergilerin l987 yılı sabit fiyatlarına dönüştürülmesinde ise T.C. Merkez Bankası Başkanlığı'nın üçer aylık dönemler itibariyle hesaplandığı (l984-l986=l00 bazlı) ithalat fiyat indeksi (TL) kullanılmıştır. 1992 yılından itibaren ise DİE'nin hesapladığı ithalat fiyat indeksinin artış hızı kullanılmaktadır.

Yurt içinden alınan dolaylı vergilerin sabit fiyatlara dönüştürülmesinde yıllık hesaplamalarımızda olduğu gibi temel yıl oranları kullanılmaktadır. Temel yıl oranlarının hesaplanmasında l987 yılı sektörel dolaylı vergilerin her sektörün gayri safi katma değeri içindeki payı esas alınmaktadır.

Bu oranlar her dönem için sabit varsayılarak, diğer yıllar için her dönemin sabit fiyatlarla hesaplanmış katma değerine uygulanmakta ve sabit fiyatlarla dolaylı vergiler elde edilmektedir.

SÜBVANSİYONLAR

Sübvansiyonlar, devlet kuruluşlarınca, kamu kuruluşlarının devletin fiyat politikası sonucu olarak meydana gelen zararlarını karşılamak için yapılan ödemelerdir.

Bilgileri derlemede kullandığımız kaynaklar; Başbakanlık Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı, Çevre Bakanlığı ve sübvansiyon alan kuruluşlara gönderilen soru kağıtlarındaki kâr/zarar tablosu verileridir. Sübvansiyon alan kuruluşlar dikkate alınarak sübvansiyonların sektörel dağılımı yapılmaktadır.

Sektörün sabit fiyatlarla hesaplanmasında, sübvansiyonların negatif bir dolaylı vergi olarak düşünebileceği varsayımdan hareket edilerek, dolaylı vergilerin zımni deflatörü kullanılmaktadır.

DIŞ ALEM NET FAKTÖR GELİRLERİ

Açık ekonomilerde işgücü, müteşebbis ve sermaye şeklinde çeşitli üretim faktörlerinin diğer ekonomilerde belli bir dönemde yaptıkları ekonomik işlemler sonucu elde edilen kazançlarının o ülke yurtiçi hasılasına ilavesi gerekmektedir.

Sektör gelir yöntemi kullanılarak hesaplanmaktadır. Sektöre ilişkin veriler T.C. Merkez Bankası Başkanlığından yıllık ve üçer aylık dönemler itibariyle derlenmektedir. Sektöre ilişkin faktör gelirleri kalemleri:

İşçi dövizleri
Müteşebbis gelirleri
Kâr transferleri
Dış borç faiz ödemeleri
Faiz gelirlerinden oluşmaktadır.

İşçi Dövizleri: Yurtdışında çalışanların yurda gönderdiği dövizler, askerlik bedeli olarak alınan dövizler, bedelsiz ithalat tebliği çerçevesinde gümrük bedeli olarak alınan dövizler, yurtdışında hizmet yapan girişimcilerin sağladıkları işçi dövizleri kapsanmaktadır.

Kâr Transferleri: Türkiye'de yatırım yapmış olan yabancıların söz konusu yatırımlardan elde ettikleri gelirlerin yurtdışındaki şirketlerine olan transferleri kapsanmaktadır. Eksi kalem olarak sektörde yer alır.

Faiz Ödemeleri: Bu veriler Hazine, Kamu İktisadi Teşebbüsleri, döviz pozisyonu tutan bankalar ve yurtdışından kredi alan diğer kuruluşlara ait borçların faiz ödemeleridir. Eksi kalemdir.

Yurtdışında inşaat, teknik hizmet vb. girişimcilerimizin sermaye ve faiz gelirleri ise girişimci hizmet gelirleri ve faiz gelirleri kalemleri şeklinde sektöre artı kalem olarak ilave edilir.

Dış alem net faktör gelirleri, dış alemden gelen ve dış aleme giden olmak üzere biri artı, biri eksi iki kalem halinde GSMH tablolarımızda yer almaktadır.

Dolar olarak derlenen bu verilerin Türk Lirasına dönüştürülmesinde; aylar itibariyle ithalat ve ihracat ağırlıklı ortalama kur değerleri kullanılmaktadır. Dış alemden gelen faktör gelirleri kalemleri ithalattan elde edilen kurlar, dış aleme giden faktör gelirleri ise ihracattan elde edilen kurlar kullanılarak Türk Lirasına dönüştürülmektedir.

Sektörün sabit fiyatlarla hesaplanmasında T.C. Merkez Bankası Başkanlığınca üçer aylık dönemler itibariyle hesaplanan toplam ithalat ve ihracat dolar indeksleri (l984-l986=l00 bazlı) kullanılmıştır. 1992 yılından itibaren ise DİE'nin ithalat ve ihracat fiyat indeksleri kullanılmaktadır. Dönemler itibariyle Gayri Safi Milli Hasıla serisinde dış alem gelirlerinin sabit fiyatlarla hesaplanmasında eksi kalemler ihracat fiyat indeksi ile, artı kalemler ithalat fiyat indeksi ile deflate edilmektedir.

Ülkeye giren dış alem gelirlerinin gelirlerde bir artışa neden olduğu, bu gelir fazlalığının ithalatın finansmanında kullanılacağı düşünülerek ithalat fiyat indeksi, ülkeden çıkan dış alem gelirlerinin ise gelirlerde bir eksilmeye neden olduğu bu açığında ihracat gelirleri ile kapatılacağı düşünülerek ihracat fiyat indeksi deflatör olarak kullanılmaktadır.

HARCAMALAR YÖNTEMİNE GÖRE GAYRİ SAFİ YURTİÇİ HASILA HESAPLARI

Harcamalar yönünden Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYİH) ;
 - Devletin Nihai Tüketim Harcamaları, 
 - Özel Nihai Tüketim Harcamaları, 
 - Gayri Safi Sabit Sermaye Oluşumu,
    - Makine-Teçhizat 
    - İnşaat 
 - Stok Değişmeleri, 
 - Net Mal ve Hizmet İhracatı,
 - Mal ve Hizmet İhracatı 
 - (Eksi) Mal ve Hizmet İthalatı 
kalemlerinden oluşmaktadır. 
DEVLETİN NİHAİ TÜKETİM HARCAMALARI

Devletin nihai tüketim harcamaları, devletin hizmetlerini yerine getirebilmek için istihdam ettiği personeline ödenen maaş-ücretler, ayni ve sosyal yardımlar ile bu hizmeti üretmek için diğer sektörlerden satın aldığı mal ve hizmetlere ilişkin harcamalardan oluşmaktadır. Devlete ait binaların amortisman değerleri de devletin nihai tüketim harcamalarına dahil edilmektedir.

Türkiye'de devletin yapısı incelendiğinde, genel devlet kavramı içine giren kuruluşlar şöyle belirlenebilir:

- Genel Bütçeli Kuruluşlar
- Katma Bütçeli Kuruluşlar
- Mahalli İdareler; Belediyeler ve İl Özel İdareleri
- Sosyal Güvenlik Kuruluşları; T.C.Emekli Sandığı, Sosyal Sigortalar Kurumu ve Bağ-Kur
- Bağımsız Bütçeli Devlet Kuruluşları : TODAİE (Türkiye Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü), TSE (Türk Standartları Enstitüsü), EİEİ (Elektrik İşleri Etüd İdaresi), TÜBİTAK (Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu), İİBK (İş ve İşçi Bulma Kurumu), MTA (Maden Tetkik Arama Enstitüsü) ve MPM (Milli Prodüktivite Merkezi)
- Fon İdareleri

Nihai tüketim harcamalarına ilişkin veriler her dönem kuruluşlara gönderilen soru kağıtları ile derlenmektedir. Kesinleşen veriler için ise Genel ve Katma bütçeli kuruluşlara ait Hazine Kesin Hesabı, Belediyeler ve İl Özel İdarelerine ilişkin bütçe kesin hesapları esas alınmıştır. Sosyal Güvenlik Kuruluşları, Bağımsız Bütçeli Devlet Kuruluşları ve Fon İdareleri için ise söz konusu kuruluşların faaliyet raporlarından faydalanılmıştır.

Devletin nihai tüketim harcamalarının tahmini için, öncelikle gayri safi sabit sermaye oluşumuna dahil edilmesi gereken harcamaların, nihai tüketim niteliğindeki harcamalardan ayırt edilmesi gerekmektedir. Çalışmalarda, harcama kalemleri incelenerek personele yapılan ayni ve nakdi ödemeler ile mal ve hizmetler için yapılan cari harcamalar tespit edilmektedir. Cari hizmetlere ilişkin personel giderleri, yolluklar, ulaştırma ve haberleşme giderleri, bina küçük onarımı, tüketim malları ve malzeme alımları, yakacak alımları, elektrik - su - havagazı ve kırtasiye giderleri başlıca tüketim kalemlerini oluşturmaktadır.

Birleşmiş Milletler Milli Muhasebe Sistemine (System of National Accounts, SNA) uygun olarak, askeri amaçla gerçekleştirilen inşaat ve makine-teçhizat yatırım harcamaları gayri safi sabit sermaye oluşumuna dahil edilmemekte, devletin nihai tüketim harcaması olarak değerlendirilmektedir. Savunma sanayi geliştirme fonundan karşılanan askeri nitelikteki harcamalar da nihai tüketim harcaması olarak değerlendirilmiştir.

Maaş-ücretin sabit fiyatlarla hesaplanmasında devlet sektöründeki çalışanlar sayısındaki artış hızı kullanılmıştır. Cari harcamalar ise Toptan Eşya Fiyat İndeksi ile deflate edilmiştir.

ÖZEL NİHAİ TÜKETİM HARCAMALARI

GSYİH'nın en büyük harcama bileşenini oluşturan özel nihai tüketim harcamaları;
1. Gıda-İçki ve Tüketim Malları (dayanıklı, yarı dayanıklı, dayanıksız)
2. Enerji, Ulaştırma ve Haberleşme
3. Hizmetler
4. Konut Sahipliği için yapılan harcamalardan oluşmaktadır.

1.GIDA - İÇKİ VE TÜKETİM MALLARI

Ülkedeki hanehalklarının harcamalarının tespit edilmesindeki güçlükler nedeniyle, özel nihai tüketim harcamalarının hesaplanmasında mal üreten sektörler için diğer birçok ülkede olduğu gibi "mal akımı yöntemi" (commodity-flow method) kullanılmıştır. Mal akımı yöntemiyle toplam mal tüketimi hesaplanmış, hizmet tüketiminin hesaplanmasında ise veriler ve göstergelerden yararlanılmıştır.

Mal Akımı Yöntemi (Commodity-Flow method)

Bu yöntemle Nihai Tüketim Harcamalarının hesaplanmasında, öncelikle tamamen veya kısmen nihai tüketime konu olan maddelerin tespit edilmesi gerekmektedir.

Nihai tüketime konu olan mallar ya yurtiçi üretimle ya da ithalat yoluyla ekonomiye sunulur. Yurtiçi üretim ve ithal yoluyla piyasaya sunulan tüketim mallarından ihraç edilenler düşülerek, yurtiçinde kullanılan tüketim mallarının değerine ulaşılmaktadır.

Yurtiçi üretimle sağlanan tüketim malları üretici fiyatlarıyla (producers' prices), ithal edilenler ise CIF (Cost - Insurance - Freight) fiyatıyla değerlendirildiğinden, piyasa fiyatına ulaşabilmek için ulaştırma ve ticaret marjları ile ithalatta alınan vergi, resim ve fonların da üretici fiyatları ve CIF fiyatıyla bulunan değerlere eklenmesi gerekmektedir.

Tamamen veya kısmen nihai tüketime konu olan malların belirlenmesinde "Classification by Broad Economic Categories (BEC)", (United Nations, Series M No:53, 1989) adlı sınıflandırmadan yararlanılmıştır.

BEC'e göre üretime ve ithalata konu olan tüm maddeler esas kullanım alanı (main end use) dikkate alınmak suretiyle yatırım, tüketim malları ve hammadde olarak SITC Rev.3 (Standart Industrial Trade Classification Revised 3) açısından tanımlanmakta ve gruplandırılmaktadır.

BEC bu üç ana başlık altında, maddeleri aşağıdaki gruplara ayırmıştır.
 1 Yatırım malları
   41 Yatırım malları (makine-teçhizat, ulaşım araçları hariç) 
  521 Ticari  ulaşım araçları 
2 Ara malları 111 Çoğu sanayi girdisi olan birincil gıda maddeleri 121 Çoğu sanayi girdisi olan işlenmiş gıda maddeleri 21 Birincil sanayi girdileri 22 İşlenmiş sanayi girdileri 31 Birincil madeni yakıtlar ve yağlar 42 Yatırım mallarının aksam ve parçaları 322 Diğer madeni yakıtlar ve yağlar 53 Ulaşım araçlarının aksam ve parçaları
3 Tüketim malları 112 Çoğu hanehalkınca tüketilen birincil gıda maddeleri 122 Çoğu hanehalkınca tüketilen işlenmiş gıda maddeleri 522 Ticari olmayan diğer ulaşım araçları 61 Dayanıklı tüketim malları 62 Yarı dayanıklı tüketim malları 63 Dayanıksız tüketim malları

Yukarıdaki sınıflandırma 3 ana başlık altında 16 ayrı BEC grubunu içermektedir. BEC 7 başka yerde sınıflandırılmayan malları içerdiğinden, BEC 321 (Benzin) tüketim veya ara malı BEC 51 (Binek otolar) tüketim veya yatırım amacıyla kullanılabildiğinden, 3 ana başlık altında (yatırım, ara malı, tüketim) yer almamaktadır.

Nihai tüketim harcamalarının hesaplanmasında, nihai tüketime konu olan malları kapsayan BEC grupları (112, 122, 61, 62, 63 ve 522) esas alınmaktadır.

BEC 112 - 122 : Gıda ve İçki

Tarım, hayvancılık, balıkçılık ve gıda sanayi sektörlerinde (Mezbaha ürünleri, sebze ve meyve işleme sanayi, bitkisel ve hayvansal yağlar imali, un ve unlu mamüller sanayi, şeker üretimi ve diğer besin maddeleri) üretilen ve esasen nihai tüketime konu olan meyve, sebze, yumurta, süt, konserve, ekmek, alkollü ve alkolsüz içkiler gibi gıda ürünleri bu grupta yer almaktadır.

BEC 61 : Dayanıklı Tüketim Malları

Tüketiciler tarafından bir defada tüketilmek üzere değil, nisbi olarak uzun bir zaman dilimi içinde kullanılmak üzere satın alınan yüksek değerli mallar (Buzdolabı , çamaşır, bulaşık ve dikiş makinası, saat, antika eşya, müzik aletleri vb.) bu grupta kapsanmaktadır.

BEC 62 : Yarı Dayanıklı Tüketim Malları

Tüketiciler tarafından alınan giysi, ayakkabı, mutfak eşyası, oyuncak gibi değerleri nisbi olarak çok yüksek olmayan mallardır.

BEC 63 : Dayanıksız Tüketim Malları

Kullanım süreleri bir yıldan az olan temizlik malzemeleri, ilaç, gazete, kırtasiye malzemesi gibi mallardır.

BEC 522 : Ulaşım Araçları

Motorsiklet, bisiklet, yat, kotra gibi esasen nihai tüketime konu olan ulaşım araçları bu grupta yer almaktadır. Ayrıca, BEC 51 (SITC3 781) grubu hem nihai tüketime hem de yatırıma konu olabilen binek otolarını kapsamaktadır. Bu nedenle, özel nihai tüketim harcamalarında dayanıklı tüketim mallarının bir parçasını oluşturan, kişisel kullanıma mahsus binek otolarının belirlenmesinde motorlu kara taşıtları kayıtlarından faydalanılmıştır.

Ticari amaçlı, resmi kullanıma mahsus ve belediyeye ait olan otomobiller ile tüketime konu olan kişisel amaçla kullanılan otomobillerin kayıtları incelenmiş, kişisel amaçla kullanılan otomobillerin toplam otomobiller içindeki oranının yaklaşık % 85 olduğu tespit edilmiştir.

Yurt İçinde Üretilen ve İthal Edilen Tüketim Mallarının Piyasa Fiyatlarıyla Hesaplanması

İthalat yoluyla yurtiçi piyasaya arz olunan tüketim mallarının bulunabilmesi için, dış ticaret istatistiklerinde geçerli olan Gümrük Giriş Tarife İstatistik Pozisyonları, SITC Rev.3 esas alınarak belirlenmiş olan BEC gruplarına göre sınıflandırılmıştır.

İthalatta alınan vergi ve resimler, Devlet Planlama Teşkilatı'nca ithalatın yapıldığı yıl içerisinde geçerli olan mevzuat ve ortalama vergi oranlarına göre, ithalatın gerçekleştiği ülkeler dikkate alınarak madde düzeyinde hesaplanmaktadır.

Piyasa fiyatına ulaşabilmek için, CIF fiyatıyla değerlendirilen tüketim mallarına ithalat vergileri ile ticaret ve ulaştırma marjları eklenmektedir.

Yurtiçi üretimle sağlanan tüketim mallarının belirlenmesinde ise BEC sınıflaması esas alınarak ISIC Rev.2 açısından üretime konu olan tüm maddeler 19 ayrı BEC grubunda sınıflandırılmıştır. İmalat sanayinde üretimi olan tüketim malları için Sanayi Üretim İstatistiklerinden BEC grupları ayrıntısında dağılım elde edilmiştir. Ancak Sanayi Üretim Eğilim Anketleri, İmalat Sanayinin bütünü için yapılmadığından, buradan belirlenen BEC grupları dağılımı esas alınarak, yıllık İmalat Sanayi Anketlerinden 2'li iktisadi faaliyet koluna göre elde edilen değerler kullanılmıştır. Böylece büyük imalat sanayinin tümü kapsanmış, küçük imalat sanayi ve köy sanayi için ise Enstitümüzce tahmin edilen üretim değeri kullanılmıştır.

Tüketim grupları içinde yer alan BEC 112 grubu, esasen tüketime konu olan işlenmemiş gıda maddelerini içermektedir. Bu grupta yer alan maddeler ise tarım, hayvancılık ve balıkçılık sektörlerinde üretilmektedir. Bu sektörler için Enstitümüzce dönemsel olarak madde bazında bulunan tahminler esas alınarak, nihai tüketime konu olan malların üretim değerine ulaşılmıştır. Bitkisel kesim için ise hububat, bakliyat, diğer tarla ürünleri, meyveler ve sebzelerin alt bölümlerinde yer alan ürünlerin tüketim değerine ulaşılmasında, bu ürünlerin imalat sanayinde input olarak kullanılan kısımları ile, pazarlanmadan üretici tarafından tohumluk olarak ayrılan kısımları da dikkate alınmıştır.

Böylece; "Yurtiçinde üretilen tüketim mallarından yapılan satışların değeri (üretici fiyatlarıyla) + İthal yoluyla piyasaya sunulan tüketim malları (CIF fiyatlarıyla) + İthalat vergi ve resimleri + İthalatta alınan fonlar + Ulaştırma payı + Ticaret payı - İhracat (Fob)" değeri mal akımı yöntemiyle hesaplanan ürünler için piyasa fiyatıyla (purchasers' prices) toplam nihai tüketim değerini vermektedir.

2.ENERJİ-ULAŞTIRMA-HABERLEŞME

Hanehalklarının enerji harcamaları ısıtma ve aydınlatma için satın alınan gaz, LPG (sıvılaştırılmış petrol gazı), elektrik, odun, kömür, gazyağı, kok briketi gibi maddelerin değerini içermektedir. Hanehalkları tarafından tüketilen yakıt miktarları Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'ndan alınmaktadır. Kullanılan yakıt miktarı her yıl için geçerli piyasa birim fiyatıyla değerlendirilerek, yakıt tüketim değeri bulunmaktadır. Ayrıca Ormancılık Sektöründe üretilen ve nihai tüketime konu olan yakacak odunun değeri de harcamanın yapıldığı dönem gözönüne alınarak yakıt tüketimine ilave edilmektedir.

Elektrik, gaz ve su kesimine ilişkin nihai tüketim harcamalarının hesaplanmasında, gaz ve su tüketimi için DİE Gaz ve Su İstatistikleri kullanılmakta, elektrik tüketiminin tahmininde ise Türkiye Elektrik Kurumu (TEK) İstatistikleri Özeti esas alınmaktadır. Meskenlerde kullanılan elektrik KwH cinsinden TEK istatistiklerinden tespit edilmekte, her dönem için TL/KwH cinsinden ortalama elektrik satış fiyatı, tüketicilerce kullanılan elektrik miktarı (KwH) ile çarpılarak toplam elektrik tüketim değerine ulaşılmaktadır.

Ulaştırma sektörünce üretilen ve nihai tüketime konu olan yolcu taşımacılığına ilişkin tüketim harcamalarının hesaplanmasında Enstitümüzce ulaştırma sektöründe faaliyet gösteren kamu kuruluşlarından derlenen dönemsel bilgiler ile karayolu yolcu taşımacılığı sonucu tahmin edilen sektör üretim değeri esas alınmaktadır. Deniz ve havayolu yolcu taşımacılığı, karayolu ve demiryolu yolcu taşımacılığı ve belediyelerce yapılan şehiriçi yolcu taşımacılığına ilişkin üretim değerinin büyük kısmı nihai tüketime konu olup, hesaplamada Input-Output tablosundan bulunan oranlar kullanılmaktadır.

3.HİZMETLER:

Mali Kuruluşlar, otel-lokanta hizmetleri, kişisel ve mesleki hizmetlere ilişkin nihai tüketim harcamalarının hesaplanmasında veri yetersizliği nedeniyle, Enstitümüzün sektörlere ait üretim tahminleri kullanılmıştır. Sektörlerin üretiminden nihai tüketime konu olan bölümün tahmininde ise Input-Output tablosundan faydalanılmaktadır.

4.KONUT SAHİPLİĞİ:

Konut sahipliği sektörünün üretim değeri, konutların sunduğu hizmetin üretim karşılığı olan gerçek kira ve izafi kira değerinden oluşmaktadır. Bu sektörün toplam üretim değerinin tamamı nihai tüketime dahil edilmiştir.

Böylece; BEC gruplarından hesaplanan tüketim ile enerji, ulaştırma, haberleşme ve hizmet giderleri, toplam nihai tüketim değerini vermektedir.

GAYRİ SAFİ SABİT SERMAYE OLUŞUMU

Sabit sermaye yatırımları makine-teçhizat (ulaşım araçları dahil) ve inşaat olmak üzere iki alt grupta incelenmektedir.

I. MAKİNE - TEÇHİZAT

Makine-teçhizat yatırımları belli bir yılda ekonomideki üretim araçları toplamını (sermaye stoku) arttırmaya yönelik harcamalardır. Bu da ekonomiye yeni bir sermaye malı kazandırmak ve mevcut üretim kapasitesini arttırmak şeklinde olur.

Makine - teçhizat yatırımları mal akımı yöntemi kullanılarak bulunmaktadır. Toplam makine - teçhizat yatırımlarının mal akımı yöntemiyle hesaplanmasında da "Classification by Broad Economic Categories" (BEC) sınıflaması kullanılmıştır.

BEC, yatırım mallarını 3 ayrı kategoride sınıflandırmaktadır.
BEC 41 : Makine - Teçhizat
BEC 51 : Yatırım Amaçlı Binek Otolar
BEC 521: Yatırım Malı Olarak Kullanılan Ulaşım Araçları (Binek Otolar Hariç)

BEC 41, 521 ve 51 grubunda yer alan maddeler için "Yurtiçi üretimden yapılan satışlar (üretici fiyatlarıyla) + İthalat (CIF) + İthalat vergi ve resimleri + İthalatta alınan fonlar + Ulaştırma payı + Ticaret payı - İhracat (FOB) + Montaj giderleri" değeri, piyasa fiyatıyla toplam makine - teçhizat (ulaşım araçları dahil) yatırımlarını vermektedir.

BEC 41 : Makine-Teçhizat

Bu grupta başlıca tarım alet ve makineleri, metal ve ağaç işleyen makineler, gıda ve içki sanayinde kullanılan makineler, tekstil, ambalaj, lastik ve plastik sanayi makineleri, ofis makineleri, ölçü ve kontrol aletleri, hidrografik, oşinografik ve meteorolojik alet ve cihazlar, su ve ısı tribünleri, jeneratörler, tıbbi alet ve cihazlar, metal konteynerler vb. yer almaktadır.

BEC 51 : Yatırım Amaçlı Binek Otolar

Ticari taksiler, resmi kullanıma ve belediyeye ait olan otomobiller, yatırım amaçlı binek otolar olarak kabul edilirler. Binek otoların büyük bir kısmı şahsi kullanım için satın alındığından, yatırım amaçlı otomobillerin tespitinde yıllar itibariyle otomobil kayıtları incelenerek, toplam otomobiller içerisinde yatırıma konu olan otomobillerin yaklaşık % 15 olduğu tespit edilmiştir.

BEC 521 : Yatırım Malı Olarak Kullanılan Ulaşım Araçları (Binek Otolar Hariç)

Bu grupta otobüs, minübüs, kamyon, kamyonet vb. yük ve yolcu taşıyan karayolu araçları, vagonlar, konteynerler, uçaklar, yük, yolcu ve balıkçı gemileri, tankerler vb. yer almaktadır.

Birleşmiş Milletler Milli Muhasebe Sistemine (SNA) uygun olarak sivil kullanımı sözkonusu olmayan, askeri amaçla kullanılan makine-teçhizat (tanklar, silahlar) gayri safi sabit sermaye oluşumuna dahil edilmemekte ve devletin nihai tüketim harcaması olarak değerlendirilmektedir. Bu nedenle, bu tür askeri makine teçhizat ve ulaşım araçları, BEC 7 grubunda sınıflandırılmış olup, toplam makine-teçhizata dahil edilmemiştir.

Toplam makine-teçhizat yatırımlarından harcamalar yoluyla bulunan kamu sektörü makine teçhizat yatırımları düşülerek, özel sektör makine-teçhizat yatırımlarına ulaşılmaktadır.

II. İNŞAAT :

Özel Sektör:

Özel sektörce gerçekleştirilen sabit sermaye yatırımlarının büyük bir kısmını inşaat yatırımları oluşturmaktadır. Ev, apartman, ticari, sınai, kültürel ve idari yapılar özel kesim inşaat yatırımlarında dikkate alınmaktadır.

Milli muhasebe sistemine (SNA) göre, henüz imalatı tamamlanmamış yarı mamul durumundaki makine - teçhizat stok hesaplarına dahil edildiği halde, son yılda veya daha önceki yıllarda başlayan fakat tamamiyle bitmeyen inşaatların ilgili yıl içerisinde fiilen gerçekleştirilen kısımları gayri safi sabit sermaye hesaplarına dahil edilmektedir.

Özel sektör inşaatlarının ilgili yıl içerisinde gerçekleştirilen kısmı hesaplanırken, bir inşaatın en fazla beş yıl içerisinde tamamlanacağı ve inşaatın ruhsatname aldığı yıl faaliyete geçeceği varsayımından hareket edilmiştir. İlk olarak, tamamen veya kısmen biten yeni ve ilave yapılardan Yapı Kullanma İzin Kağıdı (YKİK) alanların 1,2,3,4, ve 5 yıl içerisinde tamamlanma oranları tespit edilmiştir. Bu bilgiler kullanılarak her yıl için gerçekleştirilen inşaatın yüzölçümü (m²) hesaplanmaktadır.

İnşaatların 1., 2., 3., 4. ve 5. yılda tamamlanma oranları;

p1 = Bir inşaatın bir yılda (ruhsatname aldığı yıl) bitirilme oranı (0.015)
p2 = Bir inşaatın iki yılda bitirilme oranı (0.288)
p3 = Bir inşaatın üç yılda bitirilme oranı (0.433)
p4 = Bir inşaatın dört yılda bitirilme oranı (0.189)
p5 = Bir inşaatın beş yılda bitirilme oranı (0.075)
p21= 2 yıl içinde tamamlanan bir inşaatın 1.yılda bitirilen kısmı (% 40)
p22= 2 yıl içinde tamamlanan bir inşaatın 2.yılda bitirilen kısmı (% 60)
p31= 3 yıl içinde tamamlanan bir inşaatın 1.yılda bitirilen kısmı (% 30)
p32= 3 yıl içinde tamamlanan bir inşaatın 2.yılda bitirilen kısmı (% 35)
p33= 3 yıl içinde tamamlanan bir inşaatın 3.yılda bitirilen kısmı (% 35)
p41= 4 yıl içinde tamamlanan bir inşaatın 1.yılda bitirilen kısmı (% 23)
p42= 4 yıl içinde tamamlanan bir inşaatın 2.yılda bitirilen kısmı (% 25)
p43= 4 yıl içinde tamamlanan bir inşaatın 3.yılda bitirilen kısmı (% 25)
p44= 4 yıl içinde tamamlanan bir inşaatın 4.yılda bitirilen kısmı (% 27)
p51= 5 yıl içinde tamamlanan bir inşaatın 1.yılda bitirilen kısmı (% 20)
p52= 5 yıl içinde tamamlanan bir inşaatın 2.yılda bitirilen kısmı (% 20)
p53= 5 yıl içinde tamamlanan bir inşaatın 3.yılda bitirilen kısmı (% 20)
p54= 5 yıl içinde tamamlanan bir inşaatın 4.yılda bitirilen kısmı (% 20)
p55= 5 yıl içinde tamamlanan bir inşaatın 5.yılda bitirilen kısmı (% 20)
A = i yılında fiilen gerçekleştirilen inşaatın yüzölçümü (m²)
Ri = i yılında alınan inşaat ruhsatnamesi (m²)
A = Ri x p1 + Ri  x p2 x p21 + Ri  x p3 x p31  + Ri x p4 x p41 + Ri x p5 x p51
            + Ri-1 x p2 x p22 + Ri-1 x p3 x p32  + Ri-1 x p4 x p42 + Ri-1 x p5 x p52 
                              + Ri-2 x p3 x p33  + Ri-2 x p4 x p43 + Ri-2 x p5 x p53 
                                                 + Ri-3 x p4 x p44 + Ri-3 x p5 x p54
                                                                   + Ri-4 x p5 x p55

Her yıl hesaplanan inşaat yüzölçümü, m² birim fiyatıyla çarpılarak toplam inşaat maliyetine ulaşılır. Daha önce 15 madde dikkate alınarak hesaplanan inşaat maliyeti, inşaat maliyet indeksinin hesaplanmasında kullanılan yaklaşık 120 maddenin ağırlık ve fiyatları gözönünde bulundurularak yeniden tespit edilmiştir. Hesaplanan inşaat maliyeti malzeme alımları ve ücret ödemelerini içerdiğinden, toplam üretim değerine ulaşmak amacıyla, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı'ndan görüş alınarak tespit edilen kar payı ve dolaylı vergiler maliyet değerine ilave edilmektedir.

Kamu Sektörü:

Kamu kesimi sabit sermaye yatırımları makine - teçhizat ve inşaat olmak üzere iki grupta incelenmektedir.

Kamu yatırımlarında Genel ve Katma Bütçeli Kuruluşlar, Mahalli İdareler, Belediyelere Bağlı Katma Bütçeli Kuruluşlar (ASKİ, İSKİ, EGO, ESHOT, vb.), Kamu İktisadi Teşebbüsleri, Sosyal Güvenlik Kuruluşları, Bağımsız Bütçeli Kuruluşlar, Döner Sermayeli Kuruluşlar ve Bütçe Dışı Fonlar tarafından gerçekleştirilen yatırımlar dikkate alınmaktadır.

Genel ve Katma Bütçeli Kuruluşların yatırım harcamaları Hazine Kesin Hesabından ve Maliye Bakanlığı Kamu Hesapları Bültenlerinden harcama kalemleri incelenerek hesaplanmaktadır. Belediyeler, İl Özel İdareleri tarafından gerçekleştirilen yatırım harcamalarının belirlenmesinde ise Bütçe Kesin Hesapları kullanılmaktadır. Kamu İktisadi Teşebbüsleri, Sosyal Güvenlik Kuruluşlarına ait yatırım harcamalarının tesbitinde yararlanılan temel veri kaynağı Yüksek Denetleme Kurulu raporlarıdır.

Fon İdarelerince gerçekleştirilen yatırım harcamaları ile Bütçe Dışı Fonlar tarafından karşılanan yatırım harcamalarının hesaplanmasında fon idarelerinden alınan bilgiler ile faaliyet raporları esas alınmaktadır.

Dönemler itibariyle yatırım harcamalarının hesaplanmasında ise kamu kuruluşlarına gönderilen " Sabit Sermaye Yatırım Anketi" soru kağıtlarıyla makine-teçhizat, bina ve bina dışı inşaat ayrımında gerçekleşen yatırımların değeri alınmaktadır.

Bina inşaatı, konutları, tümüyle veya büyük ölçüde endüstriyel veya ticari kullanıma tahsis edilen yapıları, eğitim ve benzeri amaçla kullanılan binaları kapsamaktadır.

Bina dışı inşaat, demiryolu, karayolları, köprüler, altgeçit ve tüneller, limanlar, hava alanları, boru hatları, kanal ve su yolları, barajlar, elektrik nakil hatları, telefon ve telgraf nakil hatları gibi inşaatları içermektedir.

Sabit fiyatlarla inşaat yatırımlarının bulunmasında 1987 = 100 bazlı inşaat maliyet indeksi deflatör olarak kullanılmıştır.

STOK DEĞİŞMELERİ

Birleşmiş Milletler Milli Muhasebe Sisteminde yer alan tanıma göre; stoklar, en geniş anlamı ile üretime konu olan hammadde ve malzeme, mamul, yarı mamulden meydana gelmektedir.

Ancak, ilgili kuruluşların muhasebe kayıtlarından elde edilen stok değerlerini Milli Muhasebe amaçlarına uygun bir şekle dönüştürmek için bazı düzeltmeler yapılmaktadır. Normal muhasebe yöntemlerinin sonucu olarak, özellikle fiyat artışlarının yüksek olduğu dönemlerde stokların parasal değerleri fiziki miktarlarından daha çok artmakta ve muhasebe defterlerindeki karlar bir gelir değil, fakat bir sermaye kazancını içermektedir. Bu nedenle, milli gelir istatistiklerine uygun olarak "stoklardaki fiziksel değişmenin değerine" ulaşabilmek amacıyla aşağıdaki düzeltmeler yapılmaktadır.

Belirli bir sektör için muhasebe kayıtlarından elde edilen yıl sonu stokları, o yıla ait ilgili fiyat indeksinin yine aynı yılın son üç ayına ait indeks sayıları ortalamasına oranı ile çarpılarak, düzeltilmiş yıl sonu stok değeri elde edilir. Muhasebe kayıtlarından elde edilen yıl başı stok değeri ise, o yıla ait ilgili fiyat indeksinin bir yıl öncesinin son üç ayına ait indeks sayıları ortalamasına oranı ile çarpılarak düzeltilmektedir. Milli Muhasebeye uygun şekilde düzeltilmiş yıl sonu stok değerlerinden düzeltilmiş yıl başı stok değerleri düşülerek o yıl içinde stoklarda meydana gelen fiziksel artış cari fiyatlarla elde edilmektedir.

NET MAL VE HİZMET İHRACATI

Mal ve hizmetlerin ihracat ve ithalatı, ülke sakinlerinin bu mal ve hizmetlerle ilgili olarak dış alemle yaptıkları işlemlerden oluşur.

Mal ve hizmet ihracatı, ülkedeki toplam nihai talebin bir parçasını oluştururken, mal ve hizmet ithalatı da toplam mal ve hizmet arzına dahil olmaktadır. Harcamalar yoluyla GSYİH hesaplanırken, yurtiçi üretimden kaynaklanmayan, ithal edilen mal ve hizmetler, toplam nihai kullanımlardan düşülmelidir.

Mal ihracat ve ithalatına ilişkin bilgiler Devlet İstatistik Enstitüsünün Dış Ticaret İstatistiklerinden alınmıştır. Hizmet ihracatı ve ithalatın da ise Merkez Bankası ödemeler dengesi tablolarından yararlanılmıştır.

Mal ve Hizmet İhracatı:

Bu akım dış aleme yapılan mal ve hizmet satışlarının değerini ifade eder. Bu mal ve hizmetler ise, bir ülkede yerleşmiş olanlardan o ülkede yerleşmemiş olanlara yapılan mal mülkiyeti aktarmalarının tümü ile ülkede yerleşmiş üreticilerin, ülkede yerleşmemiş olanlara sağladıkları hizmetleri içerir. Böylece ihraç edilen malların değeri ile nakliyat, sigorta ve diğer hizmetlerin masrafından oluşmaktadır.

Mal ihracatı FOB esasına göre değerlendirilmektedir. Uluslararası ticaret istatistiklerinde olduğu gibi ülkeden doğrudan transit geçiş yapan malların değeri mal ithalat ve ihracatına dahil edilmemektedir. Ödemeler dengesi tablosunda transit ticarete konu olan malların alış bedeli ithalata, bu malların satış değeri ise ihracata dahil edilmiştir. Milli Muhasebe Sistemine göre ise, ülkede yerleşik kişilerin bir ülkeden satın alıp başkaca bir işleme tabi tutmaksızın doğrudan üçüncü bir ülkeye sattıkları malların alış ve satış kıymeti arasındaki farktan sağladıkları karın, bir hizmet geliri olarak düşünülmesi gerekmektedir. Bu nedenle ödemeler dengesinde transit ticaret geliri ve giderinde görünen değerler arasındaki fark (net transit ticaret geliri), olduğu gibi alınıp satılan mallar üzerinden elde edilen kar marjı olarak hizmet ihracatına dahil edilmiştir.

Ödemeler Dengesi Tablosunda mal ithalatı CIF esasına göre değil FOB esasına göre değerlendirilmektedir. Böylece ithal edilen mallar için yerleşikler tarafından verilen sigorta ve navlun hizmetleri, yerleşikler arası işlem olması nedeniyle kayıtlara dahil edilmemektedir. Oysa Milli Muhasebe Sistemine göre ithalatın CIF esasına göre değerlendirilmesi ve yerleşikler arasındaki sigorta ve navlun hizmetlerinin de hizmet ihracatına dahil edilmesi gerekmektedir. Bu nedenle her mal ve hizmet ihracatının hesaplanmasında mal ithalatı CIF fiyatıyla değerlendirilmiş ve ithal edilen mallara ilişkin olarak yerleşiklerin navlun ve sigorta geliri hizmet ihracatına dahil edilmiştir.

Mal ve Hizmet İthalatı:

Bu akım, ülkenin yabancı ülkelerden satın aldığı mal ve hizmetlerin değerini ifade eder. Bir ülkede yerleşmemiş olanlardan, o ülkede yerleşmiş olanlara yapılan mal mülkiyeti aktarmalarının tümü ile ülkede yerleşmemiş üreticilerin ülkede yerleşmiş olanlara sağladıkları mal ve hizmetleri kapsamaktadır.

Uluslararası kurallara uygun olarak mal ithalatı, CIF fiyatı ile değerlendirilmektedir. Yerleşiklerin, yerleşik olmayanlara ödedikleri navlun ve sigorta bedeli ise hizmet ithaline dahil edilmiştir. Ancak bu navlun ve sigorta giderine, ithal edilen mallara ilişkin olarak yerleşik olmayanlara yapılan navlun ve sigorta ödemeleri dahil edilmemiştir. Çünkü ithal edilen mallar CIF esasına göre değerlendirildiğinden mal ithalatı, navlun ve sigortaya ilişkin hizmet giderini de içermektedir.

Dış alem faktör giderleri ile karşılıksız transfer giderleri, gayri safi milli hasıla ve harcanabilir milli gelir hesaplarına dahil olması gerektiğinden, gayri safi yurtiçi hasıla hesaplarında yer alan mal ve hizmet ithalatı bu tür giderleri içermemektedir.

Sabit fiyatlarla ithalat ve ihracat değerlerini bulmak için ise Merkez Bankası 1984-1986 = 100 ithalat ve ihracat fiyat indeksi kullanılmıştır.